• Sarıkamış Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı  Gürsel YILDIZ “Sarıkamış Şehitlerimizi Hakk’a yürüyüşlerinin 102. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhunuz şâd olsun”

    sarikamis

  • Gürsel YILDIZ: Devletimiz ve aziz milletimiz asla teröre boyun eğmeyecektir.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ: Devletimiz ve aziz milletimiz asla teröre boyun eğmeyecektir.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ , Kayseri’de halk otobüsünün geçişi sırasında bomba yüklü aracın patlatılmasıyla gerçekleşen terör saldırısının ardından bulunduğu  Kayseri’de  olay yerine  ulaştı.

    YILDIZl’ın patlamanın gerçekleştiği yere giderek yetkililerden bilgi alacağı, ardın da yaralıların tedavi gördüğü hastanelere ziyaret gerçekleştireceği belirtildi.

    gursel1 gursel2 gursel12

    Gürsel YILDIZ   OLAY yerine  500  metre  mesafede  olduğunu belirterek  , “Huzur kentimiz Kayseri’de askerlerimize karşı bu terör saldırısını yapanlara lanet olsun. Devletimiz ve aziz milletimiz asla teröre boyun eğmeyecektir. Şehitlerimize rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum. Acımız derin” dedi..

    olayyeri

     

    SAATLER  23.20  Yİ  GÖSTERİYOR

    olaydan

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı  Gürsel YILDIZ   olayın  olduğu  yerde inceleme  yaptıktan sonra   Hastanelerde  tedavileri  süren  yaralılar hakkında bilgi  aldı

    olaydan2 olaydan3 olaydan5 olaydan6 olaydan7 olaydan8

     

  • Gürsel YILDIZ’ ın Uluslararası Göçmenler Günü Mesajı

    Gürsel YILDIZ’ ın Uluslararası Göçmenler Günü Mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı  Gürsel YILDIZ”18 Aralık Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak 2000 yılında “Uluslararası Göçmenler Günü” olarak kabul edildi. Her yıl 18 Aralık’ta kutlanan Uluslararası Göçmenler Günü; dünya çapında göçmenler ve yerinden edilmiş insanların yaşamları ve sorunları konusunda bir farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.

    Dünyanın en önemli göç noktalarından biri üzerinde yer alan ülkemiz coğrafi ve stratejik konumu sebebiyle tarih boyunca göç hareketlerinin nihai durağı olmuş ve milyonlarca göçmene, büyük göç süreçlerine tanıklık ve ev sahipliği yapmıştır.

    Son yıllarda bir yandan artan ekonomik gücümüz ve istikrarımız bir çekim unsuru oluştururken, diğer yandan yer aldığımız coğrafi bölgede devam eden siyasi istikrarsızlıklar, ülkemize yönelik göçü teşvik eden bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Ülkemizde milyonlarca yabancıya ev sahipliği yapmaktayız. Halkımızın misafirlerimize gösterdiği anlayış ve olumlu yaklaşımlar milli duyarlılığımızın, misafirperverliğimizin ve insani duygularımızın bir göstergesidir. Biz Mevlana’nın torunlarıyız, Anadolu toprakları da herkesi bağrında besleyecek ve büyütecek kadar geniştir.

    24kasim

    Bu vesile ile barış ve huzurun hakim olduğu, savaş, terör ve zulmün son bulduğu herkesin kendi yurdunda hür ve özgür yaşadığı bir dünya için sorumluluklarımızın olduğunu ifade ederek, ülkemizde ve dünyanın her yerinde ana vatanından kopup çeşitli sebeplerle başka memleketlere göç etmek zorunda kalmış göçmenlerin 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’nü içtenlikle kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum.

  • Gürsel YILDIZ Adana Seyhan İlçe Başkanı Osman Kuzuoğlu’nun işyerinde

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ Adana Seyhan İlçe Başkanı Osman Kuzuoğlu’nun işyerinde

    Yerel Yönetimler

    Kamu hizmetlerinin yaygın ve hızlı bir şekilde yürütülmesi için merkezi yönetim yetki-sindeki birçok hizmetin yerel yönetimlerce yürütülmesi çalışmaları hızlandırılacak; ancak bu yetkilerin kullanımı merkezi yönetim tarafından titiz bir biçimde denetlenecektir.

    Partimiz, yerel yönetimlerin su, elektrik, temizlik, altyapı çalışmaları, yapı izni ve kont-rolü gibi rutin hizmetleri yanı sıra şehir kültürünü geliştirme görevine de yeterli önemi vermesi gerektiği kanaatindedir.

    Yerel yönetimlerin etkinliği arttırılacak, merkezi yönetime mali ve idari bağımlılığı azaltılacak, kaynak kullanımı üzerinde halkın denetimini güçlendirecek bir şeffaflık sağlanacaktır.

    Ulusal yeni bir kentleşme politikası belirlenecektir.

    İmar ve görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılacağı, altyapı eksikliklerinin giderileceği, yapılaşma oranının aşıldığı kesimlerde zorunlu kamu binaları dışında imar değişikliklerinin engelleneceği ve tamamen şeffaflaşacağı, kentsel dönüşümü tamamlanacağı, inşaat standart ve denetiminin etkinleştirileceği, tüm yaşam alanlarının engellilerin kullanımına uygun duruma getirileceği, kent kültürünün yeniden inşa edileceği bir büyük seferberlik başlatılacaktır.

    seyhan1

    DIŞ POLİTİKA

    Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, Dünyada barış” direktifi, dış politikamızın esasıdır.

    Partimiz, ülkemizin tarihî, coğrafi ve kültürel özellikleri ile jeopolitik ve stratejik konumunu dikkate alan dinamik bir dış politika yürütülmesini öngörür.

    Dış politikamızda ulusal çıkarlarımızı ve uluslararası ilişkilerdeki karşılıklılık esasını gözeten, önyargılardan uzak, diyaloga açık, bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak için azami gayret gösteren, tutarlı, seviyeli, vakur, etkin bir duruş sergilenecektir.

    Kıbrıs milli bir davamızdır. Kıbrıs politikamızın temeli, ülkemizin ulusal çıkarları ile Kıbrıs Türk Halkı’nın huzur ve güvenliğini garanti altında tutma esasına dayanır.

  • Günümüzde dağlarımızın hali içler acısıdır

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  “Uluslararası Dünya Dağlar Günü” dolayısıyla açıklamada bulundu.

    Biliyor muydunuz?  

    Dünyada ki, içilebilir su kaynaklarının yarısından fazlası dağlardadır.  

    Dünyadaki bütün nehirler de dağlardan doğar..  

    Ergenenin Istrancalardan doğduğu gibi. Dağlar yaban hayatının barınağı,  su kaynaklarının öze sidir.

    Gürsel YILDIZ yaptığı açıklamasında şunları kaydetti: “Doğal yaşam kaynağı olan dağlarda, Dünya nüfusunun %12’si dağlarda yaşıyor. Yaban hayatının ise neredeyse tamamına yakını dağlarda ve eteklerinde yaşıyor. Dağlar  sürdürülebilir bir çevrenin temelidir. Burada varlığını sürdürmeye çalışan yabanıl hayat ve burada yaşayan insanların  yaşamlarını sürdürmesi gelecek için çok önemli.
    Bir çoğumuzun haberi bile olmasa da, bugün “Uluslararası Dağ Günü” ondördüncü  kez kutlanıyor. Birleşmiş Milletler (UN) tarafından 2002 yılından beri her yıl 11 Aralık’ta kutlanan günde çevre, dağlarda yaşayan ve geçimini dağlardan sağlayan insan topluluklarının sorunlarına dikkat çekiliyor.
    “dağlar sürdürülebilir bir geleceğin anahtarıdır.  (mountains – key to a sustainable future) ”
    Dünya dağlar günün amacı hayata dağların önemi konusunda farkındalık yaratmak, dağlarda yaşayan ve geçimini dağlardan sağlayan insan topluluklarının sorunlarına dikkat çekmek, yeşil ekonomiyi güçlendirmek, dağda ki  canlı yaşamını korumak ve geliştirmektir.
    Dünyada ki, içilebilir su kaynaklarının yarısından fazlası ve temiz hava dağlardadır.  Ergenenin Istrancalardan doğduğu gibi Dünyadaki bütün nehirler de dağlardan doğar.

    dag

    genelbaskan
    Günümüzde  dağlarımızın hali içler acısıdır. Toroslar’dan Kaz dağları’na, Kaçkarlardan Istrancalar’a kadar Madencilik, RES, HES .. ile delik deşik edilmiştir.
    Dağları delik deşik etmek için türküler bile yakmışız..
    Dağlar Seni Delik Delik Delerim  Kalbur Alıp Toprağını Elerim.

    Geyve  Boğazı Tehlike  altında
    Şu dağları delmeli Kül edip elemeli.
    Demişiz. Çalıp söylemişiz. Tüm bunlar sevgiliye kavuşmak için yazılmış, yakılmış.
    Günümüzde  dağları delik delik delenler, toprağını eleyenler  daha çok kazanmak adına;   dağlarımızı, hem de orada yaşayan canlarımızı, toprağımızı, suyumuzu, havamızı, geleceğimizi yok ediyorlar. Sermaye dağa çıktığı için, domuzlar İstanbul’da Boğaza, Kırklareli’nde pazara iniyor. Yaban hayatı yer değiştirmek zorunda kaldı.
    Dünya Dağlar Gününde; dağlarda yaşayanların sessiz ve temiz bir gelecekleri olmasını diliyorum.

     

  • Gürsel YILDIZ ‘ın 10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜ MESAJI

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  ‘ın 10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜ MESAJI

    10 Aralık 1948 tarihinde insan haklarının temel belgesi olarak kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilerek yayınlanmıştır.
    İnsan haklarını ortak temel ilkeler çerçevesinde evrensel seviyeye taşıyan bu beyanname günümüzde temel hak ve özgürlükler alanında tüm devletler için küresel düzeyde referans niteliği taşımaktadır.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, tüm insanların hiçbir ayrım gözetilmeksizin, yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olduğunu ilan etmektedir. Buna göre herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya herhangi bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, servet, toplumsal statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin Beyannamede belirtilen tüm hak ve özgürlüklerden eşit bir şekilde istifade etme hakkına sahiptir.

    gurselyildiz4

    Yunus Emre’nin “Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü” sözünden ilham alarak, tarih boyunca din, dil, kültür ve etnik köken ayrımı gözetmeksizin tüm insanlara kucak açan milletimiz mazlumlar için daima sığınacak emin bir liman olmuştur. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 6 Nisan 1949 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Kararıyla uygulamaya konulması ülkemizin bu konudaki hassasiyetini ortaya koymuştur.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde belirtilen; Eşitlik, Yaşam Hakkı, Kişi Hürriyeti ve Emniyeti, İşkence Yasağı, Masumiyet Karinesi, Özel Hayatın Gizliliği, Seyahat Hürriyeti, Ailenin Korunması, Din ve Düşünce Hürriyeti, Düşünceyi Açıklama Hürriyeti gibi hak ve özgürlükler Anayasamızın temel ilkeleri arasında yer almıştır.
    10 Aralık İnsan Hakları Günü’nün tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyor, vatandaşlarımızın İnsan Hakları Günü’nü tebrik ediyorum.

  • 6 Aralık Diş Teknisyenleri Günü Kutlu Olsun

    Hak ve  Huzur Partisi Genel Başkanı  Gürsel YILDIZ “Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin vazgeçilmezlerinden biri de diş teknisyenlerimizdir.  Ülkemizde 10 Binin üstünde  Diş teknikeri, Teknisyeni ve  Diş Klinik Yardımcısı arkadaşımız vefakarca hizmet üretmektedir.

    2015 yılında Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurum ve kuruluşlarda 25 Milyon 800 Bin poliklinik, 5 milyon 308 Bin Diş Çekimi, 1 Milyon 975 Bin kanal tedavisi ve 7 milyon 556 Dolgu işlemi gerçekleştirilmiş ve 404 bin cerrahi müdahalede bulunulduğu düşünüldüğünde nasıl bir yoğunlukta hizmet sunumuna katkı sağladıkları açıkça görülmektedir.

    genelbaskan

    Aşırı yoğun bir hizmetin kısıtlı personel imkanları ile yürütüldüğü böyle bir çalışma düzeninde çalışanlar sağlıklarının tehdit altındaki ortamlarda büyük bir özveri ile görevlerini yapmaktadırlar ama emeklerinin karşılığını ne yazık ki alamamaktadırlar. İş yoğunlukları sürekli artmasına rağmen döner sermaye ek ödemeleri ise azalmaktadır.

    Pek çok diş teknisyenimiz çalışma koşulları nedeniyle toz ve kimyasallarla gelişebilen tedavisi olmayan silikozis hastalığı başta olmak üzere pek çok meslek hastalığıyla karşı karşıya kalmıştır.

    Diş hekimlerimizin, Diş Klinik Yardımcısı, Diş Teknisyenleri ve Teknikerleri başta olmak üzere ADSM’lerde, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanelerinde ve hastanelerimizin diş kliniklerinde görevli tüm çalışanların sorunlarına çözüm bulunmasını istiyor ve onların haklı taleplerinin her platformda destekçisi olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.

    dis dis2

    6 Aralık Diş Teknisyenleri günü sağlık hizmetinin vazgeçilmez bir parçası olan tüm diş teknisyeni arkadaşlarımızın 6 Aralık Diş Teknisyenleri Günü kutlu olsun.

  • 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü Kutlu Olsun

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı  Gürsel YILDIZ” 5 Aralık “Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı”nın Verilmesinin 82. Yılı, Kutlu Olsun!”

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı  Gürsel YILDIZ”Kadınlar, anne olarak ailede üstlendiği rolün daha fazlasını üretimde ve kalkınmada oynamalıdır. Kadını eğitemeyen, üretime sokamayan toplumlar, tüketen ancak üretmeyen bir yapı oluşturur. Kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık uygulanacaktır”

    “KADINLAR SEÇİYOR AMA SEÇİLMİYOR”

    5 Aralık 1934’te Başbakan İsmet İnönü ve 161 arkadaşının verdiği önergeyle “seçme ve seçilme” hakkını elde eden kadınlarımız bugün seçme hakkını kullanıyor ama ne yazık ki seçilme hakkını kullanamıyor.

    Kadınların 81 yıldır yer aldığı TBMM’de 80 yıldaki toplam sayıya göre bir kadın vekile karşı 71 erkek vekil seçildi.

    81 yıllık tarihte Meclise şu ana kadar 30 bin 800 milletvekili seçildi. Bu vekillerden yalnızca 427’si kadın, 30 bin 373’ü ise erkek.

    1923’te kadınların nüfustan sayılmasına bile karşı çıkan Meclis, 1934’te, Atatürk’ün önderliğinde, Fransa ve İsviçre’den önce, bu büyük devrimi gerçekleştirdi ve kadınların siyasal hakkını yasalaştırdı. O oturumda söz alan Sivas milletvekili İsmail Mehmet “Senelerden beri hizmet ettiğimiz padişahtan biz bu hakkı isteseydik, ödül olarak bizi ya ipe çekerdi ya denize atardı. Türk kadınları, sizin için mutluluğun yolu açılmıştır, çünkü başımızda Atatürk vardır.” demişti.

    Bugün ülkemiz, parlamentodaki kadın milletvekillerinin sayısı bakımından üçüncü dünya ülkelerinin bile gerisindedir.

    Bu utanç verici durumun sorumlusu, kadın- erkek eşitliğini temel felsefe edinmiş Cumhuriyet’in ilkelerini göz ardı eden, yok sayan “erkek-egemen” siyasi partilerimizdir.

    Toplumun yarısını oluşturan kadınlar, yönetimde de eşit oranda temsil edilmek hakkına sahiptir.

    Kadınlara seçme ve seçilme hakkını sağlayan Cumhuriyet önderlerini saygıyla anıyor, bu temsil hakkının gerçekleşmesi için bütün siyasi partileri, kadınlara yüzde elli kota uygulayamaya -yeniden ve yeniden- davet ediyoruz.

    24kasim

    5 Aralık 1934’te ”Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı” veren yasanın kabul edilmesiyle ülkemizde her yıl bu gün, ”Kadın Hakları Günü” olarak kutlanıyor.

    576

    Atatürk’ün Türk toplumunu yüceltme çabaları doğrultusunda, gelenekçi tutumu ortadan kaldırarak yenileşme arayışı içinde, çağın gereğine uygun kurumları, örgütleri yerleştirmek çabasıyla yaptığı inkılaplar, yeni neslin bu çizgide yetişmesi amacını taşıyordu. Bu nesil Türkiye Cumhuriyetini geleceğe taşıyacaktı. Nitekim Atatürk yeni neslin yetişmesi ve eğitiminde birincil rol oynayan Türk toplumunun temeli kabul ettiği aileye ve ailenin de direği olarak gördüğü Türk kadınına çok büyük önem vermiştir. Özellikle hukuk alanında kadınlara geniş haklar tanımıştır.

    Atatürk, 1923 yılında “…şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” ya da ”…toplumun başarısızlığının asıl sebebi kadınlara karşı olan bilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken diğer bir organı işlemez ise o toplum felç olur” derken bu yaklaşımını dile getirmektedir. Bu hedef için önemli bir başlangıç olarak 1924 yılında yürürlüğe konulan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim merkezileştirilmiş, aynı zamanda kızlarımıza ilkokul, ortaokul ve yüksekokul öğreniminin kapıları açılmıştır. Bunun anlamı cinsiyet ayrımı gözetilmeden eğitimde eşitlik olanağının yaratılmasıdır.

     Avrupa Kadınlarından Çok Önce Bu Haklara Sahip Olduk

    Mustafa Kemal Atatürk’ün girişimiyle kadın haklarına yönelik inkılaplardan biri ve şüphesiz en önemlisi, seçme ve seçilme hakkıdır. 1930 yılında Türk kadınına belediye seçimlerine katılma hakkı verilmiş, 5 Aralık’ta, 82’inci yıl dönümünü kutladığımız 5 Aralık 1934 tarihinde de Türk kadını seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur.

    Anayasada bu madde yer alırken Atatürk, kadınların haklarını salahiyet ve liyakatle kullanmaları gerektiğini de vurgulamıştır. Türk kadınları pek çok Avrupa kadınından çok önce bu hakka sahip olmuştur. 5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı ise sadece 17 idi. Kadınlar seçme/seçilme hakkına Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de 1971 yılında kavuştular. Bu anlamlı gün tüm kadınlarımız için kutlu olsun”

  • 4 Aralık Dünya Madenciler Günü

    Gürsel YILDIZ Dünya Madenciler Günü nedeniyle  bir  mesaj  yayımladı

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ Dünya Madenciler Günü nedeniyle  bir  mesaj  yayımladı.

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ “4 Aralık tarihi, madenciliğin piri olarak kabul edilen Santa Barbara’ya adanmış olup, Roma İmparatorluğu zamanında babasının gazabından kaçarak, madencilerin çalışmakta olduğu bir mağaraya sığınan ve bu madenciler tarafından azize kabul edilen Santa Barbara’nın aynı zamanda İzmit’te yaşamış olması ve efsanenin geçtiği mekânların Anadolu olmasının da ayrı bir önemi vardır.

    Yer altı kaynaklarımıza ilişkin, ülke çıkarları temelinde yerli sanayimizi destekleyen, akılcı, halktan emekten yana bir madencilik politikasının olmaması, ülkenin kalkınmasında toplumsal refahın yükseltilmesinde madenciliğin payını arttıramadığı gibi, bu durum madencilik sektöründe çalışan emekçilere de işçi sağlığı ve işçi güvenliğinden yoksun bir çalışmayı, üretilen değerden hakça pay alamamayı da beraberinde dayatmaktadır.

    maden5

    Bilimle, emekle, inatla, umutla….

    Jeolojik olarak milyonlarca yılda oluşan, oluşurken hiçbir kişinin, kurumun, sınıfın katkısının  bulunmadığı, emek harcamadığı madenlerimizin bu özelliğiyle de tüm insanlığın ortak değeri olduğu, sağlayacağı faydanın da toplumsal olması gerektiği bilinir.  Bilinir bilinmesine de, madenlerin ülkeye yansıttığı zenginliğin çok uzağında kalır maden emekçileri… Armutçuk grizu faciası, Amasya grizu faciası, Kozlu grizu faciası, Soma, Sorgun, Küre, Mustafakemalpaşa, Dursunbey, Keşan,Kozlu, Şırnak’ın Kemerli , Şırnak’ın Dağkonak, Karaman’ın Ermenek, Bartın’ın Amasra , Zonguldak’ın Gelik beldesi, Elâzığ’ın Alacakaya ilçesi, Bingöl’ün Genç ilçesi, Sivas’ın Gemerek ilçesi, Muğla’nın Fethiye ilçesi,Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi, Amasya’nın Suluova ilçesi, Muğla’nın Milas ilçesi,Ankara’nın Nallıhan ilçesi, Siirt’in Şirvan ilçesi, Zonguldak`ta grizudan yaşamlarını yitirmek onların ‘ kaderleri‘; Elbistan‘da açık ocakta altında kaldıkları milyonlarca ton toprak onların mezarları olur. Açlığa yoksulluğa mahkum edilirler, sigortasız çalıştırılırlar… İlkel koşullarda alın terlerini akıtmaya devam ederler… Genç yaşta öleceğini bilir yine üretirler.

    gurselyildiz4

    Ülkemizde madencilikte de uygulanan özelleştirmeler nedeniyle, ülkemizin kalkınmasında başta rol oynayan kamu kuruluşlarının büyük kısmı bu gün kalmamış; Etibank, Sümerbank, KBİ, Çinkur, Demir Çelik İşletmeleri, vb kurumlar yok edilmiştir. TKİ‘nin elindeki linyitlerimizin devri yasalaşırken, kamunun elinde kalan son kale “gözümüzün nuru”  borlarımızın özel sektöre devrini öngören yasa da TBMM‘de beklemektedir.

    maden2 maden3  maden7 maden10 maden11 maden12 maden15

    Hak ve Huzur Partisi  ülkemizde ulusal bir madencilik politikasının oluşturulmasını; Yenilenemez doğal kaynağımız olan madenlerimizin, çevresel değerlerimizi de gözeterek en verimli biçimde işlenerek, yüksek katma değer yaratacak şekilde son ürünlere dönüştürülmesinin sağlanması ve ülkenin gelişmesinde, toplumsal refahın yükseltilmesinde madenciliğin katkılarının arttırılması yaklaşımımızı savunmaya yer altı kaynaklarımızın gerçek sahibinin halkımız olduğunun bilinciyle devam edecektir.

    maden1

    4 Aralık Dünya Madenciler Günü`nde; madenleri arayıp bulan, işleyen,  alınterleri ile karanlık maden ocaklarını aydınlatanlara, hayatı yaratanlara Selam olsun!

    maden20

    Tüm maden emekçilerimize aileleri ile birlikte sağlıklı,mutlu ve acıların yaşanmadığı yarınlar diliyoruz”

    madenhhp

  • Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü

    HHP Lideri Gürsel YILDIZ, Dünya Engelliler Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    HHP Lideri Gürsel YILDIZ 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında “Engellilerin önündeki engelleri yıkmak, Türkiye’nin önündeki engelleri aşmanın temel yoludur” vurugusunda bulundu. YILDIZ, şunları söyledi:“Halkımızın huzur ve mutluluğu tüm yurttaşlarımızın doğuştan sahip oldukları hakları özgürce kullanabilmeleri ve hiçbir ayrım gözetmeksizin ülkemizin imkânlarından eşit şekilde yararlanabilmeleri ile olanaklıdır. Engelli veya engelsiz tüm yurttaşlarımızın toplumsal yaşamda etkin bir şekilde yer alabilmesi, fırsat eşitliğinden yararlanması ve hiçbir ayrımcılığa uğramadan haklarının korunması geleceğe güvenle bakmamızın temel şartıdır. Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesi gereğince insanlarımızı sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak devletin görevidir. Topluma sunulan tüm hizmetlerin engelli yurttaşlarımıza da eşit ve erişilebilir bir şekilde sunulması, yurttaşlarımızın toplumsal yaşama katılması için gereken önlemlerin alınması ve engelli insanlarımızın hayatın her alanında desteklenmesi bu görevin doğal bir sonucudur.

    24kasim

    YURTTAŞLARIMIZI ENGELLERİN OLMADIĞI BİR DÜNYA İÇİN ELELE VERMEYE DAVET EDİYORUM

    Önümüzdeki yasama döneminde de partimiz, kamu hizmetlerinde engelli yurttaşlarımızın istihdam olanaklarının geliştirilmesi, engelli istihdamı ve engellilerin çalışma yaşamına uyum sağlayabilmesi için gereken yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi, engelliler için ücretsiz sağlık hizmetlerinin sağlanması ve tüm engellilerin sosyal güvenlik kapsamına alınması için gereken yasal teklifleri yapacak ve engelli yurttaşlarımızın yanında olmaya devam edecektir. Bir ülke ancak tüm yurttaşları özgür ve üretkense güçlüdür. Engellilerin önündeki tüm yasal ve zihinsel engellerin yıkılması, ülkemizin daha güçlü bir şekilde hedeflerine yürümesi için de bir zorunluluktur. Engellilerin önündeki engelleri yıkmak, Türkiye’nin önündeki engelleri aşmanın temel yoludur. Bu duygu ve düşüncelerle 3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle tüm engelli yurttaşlarımıza içten sevgilerimi sunuyor, bütün yurttaşlarımızı engellerin olmadığı bir dünya için elele vermeye davet ediyorum”

    engel1 engel2 engel3 engel4 engel5 engel6 engel7 engel8 engel9

    Sosyal Devlet

    Milli gelirin adaletli dağıtımı esastır. Gelir dağılımında adaleti gerçekleştirmek amacıyla, ekonomik olarak güçsüz olan yurttaşlarımızın piyasada rekabet edebilmelerini sağlayacak kurumlar oluşturulacaktır. Tüm yurttaşlarımızın ulusal kalkınma yarışına katkıları sağlanacaktır.

     “Sosyal Devlet” anlayışı, milli birlik ve beraberlik ile toplumsal barış ve huzurun tesisi, zayıf ve güçsüzlerin korunması, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, engellilerimiz ve işsizlerimizin insanca yaşama haklarının gözetilmesi açısından son derece önemli ve özen gösterilmesi gereken bir kavramdır.

    Partimiz, bir yandan ekonomik büyüme ve kalkınmayı hedeflerken, öbür yandan büyük çoğunluğun şimdiki durumda yaşamakta olduğu yoksulluktan kurtarılarak gelir dağılımında adaletin sağlanmasını, orta sınıfın güçlendirilmesini; işsizler, kimsesizler, güçsüzler, yetimler, engelliler, bakıma muhtaç kimseler ile kadın, çocuk ve yaşlıların insanca yaşayabilme imkânlarına kavuşturulmasını zorunlu görmektedir.

Toplam 6 bulundu. Şu anda 4. sayfadasınız« İlk sayfaÖnceki...23456