• gürelsakarya9

    Gürsel YILDIZ  ’ın 23 Nisan Mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  ’ın 23 Nisan Mesajı

    Genel Başkan Gürsel YILDIZ ” 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Genel Başkan Gürsel YILDIZ mesajında şu ifadelere yer verdi:

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 98. Yıldönümünü kutlamanın coşkusu içindeyiz.

    Yurdun dört bir yanına giren işgalci güçlere karşı, ulusun egemenliği ve bağımsızlığı için tarihte eşine az rastlanır bir direniş gösteren Türk Milleti, Kurtuluş Savaşı mucizesi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden temelleri atmıştır.23 Nisan 1920’de gerçekleştirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile, ulusun egemenliği, bağımsızlığı ve demokrasinin temel kurumu haline gelmiş ve tarihimizin dönüm noktası olmuştur.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920’yi, ulusumuza çocuk bayramı olarak armağan ederek, çocuklarımızı hem geleceğimizin güvencesi ve yarınlarımızın teminatı olarak gördüğünü,  hem de dünya barışına verdiği önemi göstermiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünya çocuklarının katılımıyla kutlanan ilk ve tek çocuk bayramıdır. Bu bayram, dünya çocukları arasında barış ve kardeşliğin paylaşılmasına ve dolayısıyla dünya barışına hizmet eden bir bayramdır.

    Medeniyetlerin geleceğini şekillendirecek olan çocuklarımızın barış, sevgi ve huzur dolu bir dünyada yaşamaları temennisi ile, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum

  • san

    Hak ve Huzur Partisi Bozova İlçe Başkanı Mehmet Sait DEMİR Seçildi

    Hak ve Huzur Partisi Bozova İlçe Başkanı Mehmet Sait DEMİR Seçildi

    Hak ve Huzur Partisi   1. Olağan Kongresinde  Divan Başkanı  Salih YOLCU,   Başkan Yardımcısı  Cemal DEMİR  , Nedim DEMİR,İsmail POLAT  Yazman  olarak görev yaptı.

    Bozova İlçe Başkanı Mehmet  Sait DEMİR”Hak ve Huzur Partisi Bozova  İlçe Başkanlığını  2017  yılı  içinde  7  arkadaş  bir  araya  gelerek  kurduk.Bizi  Hak ve Huzur Partisi  şemsiyesi  altına  taşıyan  Partinin  Genel Başkan Yardımcısı  Bozova ilçesinin  değeri  Hilmi YOLCU nunda  bulunduğu  partinin  Tüzüğü  bizim  dokumuza  uydu.Çünkü Zulme  Uğramışların  Partisiyiz.Sağ  sol  zamanı  değil, Partimiz  Tüm Ülke insanlarına  karşı  sorumluluk taşımaktadır.Birileri gibi  Bizden olanlar  bizden  olmayanlar  diye  ırkçılık  yapanları  görünce  dedik ki .Bizim Parti  hiç bir  zaman  ırkçılık  yapmayacaktır.Şu anda karasız büyük bir kesimin var yüzde 25 lere tekabül eden bir kitlenin Umudu olmak için var  olduğumuz  Bilinciyle bu yola çıkmış genç dinamik tecrübeli çağdaş Katılımcı  bir  yapımız  var.

    İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

    Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır.

    İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

    Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.Kongremizde  yeni  seçileceklere  başarıla dilerim.Kongremiz hayırlı olsun.

    Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, M Sait Demir dahil, ayakta duran insanlar ve basketbol sahası

    Hak ve Huzur Partisine neden ihtiyaç  duyduk

    Bozova  İlçe  Kongresinde   Konuşan Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ “İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne; laik, çağdaş katılımcı ve çoğulcu demokrasiye dayanan hakça bir düzen oluşturmak, Ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü, ulusal birliği ekonomik ve siyasal bağımsızlığı, yurtta ve dünyada barışı koruyup güçlendirmek, Kuvvetler ayrılığına, bağımsız ve tarafsız yargıya dayanan bir hukuk devleti düzenini gerçekleştirmek, Bireysel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını sağlamak, özgür bireyler arasında toplumsal dayanışmayı ve işbirliğini geliştirmek, Her bireyin kendi kişiliğini ve potansiyelini geliştirmesinin önündeki engelleri kaldırmak,Her türlü ayrımcılığa ve dışlanmaya karşı mücadele etmek ve bu tür işlemlere maruz kalan kişilerle dayanışma halinde olmak, Bireylerin kültürel farklılıklarının zenginlik olduğunu göz önünde tutarak ve koruyarak bir arada yaşayabilecekleri orta mı ve koşulları sağlamak, Yoksulluk ve açlıkla hak temelinde mücadele etmek, tam istihdam hedefine ulaşmak, sürdürülebilir ve dengeli kalkınmayı, insanca ve hakça bölüşmeyi ve toplumsal dayanışmayı sağlamak” amaçlarını gerçekleştirmek için parti kurduk. Partiyi  kurma  kararı  verdiğimizde  Diyarbakır’da  Türk  bayrağı  indirilmişti.Biz  bu tarihi  milat  olarak  gördük.Bu  ülkeye lazım  olan  bir  siyasi haraketi  başlattık

    Bizi  Siyaset  Yapmaya  ne  zorladı?

    Adalet partisinin  önde gelen isimlerinden “Pehlivan”  lakaplı Rahmetli Dr. Sadettin Bilgiç’in anılarına ilişkin dostlarından duyduğum bir anısı vardır. Van ilimize yaptığı seyahatte öğle yemeği için girdikleri lokanta da yemek sonrası istenen maden suyu konusuydu.   Türkiye’nin 60-70 arasını çok iyi tasvir etmekteydi. Çünkü kendilerine hizmet eden garson yemek sonrası sofraya istenen maden suyunu değil maden sodası getirmişti. Artık günlük hayatımızın vaz geçilmezi durumunda ki maden suyu bu tarihlerde o kadar fazla bilinmemekteydi. Yine aynı dönemin insanlarından biri olan Sayın Bakanlarımızdan Kamuran İnan Bey’in anılarını dile getirdiği kitabında, Kars ilinde insanların Portakal ve domatesten bir haber olduğunu anlatan notları vardır. Tabii ki bugün artık bunlar geride kaldı. Artık toplumun ihtiyaçları değişmiştir. Ülkenin en ücra köşesinde pazarlarda çikita muz bulmamız ve yememiz mümkündür. Yani, Türkiye yurt dışından gelenlerin hediye ettikleri üçüncü sınıf çikolata yâda sigaralara muhtaç değildir. Bunun mimarlarının  başında ise yine rahmetli Turgut Özal’ı anmadan geçmek mümkün değildir. Bugün ülkemizde yediklerimiz içtiklerimiz “yok” diye sızlanmıyoruz. Bugün yedik ve içtiklerimizin sağlıklı olup olmadığını tartışıyoruz. Seksen sonrası yoğun şekilde hormanlı gıdalara ağırlık veren politikalar ve devamında yok edilen tarım ve hayvancılığımızı bugün kurtarma mücadelesi veriyoruz. Hergün bir yenisi kapatılan fabrikalarımız ve durmakta olan üretimin yerini maalesef artık hizmet sektörü almıştır. Tarım arazilerini ekmedikleri için para alanların yanında, pahalı gübre ve mazot sonrası artan maliyetleri ve borçlanmış perişan halde bir çiftci portföyü ile karşı karşıya kalmış durumdayız. Bırakın üretimi şunu bunu tahıl ürünlerimizin elimizde artık tohumları bile bize ait değildir. Yine, son derece pahalı ve lüks tüketime alıştırılan toplumumuz bu ihtiyaçlarını karşılamak için bazen insanlık onurunu zedeleyen yollara dalmaktan çekinmemiştir. Yukarıda kısaca bahsettiğimiz birkaç noktanın insan ve toplum üzerinde ki etkilerine baktığımızda ise bugün açık bir şekilde görülmekte olan sonuçları geleceğimizi ve içine sürüklendiğimiz tehlikeyi haber verme eşiğini artık aşmıştır. Yediği gıdalar sonrasında erken ergenleşen kızlarımızın, erkeklik duygusundan uzaklaşan ve homoseksüelliğin artık hat safhaya ulaştığı ülkemizde  düne kadar öğündüğümüz aileler artık yok olmuştur. Artık gıdalarımızdan beslenemeyen insanımız suni ve yapay güçlendiricilere yönelmiştir. Bugün her eczanede cinsel amaçlı satılan ilaçların ve merdiven altı satılanların sınırı ve miktarı kontrol altında tutulması mümkün olmayan seviyeye yükselmiştir.   Bunlara tabii ki ilave edeceğimiz ve sizlerinde aklına hemen gelen cümleleri duyar gibiyim. Sadece bu birkaç noktaya baktığımızda artık ülkemizin içinde bulunduğu durumu ne ile izah etmek mümkündür bilemiyorum. Bu işin bir bakış acısı buna ilave edeceğimiz konuların diğer bir safhasında ise gittikçe artan nüfusumuzun genç olması ve bunların karşısında duran ve yenilerini beklediğimiz tehlikelerin hazır halde bekliyor olmasıdır. Peki, Sorun üretmekten başka…bunca sorunu bilmesine karşın mevcut hükümet ne yapmaktadır?

      Yolsuzluklar Bize  neyi  hatırlatıyor?

    Haram helal ölçüsünün kaybolduğunu  düşünüyorum. Gayri ahlakilik adına, gayri millilik adına, gayri İslamilik adına son yıllarda ne kadar şey varsa en az artanı yüzde yüz artmıştır. Çünkü helal haram ölçüsü kaybolmuştur. Yönetenlerin şunu bilmesi lazım. Harama götüren her yol haramdır. Yani burada ne çıkıyor. Çok ilaç  yazan  doktora tatile  göndermek  haramdır. 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları  başlı  başına  bir  felakettir.Bakanlık bürokratları eğitim camiasında aşırı siyaset ve tarafgirlik yapmalarına  ne  diyorsunuz?

    Milli Eğitim şurası toplandı. Çeşitli kararlar alındı. Eğitim camiasında hakkın, adaletin tesis edilmesi gerekir. Eğer öğrencileriniz sizin adaletsiz davrandığınızı, adaletsiz atamalar yaptığınızı görürse siz o öğrenciye adalet duygusu veremezsiniz, doğruluğu öğretemezsiniz. Temel İslam Bilgileri ve Ahlak dersi olması lazım.

    Yürürlükte olan yüzde 10’luk seçim barajının dünyanın en büyük seçim barajı  barajı savunmanın darbeciliği savunmakla eş değer .Yüzde 10’luk seçim barajı dünyanın en büyük barajıdır. Bu barajı savunmak darbeciliği savunmaktır. Şimdi her şeyi darbeyle suçluyorlar. Anayasa Mahkemesi darbe ürünüymüş. Yüzde 10’luk baraj neyin ürünü, Bu barajın derhal kaldırılması lazım

    Sandık mührü olmayan oy pusulaları ve zarfları geçerli hale getirmenin yanı sıra, bir taraftan aynı binada oturan seçmenleri farklı sandık bölgelerine kaydetme, sandık başkanları için siyasi partilerden öneri almak yerine sadece kamu görevlilerini sandık başkanı olarak belirleme, YSK’ya seçmen listelerini karma şekilde düzenleme, sandık ve seçim bölgelerini birleştirme gibi ek yetkiler veren maddelerle ülkemizde seçim güvenliği konusundaki endişeleri artırmakta; diğer taraftan da Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde oy pusulalarını aynı zarfa koyma gibi maddelerle seçmen iradesini etkilemeye yönelik hükümler içeriyor”dedi.

    Yapılan Seçimlerde  Mehmet Sait DEMİR Seçildi

    Üyeler

    Mehmet Sait  Demir, Mustafa Demir, Cemal Demir, Yılmaz Aslan, Emine Yolcu,  Zeynep   Yolcu, Ziya Dinçoğlu, Reşat  Demir, Ramazan Yolcu,Arif Yolcu, Necmettin  Aslan, Mustafa Büyüköztürk, Vehbi Doğanoğlu, İsmail Yolcu, Mehmet Aslan,Mehmet Yolcu, Mahmut Yolcu, Mustafa Yolcu, Salih Yolcu, Halil Yılmaz, Nedim Demir,  Ahmet Aslan, Bayram Aslan, Sevgi Demir, Mukail   Aslan, Gürsel    Demir, Ayşe Yolcu, İsmail Polat, Müslüm Bozan,Mehmet  Kılıç

     

     

    Görüntünün olası içeriği: M Sait Demir ve Ali Yurtsever, ayakta duran insanlar, dağ ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 12 kişi, Ali Yurtsever, M Sait Demir ve Kadir Demir dahil, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişiGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, Ali Yurtsever dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 12 kişi, Ali Yurtsever, M Sait Demir ve Kadir Demir dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, M Sait Demir ve Ali Yurtsever dahil, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 9 kişi, basketbol sahasıGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, M Sait Demir dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık havaGörüntünün olası içeriği: Ali Yurtsever, yakın çekimGörüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava ve doğaGörüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava, doğa ve suGörüntünün olası içeriği: 7 kişi, M Sait Demir, Azad Karaçalı ve Ali Yurtsever dahil, ayakta duran insanlar ve açık havaGörüntünün olası içeriği: M Sait Demir, Ali Yurtsever ve Azad Karaçalı, ayakta duran insanlar, gökyüzü ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

    Görüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava ve doğaGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, M Sait Demir dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

  • HHPLOGO1

    Hak Ve Huzur Partisi 3.Olağanüstü Büyük Kongre Duyurusu

    Hak Ve Huzur Partisi 3.Olağanüstü  Büyük Kongre Duyurusu

    3.OLAĞANÜSTÜ KONGRE  GÜNDEMİ

    1.Yoklama ve Açılış 

    2-Kongre  Divanın  Seçimi

    3-Saygı Duruşu ve istiklal Marşımızın Okunması

    4-Gündemin Okunması

    5-Genel Başkanın Konuşması 

    6-Genel  Başkan ve Diğer Merkez Organ Adaylarının Divan  Başkanlığına  Müracaatı

    7-Tüzük Değişliği Önergelerinin Okunması (Parti Tüzüğündeki  Madde-2 ,Madde-34, Madde 52 a ,Madde-65   ‘deki  değişiklik önerge teklifleri)Müzakkeresi ve  Oylanması

    8-Genel Başkan Adaylarının Konuşması

    9-Dilek ve Temenniler

    10-Seçimler

           a)Genel Başkan Seçimi 

            b)Diğer Organların Seçimi 

              1-Parti Meclisi (PM seçimi  (20 asil  10 yedek)

              2-Yüksek Disiplin Kurulu(YDK  seçimi  (7 asil  3 yedek)

      11-Genel Başkan’ın  Teşekkür Konuşması

      12-Kapanış

        Not  -Gündem  http://www.hakvehuzurpartisi.org.tr/  adresinde  ilan edilecektir

    HHPLOGO1

  • ZAFER

    Gürsel YILDIZ  30 Ağustos Zafer Bayramını Kutladı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ, 30 Ağustos Zafer Bayramının, mazlum bir milletin vatan ve millet sevgisiyle kurtuluş mücadelesini tarihe altın harflerle nakşettiği bir kahramanlık destanı olduğunu söyledi.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ 30 Ağustos Zafer Bayramının 95’inci yıl dönümü nedeniyle kutlama mesajı yayımladı.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 95 yıl önce Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesinin, işgalci düşman kuvvetlerinin vatan topraklarından sökülüp atılması açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu anımsatan YILDIZ , mesajında şu görüşlere yer verdi.

    “Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanılan bu şanlı zafer, Kurtuluş Savaşının askeri safhasının tamamlanarak, diplomatik mücadele döneminin başlamasını sağlamıştır. 30 Ağustos 1922’de Büyük Taarruzla başlayıp, 1 Eylül 1922’de Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir. İleri!” emri sonrası düşmanın denize dökülmesiyle neticelenen bu büyük zafer, genç Türkiye Cumhuriyetinin temellerini de sağlamlaştırmıştır. 95 yıl önce Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan bu zafer aynı zamanda, emperyalist güçler tarafından ezilen tüm mazlum haklar ve devletler içinde bağımsızlık yolunda bir ilham ve umut kaynağı olmuştur. Yüreği vatan ve millet sevgisiyle kavrulan yiğit ecdadımızın, canları ve kanları pahasına kazandıkları bu şanlı zaferin haklı gururunu ilk günkü heyecan ve ruhla yaşıyoruz. Atalarımızın bizlere emanet ettiği bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletini ebediyen korumak, yaşatmak ve muasır medeniyetler seviyesine taşımak, bu topraklarda yaşayan tüm vatandaşlarımızın ortak sorumluluğu ve yegane görevidir. Bu duygular içerisinde 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bizlere bu zaferi armağan eden istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve veren aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi, rahmet ve minnetle anıyorum.”

    30-agustos 30-agustos-zafer-bayrami

    gursel3 gursel111 gürelsakarya2

    HHPLOGO1

  • hakvehuzurlogo

    Hak Ve Huzur Partisi 1.Olağanüstü Büyük Kongre Duyurusu

    Hak Ve Huzur Partisi 1.Olağanüstü

    Büyük Kongre Duyurusu

     

    1.OLAĞANÜSTÜ KONGRE  GÜNDEMİ

    1.Yoklama ve Açılış 

    2-Kongre  Divanın  Seçimi (Tüzük Madde-52)

    3-Saygı Duruşu ve istiklal Marşımızın Okunması

    4-Gündemin Okunması  Madde-51

    5-Genel Başkanın Konuşması  Madde-52

    6-Genel  Başkan ve Diğer Merkez Organ Adaylarının Divan  Başkanlığına  Müracaatı

    7-Tüzük Değişliği Komisyonu Raporunun  Okunması(Parti Tüzüğündeki  Madde-2 ,Madde-34, Madde-65 ‘deki  değişiklik kararları )Müzakkeresi ve  Oylanması

    8-Genel Başkan Adaylarının Konuşması

    9-Dilek ve Temenniler

    10-Seçimler

           a)Genel Başkan Seçimi  (Madde-33)

            b)Diğer Organların Seçimi   (Madde-34  Madde-65)

              1-Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun (MKYK seçimi  (20 asil  10 yedek)

              2-Merkez  Disiplin Kurulu(MDK  seçimi  (7 asil  3 yedek)

      11-Genel Başkan’ın  Teşekkür Konuşması

      12-Kapanış

      Not :Gündem  http://www.hakvehuzurpartisi.org.tr/  adresinde  ilan edilecektir

    hakvehuzurlogo

  • gursel

    Gürsel YILDIZ ‘dan Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

    Gürsel YILDIZ ‘dan Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlayarak birlik ve beraberlik içerisinde sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirilmesini diledi.

    Gürsel YILDIZ  İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlayarak birlik ve beraberlik içerisinde sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirilmesini diledi.

    İslam Âleminin Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Gürsel YILDIZ  “Manevi huzurla idrak ettiğimiz, bir bütünün parçası olduğumuzu anlamamıza vesile olan, 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayını, elimizdeki maddi zenginliği, dilimizdeki güzel söz ve dileği, gönlümüzdeki sevgiyi herkesle paylaşarak yaşayıp, Ramazan Bayramına ulaşmış bulunmaktayız. Sevinmek kadar sevindirmenin de büyük önem taşıdığı bu özel günlerde, nefsimizin ve bencilliğimizin bizi yönlendirmesine fırsat vermeden kırgınlıkları, dargınlıkları zihnimizden ve davranışlarımızdan söküp atmalıyız”

    “Büyük Türk Milletinin en güzel hasletlerinden olan, yardım etmek, kim olursa olsun hiçbir ayrım gözetmeksizin güçsüzün, muhtacın yanında olmak anlayışıyla, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın da gereği olarak yoksul, kimsesiz, hasta ve yaşlıları ziyaret ederek, bitap düşmüş yürekleri onarmalı, yetimlerin, gariplerin, kimsesizlerin tebessümüyle, bayram sevincimize onları da ortak etmeliyiz” dedi.

    hakvehuzurlogo

    gursel

    Gürsel YILDIZ  son 2 yılda Türkiye’nin çok zor badireler atlattığını vurgulayarak, “Ramazan Bayramının birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin kenetlenmesine vesile olmasını diliyorum” dedi.

    “ Unutmamalıyız ki; bu güzel bayramı, bugün ülkemizde huzur içerisinde yaşayabilmemizi, mukaddes değerleri uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Bu vesileyle, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle yâd ediyorum. En değerli varlıklarını bu vatan için feda eden şehitlerimizin aileleri, hepimize emanet ve başımızın tacıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; Aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını en kalbi duygularımla kutluyor, bayramın tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ediyorum” dedi.

  • 23-nisan-siirleri

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

    Gürsel YILDIZ’ın 23 Nisan Mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Genel Başkan Gürsel YILDIZ’ın mesajı şöyle:

    “Türkiye Büyük Millet Meclisi; umutsuzluğun, yoklukların ve zorlukların hakim olduğu bir dönemde, 23 Nisan 1920’de açılmış ve geleceğimizi aydınlatan günlerin habercisi olmuştur.

    Türk Milleti, yurdun dört bir yanına giren işgalci güçlere karşı, tarihte benzerine az rastlanır bir direniş göstererek Kurtuluş Savaşı mucizesini gerçekleştirmiştir. Bu savaşta halkın temsilcilerinden oluşan Büyük Millet Meclisi; aldığı kararlarla, bütünlüğün korunması ve tam bağımsızlığın kazanılması amacıyla verilen çabalara yön vermiştir.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem ulus egemenliğinin ve demokrasinin yaşam kaynağı, hem de temel kurumudur.  Bu kurum, ulusal egemenlik ilkesinin yaşam bulduğu, vatandaşlarımızın özgür iradeleriyle yönetime katıldıkları, üstün nitelikli bir yönetim biçimi olan Cumhuriyeti ulusumuza armağan eden kurumdur.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920’yi, ulusumuza çocuk bayramı olarak armağan ederek, hem ulusun geleceği olan çocuklara verdiği değeri ve duyduğu güveni, hem de dünya barışına verdiği önemi göstermiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünya çocuklarının katılımıyla kutlanan ilk ve tek çocuk bayramıdır. Bu bayram, dünya çocukları arasında barış ve kardeşliğin paylaşılmasına ve dolayısıyla dünya barışına hizmet eden bir bayramdır.

    kurultay9

    23nisanhhp

    Bugün insanlığın ortak hayali savaş, baskı ve şiddetten arındırılmış barış ve huzur dolu bir dünyada yaşamaktır. Bu dünyayı yüreklerindeki sevgi tomurcukları ile yeşertecek olan çocuklarımızın her türlü olumsuzluktan uzak, sevgi ve güven dolu bir ortamda yetiştirilmesi noktasında hepimize düşen sorumluluğun bilinci ile, tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.”

  • heykelci10

    Gürsel YILDIZ ‘Sapanca Gölü Efsanesi’ heykeltıraşı Nuh Açın’ı ziyaret etti

    Gürsel YILDIZ ‘Sapanca Gölü Efsanesi’ heykeltıraşı Nuh Açın’ı  ziyaret  etti

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ   Sapanca  İlçesinde  İncelemelerde  bulunurken ‘Sapanca Gölü Efsanesi’  heykelini inceledi.Bu  eserin kahramanını  Atölyesinde ziyaret  etti.

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  Atölyesinde hayvan, masal kahramanları, insan figürleri, büstler yapan Nuh Açın’ı  ziyaret  etti. Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ   Atölyede yapılan  çalışmalar  hakkında  bilgi aldı.

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ   “Sanat bir ülkenin ışığı olmalı,herkes siyasetçiler birbirini sevmeli,kardeş gibi olmalıyız.sanata önem verelmeli. Yeni bir milli kültür politikası oluşturmak üzere gerekli çalışmalar yürütülecek; oluşturulacak politika ve uygulaması için üniversiteler, aydınlar ve ilgili sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerinden yararlanılmasına özen gösterilecektir.Kültür Bakanlığı, Turizm Bakanlığından ayrılarak, müstakil bir bakanlık halinde ülkenin kültürel gelişmesi ve bilgi toplumu hedefine ulaşılması için üniversiteler başta olmak üzere, ilgili kuruluşlar ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde kapsamlı çalışmalar yürütecektir.Kültür Bakanlığı, tüm bilim dallarında akademisyen ve serbest araştırmacı bilim adamlarının araştırma ve bilimsel projelerini destekleyecektir.Korsan yayınlarla mücadelenin en geçerli yöntemi olarak ve bilgi toplumu hedefine gecikmeden ulaşılması bakımından yayıncıların sorunlarıyla ilgilenilecek; yayınevlerinin KOBİ kapsamına alınarak desteklenmesi, kitap fiyatlarının düşürülmesi ve baskı sayısının arttırılarak okura kaliteli hizmetin verilebilmesi için kitap kâğıdına sübvansiyon uygulaması yapılarak kitap girdilerinde vergi indirimine gidilecektir.Kültür Bakanlığımız, sivil toplum kuruluşları ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde yurtdışındaki yurttaşlarımızın kültürel ihtiyaçlarını karşılamak ve milli kültür değerlerinden kopmamaları için çalışmalar yürütecektir.Sanatın her alanı ile, başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan insanımızın ilgilenmesi, bir toplumsal kültür haline dönüştürülecek, sanatçılar desteklenecektir.”

    ‘Sapanca Gölü Efsanesi’ heykele dönüştü.

    Sapanca Belediyesi, yaklaşık 700 bin kişilik nüfusun içme suyu ihtiyacını da karşılayan Sapanca Gölü’nün oluşumuyla ilgili efsaneyi heykele dönüştürdü. Heykelde, efsanede anlatılan ak sakallı devriş ve ona su veren sabanla tarlasını süren çiftçi canlandırılıyor.

    Sapanca’da oturan heykeltıraş Nuh Açın tarafından yapılan heykellerden sabanı çeken öküzler betondan, ak sakallı devriş ve köylü figürü ise fibergrastan yapıldı. Heykeltıraş Nuh Açın figürleri yapmadan önce araştırma yaptığını belirterek, “Bu araştırma sonrasında Sapanca Gölü’nün oluşumunu anlatan bu figürler ortaya çıktı. Çalışmayı bir ayda tamamladım” dedi.

    Nuh Açın”Başkan Sn Gürsel YILDIZ ve çalışma arkadaşlarının bu ani ziyaretinden onur duydum..Ülkenin geleceği adına çok güzel şeyler dinledik-istifadede ettik..Herkes bu ülkeye ve insanına katkı sağlamak için çalışıyor.Kimi az kimi çok çalışıyor..Siz ekip halinde elinizi taşın altına koydunuz..Dilerim çabalarınız boşa gitmesin..Başarılar diliyorum. Hepinize başarılar diler selam ve saygılarımı sunarım..”

    gursel13gursel16gursel12comlek5

    O EFSANE

    Sakarya bölgesinde yıllarca anlatılan ve birçok kayıtlarda da yeralan efsane şöyle:

    “Bir zamanlar Sapanca Gölü’nün yerinde verimli topraklar, bu toprakların üzerinde de zengin, varlıklı bir kasaba varmış. Kasaba halkı zenginmiş, varlıklıymış ama , gözlerini dünya malı bürümüş, bencillik ve cimrilik ruhlarını karartmış. Bir gün, Adapazarı’nın güneyindeki Erenler tepesinde oturan, gözünü dünyaya kapamış, bir eren, kasabaya inmiş. Selâm vermiş, selamını almamışlar, konuk olmak istemiş, kimse buyur etmemiş. hangi Kapıyı çaldıysa yüzüne kapanmış. Bu fakir, fakat gönlü zengin dervişe bir bardak içecek su bile vermemişler. Derviş akşama kadar yorgun-argın, aç-susuz kasabayı terk ederken, uzakta küçük bir kulübeden sızan mum ışığına doğru yönelirken, ‘Bir de bu kapıyı çalayım, belki bir gönül yoldaşı bulurum’ diye düşünmüş. Burası, kasaba halkına sapan yaparak geçimini sağlayan fakir bir sapancının is yeriymiş. Kapıyı çalmış, az sonra sapancı güler yüzle konuğuna açmış kapıyı:

    – Buyurun, hoş geldin, safa geldin. Ocaktan tencereyi simdi indirdim. Bir konuk göndermesi için Tanrı’ya niyaz ediyordum, demiş.

    Derviş memnun, baş köşeye oturmuş. Sapancı sofrayı kurmuş, nesi var, nesi yoksa dervişin önüne getirmiş. Yemekten sonra, içi talaş dolu yatağını sermiş, konuğunu yatırmış. Sabah, erkenden kalkmışlar. Derviş, Sapancı’dan izin istemiş, Sapancı da onu karşıdaki tepelere kadar uğurlamış. Dönüsünde bir de ne görsün. Kasabanın yerinde koca bir göl var. Ne ev-bark kalmış, ne tarla-tapan. Koca göl, hepsini bir anda yutuvermiş. Kendisinden başka hayatta kimsecikler yok. Dervişin ahı tutmuş, kırılan bir gönül, bir kasabaya mal olmuş. O günden sonra, bu göle Sapanca adını vermişler.”

    heykelci33heykelci29heykelci27heykelci25heykelci23heykelci22heykelci16heykelci14heykelci12

  • istambul4

    Gürsel Yıldız Sakarya,Kocaeli,İstanbul’da İstişare Toplantıları yaptı

    Hak ve Huzur  Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ, Genel Başkan Yardımcıları Necla Bakan,Hilmi Yolcu,Hüsamettin Çiçek,Cihan ÖZ,Hüseyin ŞENSES İstişare  Toplantısını İstanbul’da gerçekleştirdi.

    Hak ve Huzur  Partisi Mardin İl Başkanı Nusret UYGUN Topantılara  katıldı.

    YILDIZ” Ayrım yapmadan hep birlikte çalışacağız.Birbirimizle istişareli olacağız.”dedi.

    İstanbul İlinde yapılan çalışmaları yerinde gördü ve Görev almak isteyenlerle bir süre görüştü

    İnsan Merkezli Siyaset

    İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

    Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    istambul1 istambul2 istambul3 istambul4

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ İstanbul’da yapılan istişare toplantısı sırasında Yeni göreve başlayan Necla Bakan,Hilmi Yolcu,Hüsamettin Çiçek,Cihan ÖZ,Hüseyin ŞENSES’in Genel Başkan Yardımcılıklarına başlamaları nedeniyle Mazbatalarını teslim etti

    belge1

    Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin ŞENSES

    belge2

    Genel Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çiçek

    belge3

    Genel Başkan Yardımcısı Cihan ÖZ

    belge4

    Genel Başkan Yardımcısı Hilmi Yolcu

    belge5

    Genel Başkan Yardımcısı Necla Bakan

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ”Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

    Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

    Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

    Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

    Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

    Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

    Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

    Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

    Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

    Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

    Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

    Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

    İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.

    Yeni Siyaset

    Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

    Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

    Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

    Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

    Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen demokratik bir merkez partisidir.

    Yeni Siyasetin Hedefi: Birlikte Dirlik ve Dirilik

    Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi hedeflemek zorundadır.

    Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

    Rekabet küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. En hızlı koşanlar arasında olmayan ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; başarılı olmak için değil, en başarılı olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, farklılıklarımızı birbirimizin özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte elele gerçekleştirebiliriz.

    İnsanlar ve kurumlar, güçlü ve mutlu veya güçsüz ve mutsuz olmanın iki önemli temelidir.

    En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. Kavgaya değil dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve siyasi kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

    İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

    Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.

    comlek1 comlek2 comlek3 comlek4 comlek5 comlek6 comlek7 comlek8 comlek9 comlek10 comlek11 comlek12 comlek13 comlek14 comlek15 comlek17 comlek18 comlek19 comlek20 comlek21 comlek22 comlek23 comlek24 comlek29 comlek30 comlek32 comlek33 gursel1 gursel2 gursel3 gursel4 gursel5 gursel6 gursel7 gursel8 gursel9 gursel10 gursel11 gursel12 gursel13 gursel14 gursel15 gursel16 gursel17 gursel18 gursel19 heykel34 heykelci1 heykelci2 heykelci3 heykelci4 heykelci5 heykelci6

     

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ Kocaeli Maşukiye’de Heykeltraş Nuh Açın’ın Atölyesini ziyaret etti.

    heykelci7 heykelci8 heykelci9 heykelci10 heykelci11 heykelci12 heykelci13 heykelci14 heykelci15 heykelci16 heykelci18 heykelci19 heykelci20 heykelci21 heykelci22 heykelci23 heykelci24 heykelci25 heykelci27 heykelci28 heykelci29 heykelci33

    sapanca1 sapanca2 sapanca3 sapanca4 sapanca5 sapanca6 sapanca7 sapanca8 sapanca9 sapanca10 sapanca11 sapanca12 sapanca13 sapanca14 sapanca15 sapanca16 sapanca17

  • va7

    Şehide Son Görev Başsağlığı ve Taziye

    HHP  Yöneticileri Şehit Piyade Er Hüseyin Koroç’ın  Taziyesinde

    Hatay’da vatani görevini yaparken şehit olan Piyade Er Hüseyin Koroç, Eyüp Peygamber Camiinde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

    Cenaze namazına şehidin yakınlarıyla birlikte; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Ak parti Şanlıurfa İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Cumhuriyet Başsavcısı Uğurhan Kuş, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Kemal Timuroğlu, Hak ve Huzur Partisi Genel Başkan Yardımcıları  Mehmet HOROZ,Hilmi YOLCU, Hak ve Huzur Partisi Şanlıurfa İl Başkanı Nayıf ÇELEBİ, Şanlıurfa Milletvekiller,kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı.

    Binlerce kişinin katıldığı ve İl Müftüsü İhsan Açık tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından tekbirlerle cenaze aracına taşınan şehidin naaşı, defnedileceği Yeni Mezarlıktaki şehitliğe getirildi. Burada bir konuşma yapan Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna; şehit ailesinin dik duruşunun kendilerini gururlandırdığını belirtti.

    Şehit Piyade Er Hüseyin Koroç için Şehitlikte düzenlenen törende saygı atışı yapıldıktan sonra şehidin cenazesi defnedildi.

    va1 va3 va4 va5 va6 va7 va9 va10

    sanlıurfa1

    sanlıurfa5

    sanlıurfa2

    sanlıurfa4

    sanlıurfa3   sanlıurfa6 sanlıurfa7

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkan Yardımcıları  Mehmet HOROZ,Hilmi YOLCU, Hak ve Huzur Partisi Şanlıurfa İl Başkanı Nayıf ÇELEBİ Taziye Çadırında  şehit Piyade Er Hüseyin Koroç’un  Ailesi ve yakınlarına  başsağlığı  dilediler.

Toplam 7 bulundu. Şu anda 1. sayfadasınız12345Sonraki...Son sayfa »