• heykelci10

    Gürsel YILDIZ ‘Sapanca Gölü Efsanesi’ heykeltıraşı Nuh Açın’ı ziyaret etti

    Gürsel YILDIZ ‘Sapanca Gölü Efsanesi’ heykeltıraşı Nuh Açın’ı  ziyaret  etti

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ   Sapanca  İlçesinde  İncelemelerde  bulunurken ‘Sapanca Gölü Efsanesi’  heykelini inceledi.Bu  eserin kahramanını  Atölyesinde ziyaret  etti.

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  Atölyesinde hayvan, masal kahramanları, insan figürleri, büstler yapan Nuh Açın’ı  ziyaret  etti. Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ   Atölyede yapılan  çalışmalar  hakkında  bilgi aldı.

    Hak ve Huzur Partisi  Genel Başkanı Gürsel YILDIZ   “Sanat bir ülkenin ışığı olmalı,herkes siyasetçiler birbirini sevmeli,kardeş gibi olmalıyız.sanata önem verelmeli. Yeni bir milli kültür politikası oluşturmak üzere gerekli çalışmalar yürütülecek; oluşturulacak politika ve uygulaması için üniversiteler, aydınlar ve ilgili sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerinden yararlanılmasına özen gösterilecektir.Kültür Bakanlığı, Turizm Bakanlığından ayrılarak, müstakil bir bakanlık halinde ülkenin kültürel gelişmesi ve bilgi toplumu hedefine ulaşılması için üniversiteler başta olmak üzere, ilgili kuruluşlar ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde kapsamlı çalışmalar yürütecektir.Kültür Bakanlığı, tüm bilim dallarında akademisyen ve serbest araştırmacı bilim adamlarının araştırma ve bilimsel projelerini destekleyecektir.Korsan yayınlarla mücadelenin en geçerli yöntemi olarak ve bilgi toplumu hedefine gecikmeden ulaşılması bakımından yayıncıların sorunlarıyla ilgilenilecek; yayınevlerinin KOBİ kapsamına alınarak desteklenmesi, kitap fiyatlarının düşürülmesi ve baskı sayısının arttırılarak okura kaliteli hizmetin verilebilmesi için kitap kâğıdına sübvansiyon uygulaması yapılarak kitap girdilerinde vergi indirimine gidilecektir.Kültür Bakanlığımız, sivil toplum kuruluşları ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde yurtdışındaki yurttaşlarımızın kültürel ihtiyaçlarını karşılamak ve milli kültür değerlerinden kopmamaları için çalışmalar yürütecektir.Sanatın her alanı ile, başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan insanımızın ilgilenmesi, bir toplumsal kültür haline dönüştürülecek, sanatçılar desteklenecektir.”

    ‘Sapanca Gölü Efsanesi’ heykele dönüştü.

    Sapanca Belediyesi, yaklaşık 700 bin kişilik nüfusun içme suyu ihtiyacını da karşılayan Sapanca Gölü’nün oluşumuyla ilgili efsaneyi heykele dönüştürdü. Heykelde, efsanede anlatılan ak sakallı devriş ve ona su veren sabanla tarlasını süren çiftçi canlandırılıyor.

    Sapanca’da oturan heykeltıraş Nuh Açın tarafından yapılan heykellerden sabanı çeken öküzler betondan, ak sakallı devriş ve köylü figürü ise fibergrastan yapıldı. Heykeltıraş Nuh Açın figürleri yapmadan önce araştırma yaptığını belirterek, “Bu araştırma sonrasında Sapanca Gölü’nün oluşumunu anlatan bu figürler ortaya çıktı. Çalışmayı bir ayda tamamladım” dedi.

    Nuh Açın”Başkan Sn Gürsel YILDIZ ve çalışma arkadaşlarının bu ani ziyaretinden onur duydum..Ülkenin geleceği adına çok güzel şeyler dinledik-istifadede ettik..Herkes bu ülkeye ve insanına katkı sağlamak için çalışıyor.Kimi az kimi çok çalışıyor..Siz ekip halinde elinizi taşın altına koydunuz..Dilerim çabalarınız boşa gitmesin..Başarılar diliyorum. Hepinize başarılar diler selam ve saygılarımı sunarım..”

    gursel13gursel16gursel12comlek5

    O EFSANE

    Sakarya bölgesinde yıllarca anlatılan ve birçok kayıtlarda da yeralan efsane şöyle:

    “Bir zamanlar Sapanca Gölü’nün yerinde verimli topraklar, bu toprakların üzerinde de zengin, varlıklı bir kasaba varmış. Kasaba halkı zenginmiş, varlıklıymış ama , gözlerini dünya malı bürümüş, bencillik ve cimrilik ruhlarını karartmış. Bir gün, Adapazarı’nın güneyindeki Erenler tepesinde oturan, gözünü dünyaya kapamış, bir eren, kasabaya inmiş. Selâm vermiş, selamını almamışlar, konuk olmak istemiş, kimse buyur etmemiş. hangi Kapıyı çaldıysa yüzüne kapanmış. Bu fakir, fakat gönlü zengin dervişe bir bardak içecek su bile vermemişler. Derviş akşama kadar yorgun-argın, aç-susuz kasabayı terk ederken, uzakta küçük bir kulübeden sızan mum ışığına doğru yönelirken, ‘Bir de bu kapıyı çalayım, belki bir gönül yoldaşı bulurum’ diye düşünmüş. Burası, kasaba halkına sapan yaparak geçimini sağlayan fakir bir sapancının is yeriymiş. Kapıyı çalmış, az sonra sapancı güler yüzle konuğuna açmış kapıyı:

    – Buyurun, hoş geldin, safa geldin. Ocaktan tencereyi simdi indirdim. Bir konuk göndermesi için Tanrı’ya niyaz ediyordum, demiş.

    Derviş memnun, baş köşeye oturmuş. Sapancı sofrayı kurmuş, nesi var, nesi yoksa dervişin önüne getirmiş. Yemekten sonra, içi talaş dolu yatağını sermiş, konuğunu yatırmış. Sabah, erkenden kalkmışlar. Derviş, Sapancı’dan izin istemiş, Sapancı da onu karşıdaki tepelere kadar uğurlamış. Dönüsünde bir de ne görsün. Kasabanın yerinde koca bir göl var. Ne ev-bark kalmış, ne tarla-tapan. Koca göl, hepsini bir anda yutuvermiş. Kendisinden başka hayatta kimsecikler yok. Dervişin ahı tutmuş, kırılan bir gönül, bir kasabaya mal olmuş. O günden sonra, bu göle Sapanca adını vermişler.”

    heykelci33heykelci29heykelci27heykelci25heykelci23heykelci22heykelci16heykelci14heykelci12

Comments are closed.