• Tektaş: Erken seçim çağrısı yaptı

    Hak ve Huzur Partisi’nin Tekirdağ İl Başkanlığına seçilen Sadi Temel yapılan açılışla görevine başladı. Açılışa Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel Yıldız, Başkan Yardımcısı İsmail Tektaş, İl Başkanı Sadi Temel, Yönetim Kurulu Üyeleri…

    Hak ve Huzur Partisi’nin Tekirdağ İl Başkanlığına seçilen Sadi Temel yapılan açılışla görevine başladı. Açılışa Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel Yıldız, Başkan Yardımcısı İsmail Tektaş, İl Başkanı Sadi Temel, Yönetim Kurulu Üyeleri ve birçok partili katıldı. Açılışta konuşan Hak ve Huzur Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Tektaş, erken seçim çağrısı yaptı. Tektaş, “Olası bir erken seçim ülke sorunlarının çözümü için alternatif ve kaçınılmaz bir seçenektir” dedi.

    “ERKEN SEÇİM, ÇÖKEN DEMOKRASİYE ÇARE NİTELİĞİNDEDİR”

    Demokrasinin ülke genelinde gün geçtikçe gerilediğini ifade eden Tektaş, “Anti demokratik uygulamalar ülkeye resmen darbeler çağını yaşatıyor. Siyasetten bulaşan riyakârlık ise nerdeyse devlet kurumlarının tamamına sirayet etmiş durumda. Eşitlik ve adalet kavramlarına her geçen gün daha da susamış oluyoruz. Ekonomik kriz gün geçtikçe artıyor. Krizden etkilenmeyen sermaye krize değinmezken, gariban halk çocukları siyanür içerek intihar etmektedir. Siyasal partilerin buradaki görevi ülke ve halkın sorunlarına çözüm bulmak ve üretmektir. Pratikte yaşanan gelişmeler gösteriyor ki; hiçbir siyasal parti bu kaygıyı gütmüyor. Biz Hak ve Huzur Partisi olarak erken seçimin tüm bu sorunlara çare olacağını düşünüyoruz. Her geçen gün yoksullaşan halkın olası bir erken seçimde iktidara vereceği cevabın net olduğunu düşünüyoruz. Erken seçim çöken demokrasiye gün geçtikçe yok olan adalet ve hukuka çare niteliğindedir” şeklinde konuştu.

  • HHP, Bozova İlçe Kurultayını gerçekleştirdi.

    Hak ve Huzur Partisi, Urfa Bozova 1. İlçe Kurultayını yaptığı toplantı ile gerçekleştirdi. Kurultaya Genel Başkan Gürsel Yıldız, Genel Başkan Yardımcıları İsmail Tektaş, Hilmi Yolcu, İzzet Karaçali ve Bozovalılar katıldı. Bozova Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesi Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen kurultaya yoğun ilgi gösterildi.

    “ÖNÜMÜZDE UZUN BİR YOL VAR”

    Kurultayda konuşan Genel Başkan Yardımcısı İsmail Tektaş şunları söyledi: “Kurultayımıza katılarak burada bizimle birlikte olduğunu gösteren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzde uzun bir yol var. Buradaki kalabalık, bize bu uzun yolda yalnız yürümeyeceğimizi gösteriyor. Birlikten güç ve kuvvet doğuyor. Bu birliği ve dirliği sağlamak ise hepimizin görevidir. Bu görevi yerine getirirken kimseyi ne inciteceğiz, ne de hayal kırıklığına uğratacağız. Herkesi, herkesimi kucaklamak temel prensibimizdir. Gelin hak ve huzur çatısı altında birleşip kocaman bir aile olalım. Hak ve huzuru sağlayan bir ailenin önünde hiçbir gücün durmayacağını da bilmenizi isterim. Kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

  • HHP, Gaziantep İl Başkanına yetki belgesi verdi

    Hak ve Huzur Partisi (HHP) yöneticileri seçim görüşmeleri kapsamında gittikleri il ve ilçelerde yetki belgesi verdi. Gaziantep İl Başkanı Süleyman Ataş’a yetki belgesi veren HHP gurubu arasında Genel Başkan Gürsel Yıldız, Genel Başkan Yardımcıları İsmail Tektaş, İzzet Karaçalı, Mehmet Karaçalı ve Hilmi Yolcu yer aldı.

    Gaziantep İl Başkanı Süleyman Ataş’a yetki belgesi verdikten sonra konuşan Genel Başkan Yardımcısı İsmail Tektaş şunları söyledi: “Birlik ve beraberliğe, barış içerisinde yaşamaya ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde Gaziantep ve Şanlıurfa gibi kadim şehirleri ziyaret etmemiz oldukça önemli bir adımdır. Bugün bir takım seçim görüşmeleri yapmak için buraya geldik. Bu görüşmelerin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Önümüzde ülkenin demokrasisi ve ekonomisi açısından önemli olan bir yerel seçim takvimi var. Halk için yararlı ve çalışkan olan yöneticilerin seçimleri kazanmasını diliyoruz. Umarım bu seçimler ekonomik açıdan darboğazda olan halkımız için bir umut kapısı olur.”

  • Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar Arman Çalışmalarını sürdürüyor.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar Arman Yönetim Kurulu üyeleri Vahyettin Aydemir,Fesih   Çiçek ile  Germencikte  iştişarelerde   bulundu.

    Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar Arman”Otopark ve Havaalanı olmaması en büyük problem…,Trafik , Otopark.Hava kirliliği , işsizlik ve Havaalanı olmaması en büyük problem…

    Çocuk parkları, Temizlik en başta aklıma gelen tabi dahası da var, Tarımda Kalkınmaması çok büyük bir sorun…Su ve elektrik faturaları, Bisiklet yolu yok .Çarpık kentleşme ,

    otopark yetersizliği ayrıca bulvar üzerinde ve ara sokaklardaki yerleri daraltan araç otoparkları.

    Şehir içi yolları çok kötü, trafik çok sıkışık, merkez mahalle araları çok dar sokak geliş gidişleri çok karmaşık ve düzensiz, yazın mesire yerleri yok denecek kadar az serin sulak mesire yerleri yok bir hafta sonu vatandaşın hoş vakit geçirebileceği mangal yakabileceği doğal güzelliği olan çok az yeri var bildik yerler sıcak memleket orta halli bir ailenin gidebileceği serin yerler mekanlar yok, merkez de camiler haricin de tuvaletler çeşitli köşelerde şarıl şarıl akan çeşmeleri yok, vatandaş bey cami duvarlarına nazilli bardağı gibi sıralanıyor, emeklilere oturabileceği yerler çok çok az, ben bir sıradan vatandaş gözüyle baktım tabi mimari açıdan değil isterim ki çarşıya ailemizle veya yalnız çıktığımız da rahat edelim hoş vakit geçirelim temiz bir ortam olsun ayrıca merkez çarşı bey cami civarı çok pis sigara izmaritleri kağıtlar çöpler atacak yerler çok az inşallah iyi olur temennimiz odur.

    Kesinlikle Jeotermal .Büyük bir cevre kirliliğine sebep olup, bizleri zehirliyor, ayrıca her yere inşaat izni verilmemeli, çevreyi ve yeşili korumak birinci amaç olmalı , Aydin aydin yapan doğası çünkü, her bos alana, zeytinliklere inşaatların cop bıraktıklarını görüyorum bu da engellenmeli”dedi.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar Arman Yönetim Kurulu üyeleri Vahyettin Aydemir,Fesih   Çiçek ile birlikte  Germencik Belediye Başkan Fuat ÖNDEŞ’i  ziyaret  ederek İlçe  sorunlarını   istişare  ettiler.

    Germencik Belediye Başkan Fuat ÖNDEŞ”Ziyaretiniz  beni  ziyadesiyle memnun etmiştir.Çalışmalarınızın  başarılı olmasını  dilerim”dedi.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ ““Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.”

    Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır.

    İnsan Merkezli Siyaset

    İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

    Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

    Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır.

    Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

    Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

    Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

    Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

    Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

    Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

    Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

    Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

    Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

    Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

    İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.”dedi.

    İzmir – Aydın karayolunun 95. kilometresinde konumlanan ve Aydın şehir merkezine 23 km. mesafede bulunan Germencik, doğudan İncirliova, batıdan Söke, Selçuk ve Kuşadası, güneyden Büyük Menderes (Koçarlı), kuzeyden ise Tire ile çevrilidir.

    Batı Anadolu’nun tarih ve uygarlığının izlerini taşıyan ilçemiz, Aydınoğulları’nın yönetimi sırasında bugünkü konumunun 2 km. kuzeyinde küçük bir aşiret topluluğu iken, 1902 tarihinde “Değirmencik” adı altında kurulur.

  • Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar Arman Göreve Başladı

    Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar  Arman , Yönetim Kurulunda  Fesih   Çiçek ,Cahit  Arman ,Nuri  Arman ,Ferit   Kurt  ,Vahyettin Aydemir, Taner Aydemir   Atamaları Yapılmıştır.

    Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar  Arman  “Yeni Yönetim Kurulumuzun Partimize Ülkemize Ve Tüm Dünyaya Hak Ve Huzuru Getirmesini allah tealadan dilerim. Türkiye’mize Aydın’ımıza Hayırlı Uğurlu Hak Ve Huzurlu Olsun “

    mazhar_armanaydın

    Hak ve Huzur Partisi Aydın İl Başkanı Mahzar  Arman’ın  göreve başlaması üzerine Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ “Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

    hakvehuzurlogo

    Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır.

    İnsan Merkezli Siyaset

    İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

    Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

    Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

    Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

    Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

    Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

    Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

    Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

    Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

    Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

    Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

    Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

    Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

    İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.”dedi.

  • Gürsel YILDIZ  ’ın 23 Nisan Mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  ’ın 23 Nisan Mesajı

    Genel Başkan Gürsel YILDIZ ” 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Genel Başkan Gürsel YILDIZ mesajında şu ifadelere yer verdi:

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 98. Yıldönümünü kutlamanın coşkusu içindeyiz.

    Yurdun dört bir yanına giren işgalci güçlere karşı, ulusun egemenliği ve bağımsızlığı için tarihte eşine az rastlanır bir direniş gösteren Türk Milleti, Kurtuluş Savaşı mucizesi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden temelleri atmıştır.23 Nisan 1920’de gerçekleştirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile, ulusun egemenliği, bağımsızlığı ve demokrasinin temel kurumu haline gelmiş ve tarihimizin dönüm noktası olmuştur.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920’yi, ulusumuza çocuk bayramı olarak armağan ederek, çocuklarımızı hem geleceğimizin güvencesi ve yarınlarımızın teminatı olarak gördüğünü,  hem de dünya barışına verdiği önemi göstermiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünya çocuklarının katılımıyla kutlanan ilk ve tek çocuk bayramıdır. Bu bayram, dünya çocukları arasında barış ve kardeşliğin paylaşılmasına ve dolayısıyla dünya barışına hizmet eden bir bayramdır.

    Medeniyetlerin geleceğini şekillendirecek olan çocuklarımızın barış, sevgi ve huzur dolu bir dünyada yaşamaları temennisi ile, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum

  • Hak ve Huzur Partisi Bozova İlçe Başkanı Mehmet Sait DEMİR Seçildi

    Hak ve Huzur Partisi Bozova İlçe Başkanı Mehmet Sait DEMİR Seçildi

    Hak ve Huzur Partisi   1. Olağan Kongresinde  Divan Başkanı  Salih YOLCU,   Başkan Yardımcısı  Cemal DEMİR  , Nedim DEMİR,İsmail POLAT  Yazman  olarak görev yaptı.

    Bozova İlçe Başkanı Mehmet  Sait DEMİR”Hak ve Huzur Partisi Bozova  İlçe Başkanlığını  2017  yılı  içinde  7  arkadaş  bir  araya  gelerek  kurduk.Bizi  Hak ve Huzur Partisi  şemsiyesi  altına  taşıyan  Partinin  Genel Başkan Yardımcısı  Bozova ilçesinin  değeri  Hilmi YOLCU nunda  bulunduğu  partinin  Tüzüğü  bizim  dokumuza  uydu.Çünkü Zulme  Uğramışların  Partisiyiz.Sağ  sol  zamanı  değil, Partimiz  Tüm Ülke insanlarına  karşı  sorumluluk taşımaktadır.Birileri gibi  Bizden olanlar  bizden  olmayanlar  diye  ırkçılık  yapanları  görünce  dedik ki .Bizim Parti  hiç bir  zaman  ırkçılık  yapmayacaktır.Şu anda karasız büyük bir kesimin var yüzde 25 lere tekabül eden bir kitlenin Umudu olmak için var  olduğumuz  Bilinciyle bu yola çıkmış genç dinamik tecrübeli çağdaş Katılımcı  bir  yapımız  var.

    İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

    Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır.

    İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

    Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.Kongremizde  yeni  seçileceklere  başarıla dilerim.Kongremiz hayırlı olsun.

    Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, M Sait Demir dahil, ayakta duran insanlar ve basketbol sahası

    Hak ve Huzur Partisine neden ihtiyaç  duyduk

    Bozova  İlçe  Kongresinde   Konuşan Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ “İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne; laik, çağdaş katılımcı ve çoğulcu demokrasiye dayanan hakça bir düzen oluşturmak, Ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü, ulusal birliği ekonomik ve siyasal bağımsızlığı, yurtta ve dünyada barışı koruyup güçlendirmek, Kuvvetler ayrılığına, bağımsız ve tarafsız yargıya dayanan bir hukuk devleti düzenini gerçekleştirmek, Bireysel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını sağlamak, özgür bireyler arasında toplumsal dayanışmayı ve işbirliğini geliştirmek, Her bireyin kendi kişiliğini ve potansiyelini geliştirmesinin önündeki engelleri kaldırmak,Her türlü ayrımcılığa ve dışlanmaya karşı mücadele etmek ve bu tür işlemlere maruz kalan kişilerle dayanışma halinde olmak, Bireylerin kültürel farklılıklarının zenginlik olduğunu göz önünde tutarak ve koruyarak bir arada yaşayabilecekleri orta mı ve koşulları sağlamak, Yoksulluk ve açlıkla hak temelinde mücadele etmek, tam istihdam hedefine ulaşmak, sürdürülebilir ve dengeli kalkınmayı, insanca ve hakça bölüşmeyi ve toplumsal dayanışmayı sağlamak” amaçlarını gerçekleştirmek için parti kurduk. Partiyi  kurma  kararı  verdiğimizde  Diyarbakır’da  Türk  bayrağı  indirilmişti.Biz  bu tarihi  milat  olarak  gördük.Bu  ülkeye lazım  olan  bir  siyasi haraketi  başlattık

    Bizi  Siyaset  Yapmaya  ne  zorladı?

    Adalet partisinin  önde gelen isimlerinden “Pehlivan”  lakaplı Rahmetli Dr. Sadettin Bilgiç’in anılarına ilişkin dostlarından duyduğum bir anısı vardır. Van ilimize yaptığı seyahatte öğle yemeği için girdikleri lokanta da yemek sonrası istenen maden suyu konusuydu.   Türkiye’nin 60-70 arasını çok iyi tasvir etmekteydi. Çünkü kendilerine hizmet eden garson yemek sonrası sofraya istenen maden suyunu değil maden sodası getirmişti. Artık günlük hayatımızın vaz geçilmezi durumunda ki maden suyu bu tarihlerde o kadar fazla bilinmemekteydi. Yine aynı dönemin insanlarından biri olan Sayın Bakanlarımızdan Kamuran İnan Bey’in anılarını dile getirdiği kitabında, Kars ilinde insanların Portakal ve domatesten bir haber olduğunu anlatan notları vardır. Tabii ki bugün artık bunlar geride kaldı. Artık toplumun ihtiyaçları değişmiştir. Ülkenin en ücra köşesinde pazarlarda çikita muz bulmamız ve yememiz mümkündür. Yani, Türkiye yurt dışından gelenlerin hediye ettikleri üçüncü sınıf çikolata yâda sigaralara muhtaç değildir. Bunun mimarlarının  başında ise yine rahmetli Turgut Özal’ı anmadan geçmek mümkün değildir. Bugün ülkemizde yediklerimiz içtiklerimiz “yok” diye sızlanmıyoruz. Bugün yedik ve içtiklerimizin sağlıklı olup olmadığını tartışıyoruz. Seksen sonrası yoğun şekilde hormanlı gıdalara ağırlık veren politikalar ve devamında yok edilen tarım ve hayvancılığımızı bugün kurtarma mücadelesi veriyoruz. Hergün bir yenisi kapatılan fabrikalarımız ve durmakta olan üretimin yerini maalesef artık hizmet sektörü almıştır. Tarım arazilerini ekmedikleri için para alanların yanında, pahalı gübre ve mazot sonrası artan maliyetleri ve borçlanmış perişan halde bir çiftci portföyü ile karşı karşıya kalmış durumdayız. Bırakın üretimi şunu bunu tahıl ürünlerimizin elimizde artık tohumları bile bize ait değildir. Yine, son derece pahalı ve lüks tüketime alıştırılan toplumumuz bu ihtiyaçlarını karşılamak için bazen insanlık onurunu zedeleyen yollara dalmaktan çekinmemiştir. Yukarıda kısaca bahsettiğimiz birkaç noktanın insan ve toplum üzerinde ki etkilerine baktığımızda ise bugün açık bir şekilde görülmekte olan sonuçları geleceğimizi ve içine sürüklendiğimiz tehlikeyi haber verme eşiğini artık aşmıştır. Yediği gıdalar sonrasında erken ergenleşen kızlarımızın, erkeklik duygusundan uzaklaşan ve homoseksüelliğin artık hat safhaya ulaştığı ülkemizde  düne kadar öğündüğümüz aileler artık yok olmuştur. Artık gıdalarımızdan beslenemeyen insanımız suni ve yapay güçlendiricilere yönelmiştir. Bugün her eczanede cinsel amaçlı satılan ilaçların ve merdiven altı satılanların sınırı ve miktarı kontrol altında tutulması mümkün olmayan seviyeye yükselmiştir.   Bunlara tabii ki ilave edeceğimiz ve sizlerinde aklına hemen gelen cümleleri duyar gibiyim. Sadece bu birkaç noktaya baktığımızda artık ülkemizin içinde bulunduğu durumu ne ile izah etmek mümkündür bilemiyorum. Bu işin bir bakış acısı buna ilave edeceğimiz konuların diğer bir safhasında ise gittikçe artan nüfusumuzun genç olması ve bunların karşısında duran ve yenilerini beklediğimiz tehlikelerin hazır halde bekliyor olmasıdır. Peki, Sorun üretmekten başka…bunca sorunu bilmesine karşın mevcut hükümet ne yapmaktadır?

      Yolsuzluklar Bize  neyi  hatırlatıyor?

    Haram helal ölçüsünün kaybolduğunu  düşünüyorum. Gayri ahlakilik adına, gayri millilik adına, gayri İslamilik adına son yıllarda ne kadar şey varsa en az artanı yüzde yüz artmıştır. Çünkü helal haram ölçüsü kaybolmuştur. Yönetenlerin şunu bilmesi lazım. Harama götüren her yol haramdır. Yani burada ne çıkıyor. Çok ilaç  yazan  doktora tatile  göndermek  haramdır. 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları  başlı  başına  bir  felakettir.Bakanlık bürokratları eğitim camiasında aşırı siyaset ve tarafgirlik yapmalarına  ne  diyorsunuz?

    Milli Eğitim şurası toplandı. Çeşitli kararlar alındı. Eğitim camiasında hakkın, adaletin tesis edilmesi gerekir. Eğer öğrencileriniz sizin adaletsiz davrandığınızı, adaletsiz atamalar yaptığınızı görürse siz o öğrenciye adalet duygusu veremezsiniz, doğruluğu öğretemezsiniz. Temel İslam Bilgileri ve Ahlak dersi olması lazım.

    Yürürlükte olan yüzde 10’luk seçim barajının dünyanın en büyük seçim barajı  barajı savunmanın darbeciliği savunmakla eş değer .Yüzde 10’luk seçim barajı dünyanın en büyük barajıdır. Bu barajı savunmak darbeciliği savunmaktır. Şimdi her şeyi darbeyle suçluyorlar. Anayasa Mahkemesi darbe ürünüymüş. Yüzde 10’luk baraj neyin ürünü, Bu barajın derhal kaldırılması lazım

    Sandık mührü olmayan oy pusulaları ve zarfları geçerli hale getirmenin yanı sıra, bir taraftan aynı binada oturan seçmenleri farklı sandık bölgelerine kaydetme, sandık başkanları için siyasi partilerden öneri almak yerine sadece kamu görevlilerini sandık başkanı olarak belirleme, YSK’ya seçmen listelerini karma şekilde düzenleme, sandık ve seçim bölgelerini birleştirme gibi ek yetkiler veren maddelerle ülkemizde seçim güvenliği konusundaki endişeleri artırmakta; diğer taraftan da Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde oy pusulalarını aynı zarfa koyma gibi maddelerle seçmen iradesini etkilemeye yönelik hükümler içeriyor”dedi.

    Yapılan Seçimlerde  Mehmet Sait DEMİR Seçildi

    Üyeler

    Mehmet Sait  Demir, Mustafa Demir, Cemal Demir, Yılmaz Aslan, Emine Yolcu,  Zeynep   Yolcu, Ziya Dinçoğlu, Reşat  Demir, Ramazan Yolcu,Arif Yolcu, Necmettin  Aslan, Mustafa Büyüköztürk, Vehbi Doğanoğlu, İsmail Yolcu, Mehmet Aslan,Mehmet Yolcu, Mahmut Yolcu, Mustafa Yolcu, Salih Yolcu, Halil Yılmaz, Nedim Demir,  Ahmet Aslan, Bayram Aslan, Sevgi Demir, Mukail   Aslan, Gürsel    Demir, Ayşe Yolcu, İsmail Polat, Müslüm Bozan,Mehmet  Kılıç

     

     

    Görüntünün olası içeriği: M Sait Demir ve Ali Yurtsever, ayakta duran insanlar, dağ ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 12 kişi, Ali Yurtsever, M Sait Demir ve Kadir Demir dahil, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişiGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, Ali Yurtsever dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 12 kişi, Ali Yurtsever, M Sait Demir ve Kadir Demir dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, M Sait Demir ve Ali Yurtsever dahil, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 9 kişi, basketbol sahasıGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, M Sait Demir dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık havaGörüntünün olası içeriği: Ali Yurtsever, yakın çekimGörüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava ve doğaGörüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava, doğa ve suGörüntünün olası içeriği: 7 kişi, M Sait Demir, Azad Karaçalı ve Ali Yurtsever dahil, ayakta duran insanlar ve açık havaGörüntünün olası içeriği: M Sait Demir, Ali Yurtsever ve Azad Karaçalı, ayakta duran insanlar, gökyüzü ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

    Görüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava ve doğaGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, M Sait Demir dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

  • Hak Ve Huzur Partisi 3.Olağanüstü Büyük Kongre Duyurusu

    Hak Ve Huzur Partisi 3.Olağanüstü  Büyük Kongre Duyurusu

    3.OLAĞANÜSTÜ KONGRE  GÜNDEMİ

    1.Yoklama ve Açılış 

    2-Kongre  Divanın  Seçimi

    3-Saygı Duruşu ve istiklal Marşımızın Okunması

    4-Gündemin Okunması

    5-Genel Başkanın Konuşması 

    6-Genel  Başkan ve Diğer Merkez Organ Adaylarının Divan  Başkanlığına  Müracaatı

    7-Tüzük Değişliği Önergelerinin Okunması (Parti Tüzüğündeki  Madde-2 ,Madde-34, Madde 52 a ,Madde-65   ‘deki  değişiklik önerge teklifleri)Müzakkeresi ve  Oylanması

    8-Genel Başkan Adaylarının Konuşması

    9-Dilek ve Temenniler

    10-Seçimler

           a)Genel Başkan Seçimi 

            b)Diğer Organların Seçimi 

              1-Parti Meclisi (PM seçimi  (20 asil  10 yedek)

              2-Yüksek Disiplin Kurulu(YDK  seçimi  (7 asil  3 yedek)

      11-Genel Başkan’ın  Teşekkür Konuşması

      12-Kapanış

        Not  -Gündem  http://www.hakvehuzurpartisi.org.tr/  adresinde  ilan edilecektir

    HHPLOGO1

  • Gürsel YILDIZ ’ın Gaziler Günü Mesajı

    Vatanını canından aziz bilen, bağımsızlığımızın korunması, ülkenin her köşesinde huzur ve güvenliğin sağlanması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan bir Milletin evlatları olarak, “Gaziler Günü”nde büyük bir kıvanç yaşıyoruz. Tarihin her döneminde Milletimizin evlatları, kutsal saydığı değerler uğrunda gözünü kırpmadan, göğsünü siper ederek, Gazilik ve Şehadet mertebesine ulaşmayı bilmiştir.

     GURSEL

    Şehitlik ve Gazilik unvanlarının, Milletimizin her bireyi için saygın ve kutsal bir manası ve önemi vardır. Türk Milleti, tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış, işgal ve esarete alışık olmayan büyük bir Millettir.

    Şehit ve Gazilerimiz; Devletimizin ve Milletimizin varlığına, hürriyet ve istiklaline, birliğine ve bütünlüğüne kasteden mihraklara karşı, canları ve kanları pahasına verdikleri ulvi mücadele ile ülkemizin bizlere vatan edinilmesini ve vatan olarak korunmasını sağlamışlardır.

    Aziz Şehitlerimizin ve Kahraman Gazilerimizin örnek hayatları, emsalsiz fedakârlıkları her zaman gençlerimize rehber olmalı, onları daima saygıyla ve hayırla yâd ederek, onların bizlere emanet ettiği Vatanımıza, Milletimize, Bayrağımıza, manevi değerlerimize sahip çıkarak, birbirimize kenetlenerek daha güçlü bir şekilde milli hedeflerimiz istikametinde hızla ilerlemeliyiz.

    Bu anlamlı günde, Şehitlerimizin bizlere emanet ettiği tüm yakınları ile Gazilerimize, Devletimizin ve Aziz Milletimizin gönül ve şefkat kapılarının her zaman sonuna kadar açık olduğunu ifade ediyor ve başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere ebediyete intikal eden tüm Şehitlerimizi ve Gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, hayatta olan Gazilerimize sağlık ve huzur dolu bir ömür diliyorum.

  • Gürsel YILDIZ  30 Ağustos Zafer Bayramını Kutladı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ, 30 Ağustos Zafer Bayramının, mazlum bir milletin vatan ve millet sevgisiyle kurtuluş mücadelesini tarihe altın harflerle nakşettiği bir kahramanlık destanı olduğunu söyledi.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ 30 Ağustos Zafer Bayramının 95’inci yıl dönümü nedeniyle kutlama mesajı yayımladı.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 95 yıl önce Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesinin, işgalci düşman kuvvetlerinin vatan topraklarından sökülüp atılması açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu anımsatan YILDIZ , mesajında şu görüşlere yer verdi.

    “Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanılan bu şanlı zafer, Kurtuluş Savaşının askeri safhasının tamamlanarak, diplomatik mücadele döneminin başlamasını sağlamıştır. 30 Ağustos 1922’de Büyük Taarruzla başlayıp, 1 Eylül 1922’de Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir. İleri!” emri sonrası düşmanın denize dökülmesiyle neticelenen bu büyük zafer, genç Türkiye Cumhuriyetinin temellerini de sağlamlaştırmıştır. 95 yıl önce Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan bu zafer aynı zamanda, emperyalist güçler tarafından ezilen tüm mazlum haklar ve devletler içinde bağımsızlık yolunda bir ilham ve umut kaynağı olmuştur. Yüreği vatan ve millet sevgisiyle kavrulan yiğit ecdadımızın, canları ve kanları pahasına kazandıkları bu şanlı zaferin haklı gururunu ilk günkü heyecan ve ruhla yaşıyoruz. Atalarımızın bizlere emanet ettiği bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletini ebediyen korumak, yaşatmak ve muasır medeniyetler seviyesine taşımak, bu topraklarda yaşayan tüm vatandaşlarımızın ortak sorumluluğu ve yegane görevidir. Bu duygular içerisinde 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bizlere bu zaferi armağan eden istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve veren aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi, rahmet ve minnetle anıyorum.”

    30-agustos 30-agustos-zafer-bayrami

    gursel3 gursel111 gürelsakarya2

    HHPLOGO1

Toplam 9 bulundu. Şu anda 1. sayfadasınız12345Sonraki...Son sayfa »