• Harran İlçe Başkanı A. Kadir YILDIRIM’dan Yeni Yıl Mesajı

    Harran İlçe  Başkanı A. Kadir YILDIRIM’dan Yeni Yıl Mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Harran İlçe  Başkanı A. Kadir YILDIRIM “2016 yılının sona ermesi ve 2017 yılının başlaması münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

    İlçe Başkanı A.Kadir YILDIRIM” 2016 yılını da birlik ve beraberlik içerisinde, sevinç ve üzüntüleriyle geride bırakıyoruz. Yeni yılda, huzura ve mutluluğa olan umudumuzu tazeleyerek, beklentilerimize ulaşmak için çok çalışıp başta kamu kurum ve kuruluşlar olmak üzere, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimleriyle el ele vererek Harran ’mızın gelişmesi ve kalkınmasını sağlayacak çalışmaları yapmak hedefimiz olacaktır.

    akadiryildirim1

    Harran , Şanlıurfa  ve Türkiye ‘yi  daha mutlu yarınlara taşımak için bütün vatandaşlarımızın üzerine düşen fedakârlığı yerine getireceğine ve bunu kararlılıkla sürdüreceğine olan inancım tamdır.

    Acısı ve sevinciyle 2016 yılını geride bırakırken, gözyaşların sona ermesi, yerini barış, huzur ve kardeşlik ortamına bırakması en büyük temennimizdir.

    harrandan1

    Bu duygu ve düşüncelerle yeni yılın ülkemize, milletimize, tüm insanlığa, huzur, sağlık, mutluluk ve hayırlar getirmesini temenni eder, bütün Harran’lı hemşerilerimin, yeni yılını en içten duygularımla kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım. Dedi.

    sunam1

     

    HER AN TARİH

    Şanlıurfa’nın 44 km. güney doğusunda bulunan ve her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen tarihi kent Harran, kendi adıyla anılan ovanın merkezinde kurulmuştur.

        Tevrat’ta da “Haran” olarak geçen yerin burası olduğu söylenir. İslam tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamber’in torunlarından Kaynan’a veya İbrahim Peygamber’in kardeşi Arana(Harran) bağlarlar. XIII. Yüzyıl tarihçilerinden İbn-i Şeddat, Hz. İbrahim’in Filistin’e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu, bu nedenle Harran’a Hz. İbrahim’in şehri de denildiğini, Harran’da İbrahim Peygamber’i evini adını taşıyan bir mescidin, Onun otururken yaslandığı bir taşın var olduğunu yazmaktadır.

        Harran, Kuzey Mezopotamya’dan gelerek batı ve kuzey batıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı Harran, Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asurlu tüccarların önemli uğrak yerlerinden biri idi. Anadolu’dan Mezopotamya’ya, Mezopotamya’dan Anadolu’ya olan ticaret akışının binlerce yıl Harran üzerinden yapılmış olması bu tarihi kentte zengin bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuştur.

        Harran; Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya’daki Asur ve Babillerin politeist inancına dayanan Paganistliğin(Putperestlik) önemli merkezlerinden olması yönüyle de ünlü idi. Bu nedenledir ki Harran’da Astronomi ilmi çok ilerlemiştir. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi “Harran Ekolü ”dür. İlkçağdan beri varlığı bilinen Harran Üniversitesinde dünyaca ünlü birçok bilgin yetişmiştir.

        Emevi hükümdarlarından II. Mervan 744 yılında Harran’ı Emevi Devleti’nin başkenti yapmıştır. Emevilerin Asya bölümü 750 yılında Abbasilere yenilerek Harran’da sona ermiştir. Abbasi hükümdarı Harun Reşit zamanında  “Harran Üniversitesi”  dünyada büyük bir ün kazanmıştır.

       Bugün Cüllab ve Deysan ırmakları kurumuş olduğundan Harran sudan ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5000 yıllık  tarihi ile ayakta durmaktadır. Tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntıları ile turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Atatürk Barajı ve Urfa Tünelleri vasıtasıyla Harran Ovası’na akıtılan Fırat Nehri, Harran’ı tarihteki yeşil ve verimli günlerine tekrar kavuşturmuştur.

    HER AN KÜLTÜR

    Harran milattan önceki dönmlere uzanan bir tarihe sahiptir. Geleneksel örf  ve adetleri de aynı tarihlere kada uzanan bir seyir takip eder.

    Tarih seyri içinde birçok konuda olduğu gibi Harran gelenek ve göreneklerinde dedeğişmeler ve etkilemeler olmuştur.

    Cumhuriyet dönemindeki kültür değişimleri sınırlı olsada bu alanda da etkisini göstermiş, kültür hayatımızda yeni kurumlar yerini almış, kültür hayatımızın önemli unsurlarından giyim kuşam, gelenek ve görenekler gibi folklor oyunlarımız gibi birçok konularda değişiklikler olmuştur. Güneydoğu Anadolu Projesine bağlı olarak son yıllardaki nüfus artışı, kültür değişimi sürecini hızlandırmış ve bu süreç artarak devam etmektedir.

    Bugün, sıra gecesi, dağ yatısı, düğün, nişan, gelin hamamı gibi birçok gelenek bütün canlılığıyla yaşamaktadır. Sanayileşme, nüfus artışı ve teknolojisin gelişmesi, bugün mevcut olan birçok özgün halk kültürü ürününün zamanla yok olmasına, bir kısmının da değişmesine neden olacaktır.

    Bunların dışındaki gelenek ve görenekler, atasözleri, beddular, bilmeceleri halk hikayeleri, masallar, halk ilaçları, çocuk oyunları, el sanatları, efsaneler gibi birçok konu Harran kültürünün ayrılmaz parçalarıdır.

    harran kalesi.png

    HARRAN KALESİ

    Şehrin güney doğusunda yer alan İçkale, surların o kesimdeki parçasını oluşturmaktadır.

    Hemen hemen bütün kaynaklar, kalenin yerinde bir Sabii mabedinin bulunduğundan söz etmektedirler. İslâm kaynaklarında kaleden ilk kez bahseden el Mukaddesi (h. 4.-m. 10. asır) burasının Kudüs kalesi gibi taştan yapıldığını, güzel ve sağlam olduğunu söylemektedir.
    XVII. yüzyılın ortalarında Harran’ı ziyaret eden Evliya Çelebi Harran Kalesi için, “Urfa’dan güney tarafında 9 saat giderek Harran Kalesi’ne geldik. Burayı da Nemrud yapmıştır. Çöl içinde gayet sağlam bir kaledir. Beşgen şeklinde olup sanki usta elinden yeni çıkmış gibidir” demektedir.

    Düzensiz dikdörtgen planındaki Harran Kalesi’nin dört köşesinde onikigen birer kule bulunmaktadır. Bunlardan kuzey batıdaki kule tamamen yıkılmıştır. Güney doğudaki kulenin dış kısmı yıkılmış olup iç kısmı ayaktadır. Güney batıdaki ve kuzey doğudaki kuleler ise kısmen ayaktadır.

Comments are closed.