Gezinti

HAK VE HUZUR PARTİSİ PROĞRAMI

SUNUŞ

İnsan Merkezli Siyaset

İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

hh_logo

Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.

Yeni Siyaset

Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen demokratik bir merkez partisidir.

Yeni Siyasetin Hedefi: Birlikte Dirlik ve Dirilik

Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi hedeflemek zorundadır.

Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

Rekabet küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. En hızlı koşanlar arasında olmayan ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; başarılı olmak için değil, en başarılı olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, farklılıklarımızı birbirimizin özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte elele gerçekleştirebiliriz.

İnsanlar ve kurumlar, güçlü ve mutlu veya güçsüz ve mutsuz olmanın iki önemli temelidir.

En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. Kavgaya değil dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve siyasi kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.

PARTİMİZİN TEMEL KONULARDAKİ GÖRÜŞLERİ

1- DEMOKRATİK CUMHURİYET

1.1       Demokratikleşme

Ülke yönetiminde halk iradesinin egemenliğini esas alan Cumhuriyet rejimi, -çeşitli örneklerde görüldüğü üzere- sadece ismiyle demokratik bir sistem olarak görülmeye hak kazanamayacağından, ülkemizde demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlerlik kazanması gerekmektedir.

“Halk için halka rağmen” değil, “Halk için halkla birlikte” prensibini benimseyen par-timiz, ülkemizde demokratik düzenin tüm özelikleri ve gerekleriyle gelişme sürecini tamamlayabilmesi için; insan hak ve özgürlüklerinin tümüyle teminat altına alındığı, ülke yönetiminde hukukun üstünlüğü ilkesinin egemen kılındığı, düşünce ve inanç özgürlüğünün tüm uygulamalarıyla sağlandığı, insanlık onuruna yaraşır bir kamu düzeni ve toplum hayatının işlerlik kazandığı bir demokratik cumhuriyet olmanın gerekliliği kanaatindedir.

Halkın oy verme hakkına sahip olduğu, oy verdiği kişileri (adayları) belirleme yetkisinin fiilen bulunmadığı bu günkü “temsili demokrasi” anlayışı, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile genişletilip, “doğrudan demokrasi”ye özgü mekanizmaların yaygınlaştırılmasıyla desteklenecektir. Genel ve yerel seçimlerde tercihli oy kullanılabilecektir.

Adayların ve tüm partili üyelerin katılımıyla, milletvekillerinin, tüm seçmenlerin iradesiyle belirlendiği (tercihli oy,) seçen ve seçilenler arasındaki ilişkiyi güçlendirecek daraltılmış bölge uygulamasına geçilecektir.

Memurların siyaset yapmalarına yönelik yasaklar, belli istisnalar dışında kaldırılacaktır.

Partimiz, yeni siyaset ilkelerini benimseyen tüm yurttaşlarımızın katılımına açıktır. Katılım sağlayan, sağlamayan herkesin taleplerine karşı duyarlıdır.

Halkın sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kanun teklifi vermeleri sağlanacak, sivil toplum kuruluşlarının TBMM komisyon çalışmalarına katılımı kurumsallaştırılacaktır.

Atanacak bakanların belirlemesinde katılımcı demokrasinin gerekleri yerine getirilerek sivil toplum kuruluşlarının önerileri dikkate alınacaktır.

Ülke barajıyla ilgili sınırlamaların altında oy alan partilerin de TBMM’de temsiline imkân verecek düzenlemeler yapılacaktır.

1.2       Temel Hak ve Özgürlükler

Çağdaş standartlara uygun, tümüyle güvence altına alınmış insan hakları, yeni siyasetin temelidir. İnsanın insan olarak yaşamasının olmazsa olmaz şartı, bu hakların tanınmasına bağ-lıdır. Tüm özgürlükleri de içeren insan haklarının tam anlamıyla gerçekleştirilmesi, ulusal birlik ve atılımın en önemli unsurudur.

Düşünce ve kanaat özgürlüğü temel prensiplerimizdendir. Şiddete yönelmeyi tahrik etmeyen her türlü düşüncenin sözlü ve yazılı olarak özgürce ifade edilebilmesini sağlamak, düşünce ve inanç özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmasını öngören anayasal hükümler ile bu amaçla imzalanmış uluslararası sözleşme hükümlerinin sağlıklı bir şekilde uygulamasını sağlamak, insan hakları ihlallerinin takip edilerek ortadan kaldırılması için gerekli önlemleri almak partimiz için görev addedilmektedir.

1.3       Hukukun Üstünlüğü

Demokratik cumhuriyetin temel karakteristiği, hukukun üstünlüğü ve halk iradesinin tecellisinin, hiçbir kişi, kurum ve kuruluşun vesayet, kontrol, tahdit ve baskısına maruz bırakılmasına izin verilmemesidir. Partimiz, hukukun üstünlüğü prensibini demokratik cumhuriyetin temel özelliği olarak değerlendirmekte; kanun devleti olmanın ötesinde hukukun üstünlüğü prensibinin tüm kişi ve kuruluşlar için geçerli olduğu, hiçbir kişi ve kuruluş için farklı uygulama olamayacağı görüşündedir.

Partimiz, ülkemiz insanlarının huzur ve refahını temin, temel hak ve özgürlüklerinin antidemokratik kısıtlamalara uğratılmadan yaşanmasını sağlamak amacıyla, yeni mevzuat düzenlemelerini gerçekleştirmeyi gerekli görmektedir.

Demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin gereği doğrultusunda, sivil ve özgürlükçü bir anayasa ve yargı reformu gerçekleştirilecektir.

1.4       Adalet

Adalete, hukuk sisteminin doğru ve dürüst işlediğine duyulan güven, devlet-millet kaynaşmasının ön şartıdır. “Adalet Mülkün Temelidir” prensibinin her yargı kararında görüldüğü bir ülke, bütün sıkıntılarını kolaylıkla aşar. Sadece devletin hukukunu değil, insan hak ve öz-gürlüklerinin teminatı olarak Hukuk Devleti’nin bütün işlerliğiyle yurttaşa yeterli güveni vermesi gerekir. Her seviyede kamu personeli, yurttaşların bireysel hak ve özgürlüklerine riayet etmek zorunda olduğu, yurttaşların da yasalara riayetin aynı zamanda kendi menfaatleri için gerekli olduğu bilincine ulaştırılması gerekir.

Ülkede adaletin hiçbir şüpheye yer vermeyecek ölçüde tesisi için;

  • Hakimler, savcılar ve diğer adli personelin tarafsızlığı, yargı erkinin bağımsız yürütülmesi; özellikle yargıçların baktıkları dava sayısının azaltılması için gerekli tedbirler alınacaktır.
  • Tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşulları iyileştirilecek; topluma kazandırılmaları, meslek sahibi kılınarak üretime katkılarının sağlanması ve terör örgütlerinin propaganda çalışmalarına alet edilmemeleri için yeni tedbirler alınacaktır.
  • Suçun oluşmasını sağlayan temel faktörlerden biri cehalettir. Suçlu potansiyelini asgariye indirmek için, eğitim kurumlarının sadece öğretim kurumları olmaktan çıkarılıp eğitim kalitelerinin yükseltilmesi, özellikle ahlaki değerlerin aile-okul-toplum hayatının her kesiminde yeşertilmesi için çeşitli kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, yazar meslek birlikleri, medya kuruluşları ile ortaklaşa çalışmalar yürütülecektir.
  • Suçun oluşmasını sağlayan temel faktörlerden ikincisi yoksulluktur. Evi, işi, eşi, huzurlu bir hayatı olan insanların % 99’u suç işlemez, bir terör örgütüne üye olmak için dağlara da çıkmaz. Bu nedenle genel işsizlik ve gizli işsizlikle mücadele edilerek, istihdamın yaratılması için gerekli tedbirleri almak devletin görevidir.
  • Hukukun üstünlüğünün hiçbir kuşkuya yer vermeyecek ölçüde geçerli kılınabil-mesi için, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde şeffaflığın sağlanması için yürütülen çalışmalar yoğunlaştırılacaktır.

Adalet, mutlaka ilk olarak reforma tabi tutulması gereken olmazsa olmazımızdır. Kentli, çağdaş ve bize ait bir kültür oluşturulması, etkin bir devlet, huzurlu ve güvenli bir toplum arzu ediyorsak muhakkak adalet reformunu gerçekleştirmeliyiz. Yurttaşlarımızın bilerek veya bilmeyerek en fazla şikâyetçi oldukları ve birçok sorunun temeli olan alan, adaletin gerçekleş-memesi veya geç gerçekleşmesinden dolayı yargı alanıdır.

  • Partimiz, tüketici haklarının korunması, yurttaşlarımıza gerek kamu ve gerekse özel sektör tarafından verilen hizmetlerde kalitenin yükseltilmesi, şikâyetlerin giderilmesi, her türlü haksız kazanç ve istismarın önlenmesi amacıyla resmi ve özel denetim mekanizmalarına her türlü desteği verecektir.
  • Yargının yükü hafifletilerek , Adalet ile ilgili eğitim kurumlarının nitelik ve nicelikleri geliştirilecektir.

Yargı, teknolojik ve sosyal gelişmeler en fazla maruz kalan alandır. Yargı alanında sürekli meslek içi eğitimler düzenlenecek ve yargı eğitiminin alt yapısı geliştirilecektir.

1.5       Laiklik

Laiklik ilkesi, bir kavga alanı değil; toplumsal barış ve özgürlüğün teminatı görülmelidir.  Aynı şekilde laiklik prensibinin insan hakları ihlallerine bir dayanak olarak görülmesine ve hangi din ve mezhepten olursa olsun yurttaşlarımızın düşünce, inanç ve ibadet özgürlüğüne engel olarak kullanılmasına da müsaade edilmeyecektir.

1.6       Parti içi demokrasi

Partimizin milletvekili ve belediye başkan adaylarının en geniş katılımla belirlenmesi önceliğimizdir.

Parti içi demokrasinin gerçek anlamda uygulanması, demokratik bir cumhuriyetin en fazla önemsenmesi gereken hususlarındandır. Partimizde demokratik liderlik anlayışı benimsenecektir. Halk arasında “Lider sultası” olarak adlandırılan olgu, milli iradenin hem parlamentoya, hem parti çalışmalarına önemli ölçüde sekte vuran, çoğulculuğu ve katılımcılığı engelleyen antidemokratik bir algılayıştır. Ne bir sendika başkanının, ne bir sivil toplum örgütü yöneticisinin, ne de bir siyasi parti genel başkanının ölene kadar seçilmeyi garanti altına almayı başarması ve tüm yetkiyi iki dudağının ucuna sıkıştırması mutlaka değişmesi gereken bir zihniyeti simgelemektedir.

Partimizde lider hegemonyası olmayacak; partimizde en üst yetkiliden tüm üyelere kadar herkes görüşünü özgürce dile getirebilecek, eleştirilerini ortaya koyabilecek; farklı görüşler ve tüm öneriler dikkate alınacaktır.

Parti kongreleri, gerekli yasal düzenleme ile delegeler dışında seçim kurulları denetiminde isteyen parti üyelerinin de oy kullanmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecektir.

1.7       Dokunulmazlıklar

Milletvekillerinin –kürsü masuniyeti dışında- dokunulmazlıkları kaldırılacak, hiçbir yetkilinin yargılanmasının önünde bir engel bırakılmayacaktır.

1.8 Toplumsal Uzlaşma (Çoğulcu ve Katılımcı Demokrasi)

T.C. yurttaşlarının yasalar önünde eşitliği uygulamada da ortaya konulacak, hiçbir yurttaş, farklı ırk, dil, din, mezhep, siyasal görüş ve kanaati nedeniyle hak kaybına uğratılmayacak, yurttaşlar arasında hiçbir surette ayrım gözetilmeyecektir.

Hangi etnik kökenden gelirlerse gelsinler, tüm yurttaşlarımız anayasal yurttaşlık ortak paydasında eşit haklara sahiptirler. Tüm yurttaşlarımızın eşit yurttaşlar olarak, demokratik bir sistem içerisinde, birlikte mutlu ve huzurlu yaşayabilmesi için gerekli çabaları göstereceğiz. Farklı kültür ve kimliklerine sahip birey ve topluluklara sahip olmamız, ülkemizin kültürel zenginliği olup büyük bir avantajımızdır. Bu nedenle hiçbir yurttaşımız, farklı görüş ve alt kimliğinden dolayı kınanamaz ve farklılıklarını ortadan kaldırmaya zorlanamaz. Bütün yurt-taşlarımız, yerel dil, inanç, gelenek ve göreneklerini özgürce yaşamak, geliştirmek, zenginleştirmek hak ve özgürlüğüne mutlak surette sahiptirler.

Ülkemizin gerçeklerinin bilincindeyiz. Kürt gerçeği de bunlardan biridir. Bu ülkedeki tüm sorunlar, eşit haklara sahip yurttaşlık bilinci içerisinde demokrasi zemininde çözümlenecektir. Kurumlar arası güven ve işbirliğinin kurulması, bu alanda siyaset üstü, tüm yurttaşlarımızın sahiplendiği bir devlet politikasının oluşturulması temel bir ihtiyaçtır. Bu güven ortamını ve bu kapsayıcı politikayı ortaya çıkarmak en temel kararlılığımızdır.

Ülkede barış ve istikrarı korumak, güven ortamının sürekliliğini sağlamak ancak adalete tam güvenin sağlanmasıyla, insan hakları ve yurttaşlık hukukuna tam riayetle, yurttaşlar arasında ayrımcılık yapıldığı konusunda en küçük bir kuşkuya bile yer vermemekle mümkündür. Türküyle, Kürdüyle ve diğer yurttaşlarımızla birlikte, elele ve gönül birliği içinde ülkemizde insan haklarının en üst derecede tesisine ve Türkiye’mizi en ileri devletler atasına sokacak yeni bir ulusal atılım ve kalkınma seferberliğine başlayacağız.

Ülkemiz yurttaşı veya ülkemizde misafir olarak yaşayan farklı milliyet ve inanışlara mensup farklı kimlik gruplarının hakları için Kopenhag kriterleri gibi uluslararası sözleşmelerin hükümleri uygulanacaktır. Tüm sorunlar demokratik zeminde çözümlenecektir.

1.9       Sosyal Devlet

Milli gelirin adaletli dağıtımı esastır. Gelir dağılımında adaleti gerçekleştirmek amacıyla, ekonomik olarak güçsüz olan yurttaşlarımızın piyasada rekabet edebilmelerini sağlayacak kurumlar oluşturulacaktır. Tüm yurttaşlarımızın ulusal kalkınma yarışına katkıları sağlanacaktır.

 “Sosyal Devlet” anlayışı, milli birlik ve beraberlik ile toplumsal barış ve huzurun tesisi, zayıf ve güçsüzlerin korunması, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, engellilerimiz ve işsizlerimizin insanca yaşama haklarının gözetilmesi açısından son derece önemli ve özen gösterilmesi gereken bir kavramdır.

Partimiz, bir yandan ekonomik büyüme ve kalkınmayı hedeflerken, öbür yandan büyük çoğunluğun şimdiki durumda yaşamakta olduğu yoksulluktan kurtarılarak gelir dağılımında adaletin sağlanmasını, orta sınıfın güçlendirilmesini; işsizler, kimsesizler, güçsüzler, yetimler, engelliler, bakıma muhtaç kimseler ile kadın, çocuk ve yaşlıların insanca yaşayabilme imkânlarına kavuşturulmasını zorunlu görmektedir.

1.10     Kamu Yönetimi

Kamu hizmetlerinin yaygın, verimli, hızlı, kaliteli olarak verilmesinde gelişmiş ülkeler-deki yerleşmiş standartlar ile insan hak ve özgürlüklerinin, tüketici haklarının gözetilmesi kavramlarına işlerlik kazandırılacaktır.

Bu hedefe ulaşılabilmesi için yönetimde şeffaflık, dürüstlük ve ehliyetin gözetilmesi, adam kayırmacılığı ve partizanlığın önlenmesi, hizmetlerden yararlandırmada yurttaşlar arasında ayırım yapılmaması, hizmet verilen insanlara saygı gösterilmesi önemsenecektir.

Eğitim, adalet, güvenlik, sağlık ve diğer hizmetlerin yürütülmesinde personel yetersizliğine son vermek için yeterli kamu personeli tedariki, ihtiyaç oranında hizmet alımı ve özelleştirme yöntemlerinden yararlanılması, her durumda kamu hizmetlerinden yararlandırmada istismar, haksızlık ve yolsuzlukları önleyecek yetkin bir denetim mekanizmasının kurulup işlerliği sağlanacaktır. Yolsuzluklarla ilgili zamanaşımı süresi kaldırılacaktır.

Kamu yönetiminde elektronik hizmet sunumu, ortak veri tabanlarının oluşturulması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

1.11     Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele

Nüfuz ve güç kullanımı yoluyla yolsuzluk, kamu hizmetleri ve çalışma hayatının arzu edilen verimliliğe kavuşturulmasını engellediği gibi, yasalar önünde eşitsizliğe sebep olmasından dolayı devletin yurtiçinde ve yurtdışında itibar kaybına uğramasına yol açar.

Yolsuzluk ve rüşvetle mücadelenin önlenmesi için denetim mekanizmalarının çalıştırılması sağlanacağı gibi, bu önlemin yeterli olmayacağının bilinciyle daha önemli tedbir olarak bürokraside hantallığa son verilmesi, yönetim ve hizmetlerde şeffaflığın sağlanması, ihale kanunun değiştirilerek ihalelere fesat karıştırılmasının önlenmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve sonuçta hizmet kalitesinin yükseltilmesi öngörülmektedir.

İhaleler şeffaf olacak, geçmiş ve geleceğe yönelik olarak her türlü kamu ihalesi alan firma ve kişiler kamuoyunun bilgisine sunulacak ve isteyen yurttaşlarımızın incelemesine açık olacaktır.

İmar değişiklikleri şeffaf olacak, geçmiş ve geleceğe yönelik olarak her imar değişikliğinin bazı kimselere çıkar sağlayıp sağlamadığı yurttaşlarımızın incelemesine açık olacaktır.

Rantın veya yandaş olmanın değil, çalışmanın, üretmenin, liyakatin, rekabet edebilmenin prim yaptığı bir yapısal dönüşüm sağlanacaktır.

Siyasi partiler ile mensuplarının çıkarlarına yoğunlaşmış bir siyaset anlayışı kabul edilemez. Siyaseti var kılan neden, halkımızın refah ve mutluluğu ile ülkemizin geleceğidir. Her siyasetçide bulunması gereken toplumsal sorumluluk bilinci ve duygusunun gereği budur.

Başta seçimle göreve gelenler olmak üzere, önemli görevlerdeki tüm kamu görevlilerinin mal bildirimleri şeffaf ve her isteyen yurttaşın incelemesine açık olacaktır.

Partimiz, küreselleşen dünyada ulusal çıkarlarımızı sağlayacak politikaların oluşumuna katkı sağlayan her yurttaşımızın ürettiği bilgiyi sahiplenmeyi amaçlayan bir siyasi harekettir. Kamu kaynaklarının kullanımı, şeffaflık ve rekabetçi bir ortamda gerçekleştirilecek; kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim makamlarına atamalar liyakat kurallarına uygun olarak yapılacak; atamalara esas teşkil edecek objektif liyakat kuralları yasal düzenlemelerle belirlenecek; insanlarımız arasında dayanışmayı ve görevini en iyi yapmayı özendiren bir toplumsal kültür oluşturmak hedeflenecektir.

1.12     Yerel Yönetimler

Kamu hizmetlerinin yaygın ve hızlı bir şekilde yürütülmesi için merkezi yönetim yetki-sindeki birçok hizmetin yerel yönetimlerce yürütülmesi çalışmaları hızlandırılacak; ancak bu yetkilerin kullanımı merkezi yönetim tarafından titiz bir biçimde denetlenecektir.

Partimiz, yerel yönetimlerin su, elektrik, temizlik, altyapı çalışmaları, yapı izni ve kont-rolü gibi rutin hizmetleri yanı sıra şehir kültürünü geliştirme görevine de yeterli önemi vermesi gerektiği kanaatindedir.

Yerel yönetimlerin etkinliği arttırılacak, merkezi yönetime mali ve idari bağımlılığı azaltılacak, kaynak kullanımı üzerinde halkın denetimini güçlendirecek bir şeffaflık sağlanacaktır.

Ulusal yeni bir kentleşme politikası belirlenecektir.

İmar ve görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılacağı, altyapı eksikliklerinin giderileceği, yapılaşma oranının aşıldığı kesimlerde zorunlu kamu binaları dışında imar değişikliklerinin engelleneceği ve tamamen şeffaflaşacağı, kentsel dönüşümü tamamlanacağı, inşaat standart ve denetiminin etkinleştirileceği, tüm yaşam alanlarının engellilerin kullanımına uygun duruma getirileceği, kent kültürünün yeniden inşa edileceği bir büyük seferberlik başlatılacaktır.

1.13     Sivil Toplum Örgütleri

Sivil toplum örgütleri çoğulcu ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez derecede önemli kurumlarıdır. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri, dernek ve vakıflar olarak, hizmet alanlarıyla ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin ilgili birimlerince ayrılacak fonlardan yararlanacak, ancak yasal denetim dışında yönetim ve icraatlarını özgürce yürütebileceklerdir.

Yurttaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının kamusal nitelikli karar uygulama ve de-netim süreçlerine katılımı gerçekleştirilecektir. Sivil toplumun gelişmişliği, etkinliği ve ulusal kültüre sağladığı katkı, ülkemiz demokrasisinin düzeyi ile doğrudan bağlantılıdır.

2 EKONOMİ VE MALİYE

Ekonomi insan içindir. Siyaset ülke refahını artırmak için yapılır. Bizim ekonomi anlayışımız üretimin artırılmasına ve hakkaniyetle paylaşılmasına dayanır. Dolayısı ile üretim ve rekabet bazlı bir ekonomik yapı oluşturmak ve sosyal adaletçi bir yaklaşımla paylaşım temel hedefimiz olacaktır.

Çağımızda ülkelerin savaşımı ekonomik alandadır. Dolayısı ile “Ekonomik Güvenlik” kavramı da savunma güvenliği gibi stratejik bir yaklaşımla ele alınması gereken önemdedir.

Çağımızda küresel ekonomik hareketler, çok iyi takip edilmesi ve yönlendirilmesi gereken bir konudur. Ulusal ekonomimizin küresel merkezi ekonomilerin ihtiyaçlarına göre değil, ülkemizin ihtiyaçlarına ve küresel rekabet gücümüzü yükseltmeye yönelik olarak yapılandırılması temel önceliğimizdir.

Ekonomi anlayışımızda öne çıkan hususlar şunlardır;

2.1       İşsizliği azaltmak için üretim ve kalkınma esastır. Sürdürülebilir olmayan büyüme oranı ne kadar büyük olursa olsun kalıcı istihdam yaratmaz. İşveren, bir ekonomik büyüme döneminden sonra daralma bekliyorsa işçi almaz. Bu nedenle hükümetlerin en öncelikli görevi sürdürülebilir bir yapıyı oluşturmalarıdır.

2.2       Yatırım GSYH ve Tasarruf GSYH oranlarının yükseltilmesi temel hedeflerimizdendir.

2.3       Ulusal ekonomimizin rekabet edebilirliğini gözeten bir kur politikası oluşturulacak; sermaye hareketlerine dayalı değil, cari fazlaya dayalı bir finansman önceliği ve makro strateji benimsenecektir.

2.4       Ekonomimizin ara malı üretim ve ithalat envanteri sektörler itibariyle çıkarılacak, analizlerine dayalı olarak ara malı üretiminde ulusal sanayimizin öncelikli hale gelmesi sağlanacaktır.

2.5       Ekonominin çarpık yapısı düzeltilirken devletin ekonomiye günlük müdahalesi en aza indirilmelidir. Müdahaleci değil düzenleyici ve denetleyici kurumlarını geliştirmiş devlet anlayışı esas alınacaktır. Kalkınma için; temiz ve şeffaf bürokrasi ve yasama organının önemi kadar fikri mülkiyet hakları da dâhil olmak üzere özel mülkiyet haklarının yasal güvencelerle güçlü bir şekilde korunması gerekir. Kalkınma için kurumsal yönetişime önem veren işletmeler ile kredileriyle ağırlıklı olarak istihdam yaratan üretimi destekleyen güçlü finans kurumlarının oluşumu hedeflenecektir.

2.6       Yatırım ortamının iyileştirilmesi için azami dikkati gösteren, girişimcinin dostu ve yol göstericisi olan bir devlet; istikrarlı bir ekonomi, düşük faiz, enflasyon düzeyi ve rekabetçi kur seviyesinin yatırım kararı almadaki hayati önemini bilen bir bakış açısına sahip olu-nacaktır.

2.7       Devlet, bölgesel kalkınmışlık farklılıkların azaltılması amacıyla, ekonomik kalkınmadaki öncelikleri dikkate alacaktır.

2.8       Kadınlar, anne olarak ailede üstlendiği rolün daha fazlasını üretimde ve kalkınmada oynamalıdır. Kadını eğitemeyen, üretime sokamayan toplumlar, tüketen ancak üretmeyen bir yapı oluşturur. Kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık uygulanacaktır.

2.9       Bilgiye ve teknolojiye, AR-GE’ye, girişimci sermayesinin gelişmesine özel önem verilecektir. KOBİ’ler ekonominin can damarlarıdır ve en önemli istihdam kapılarıdır. Başta yazılım sektöründe faaliyet gösterenler olmak üzere desteklenmelerine özel önem verilecektir.

2.10     Aynı zamanda sosyal dokumuzun da ana unsurlarından olan Esnaf ve Sanatkarlarımızın güçlendirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır.

2.11     Yoksullukla mücadele kalkınma hedefinin olmazsa olmazıdır. Yoksulluk kendisini besleyen bir olgudur.

2.12     Yolsuzlukla mücadele, kalkınma için çok önemli olan kaynakların etkin kullanımı yönünden olduğu kadar, toplumsal vicdan, etik ve hukuk düzeni açılarından da önemlidir. Yozlaşmanın ekonomilerde olduğu kadar toplumlarda da yarattığı tahribat çok iyi bilinen bir gerçektir. İhale mekanizmalarının ve kamu alımlarının bozulmasına, rüşvetin ve bahşişin ön plana çıkmasına, insan kaynaklarının ve sermayenin üretken alanlardan uzaklaşmasına, gelir dağılımının bozulmasına neden olan yozlaşma, devletin ve kurumlarının itibar kaybına neden olmaktadır. Bu gelişmeler gelinen noktada politik, ekonomik ve sosyal istikrarın bozulmasına, bireylerin ve kurumların birbirlerine duydukları güvenin azalmasına ve ülkemizin sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde gelişme göstermesine neden olmaktadır. Buradan hareketle, devlette yozlaşmaya yol açan kayırmacı, grupçu, partizan yapılanmaları yok edip, üretimi ve hizmeti değerlendiren; bilgiyi, tecrübeyi ve liyakati öne çıkaran; hukukun üstünlüğünü esas alan bir idari/ekonomik yapılanmayı öncelik olarak görüyoruz.

2.13     Mali disiplin temel önceliğimizdir. Kayıt dışılıkla mücadelede hedef daha çok vergi almak değil verginin tabana yayılması olmalıdır. Harcamalarda şeffaf olmak ve hesap vermek esastır. Kamunun iç ve dış borçlanmasına sınırlar getirilecektir. Bir ülkenin kamusal borçlarını son tahlilde dar ve sabit gelirli kesimler ödemektedir. Ülkemizin kalkınma mücadelesinde hayati önemi olan kamu yatırımlarının eğitim, sağlık, adalet, emniyet ve savunma alanlarında yoğunlaşması sosyal devlet olmanın bir ilkesidir. Kamu üretimine katkı sağlaya-bilmek için alt-yapı yatırımlarına özel önem verilecektir.

2.14     İhracatı geliştirmek ve teşvik etmek için olabilecek tüm kaynaklar en etkin ve verimli bir şekilde tahsis edilecektir. İstihdam yaratma özelliğinin yanı sıra, döviz gelirleri arasındaki öncelikli yer tutan turizm sektörü çevreyi koruyarak geliştirilecektir.

2.15     Sürdürülebilir kalkınma için sağlıklı ve iyi eğitilmiş nesillerin gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Sağlık hizmetlerinin kalkınma yolundaki önemine bağlı olarak, en geniş şekilde temel sağlık hizmetlerine ve koruyucu hekimliğe ağırlık verilecektir. Topyekûn kalkınma yolunda, bireysel refahın artmasına paralel nüfus artışı, ana-çocuk sağlığı konusunda yurt genelinde daha nitelikli ve yaygın hizmet verilmesi sağlanacaktır.

2.16     Özelleştirme, ekonominin rasyonelleşmesi, kaynak kullanımında etkinliğin ve ulusal ekonomimizin rekabet gücünün artırılması hedefleri doğrultusunda yürütülecektir. Stratejik tesisler yabancılaştırılmayacaktır. Yabancılara toprak satışı yasaklanacaktır. Mülkiyetin devri yerine intifa hakkına dayalı bir düzenleme yapılacaktır.

2.17     Sermaye piyasalarının ekonomimizin finansman ihtiyacını karşılayacak güçlü bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.

2.18     Ulaşım ve taşıma maliyetlerinin azaltılması maksadıyla karayolları, demiryolları, deniz ve hava ulaşımını kapsayan yeni bir strateji planı hazırlanacak ve uygulanacaktır.

Tarım ve Hayvancılık

2.18     Kırsal kalkınmaya ve tarımsal desteklemeye verilen önemin amacı, daha çok tarımsal ürün elde ederken daha ucuz ve sağlıklı gıda tüketimini sağlamaktır. Tarımsal destekleme politikası üretimi destekleyen, tüketiciyi cezalandırmayan sürdürülebilir bir yapıyı esas alacaktır. Üreticinin örgütlenmesi, alın teri ürününün doğrudan pazarlaması teşvik edilecektir. Sulamanın yaygınlaştırılması ve arazi toplulaştırması projeleri önemli önceliklerimiz olacaktır.

2.19     Tarımda rekabet gücü yaratmaya hedefli, köklü bir yeniden düzenleme dönüşümle birlikte etkin bir sosyal programı da içeren bir strateji hazırlanması önceliklidir. Tarım sektörünün rekabetçi hale getirilmesi ve tüm ülkelerde uygulanan destek ve teşvik politikalarının ülkemizde de sosyal ve yöresel koşullar göz önünde bulundurularak yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Temel hedef rekabetçi tarım sektörünün oluşturulmasıdır.

2.20     Tarım sektörünün dış rekabetten olumsuz etkilenmemesi için gerekli tüm devlet destekleri sağlanacaktır. Ancak rekabet gücümüzün artırılması için tarım topraklarındaki mülkiyet yapısı, üretim ve pazar sorunları ayrı temel konular olarak ele alınacak ve tarım stratejileri oluşturulacaktır.

2.21     Çalışma Hayatı

Gerçek anlamda bir çalışma barışı ve ortamının sağlanmasının, ekonominin sürdürülebilirliği ve halkın refahı açısından çok önemli olduğunun bilinciyle iş hayatı ile ilgili mevzuat ve uygulamaların geliştirilmesi gayreti içersinde olacak olan partimiz, dengeli ve geleceği dikkate alan bir çalışma politikası uygulayacaktır.

Endüstriyel üretimin çağdaş standartlara uygun olarak arttırılmasını hedef alan partimizin, çalışma yaşamına ilişkin düzenlemelerde bölgesel ve sektörel farklılıkları gözeten, çalışma hayatı taraflarının görüşlerini daima dikkate alan bir anlayışı olacaktır.

2.22    Sosyal Güvenlik

Sosyal güvenlik harcamalarını “kara delik” ya da “bütçe açıklarının” müsebbibi olarak görmek yanlıştır. Sosyal güvenlik sistemi, sosyal risklere karşı tüm bireylere ve bakmakla yükümlü oldukları kişilere asgari yaşam standardı sağlayacak bir anlayışla yeniden ele alınacaktır. Aile kurumu sosyal yardımlara baz teşkil edecek ve aile yardımları başlatılacaktır.

Herkes gücüne göre, gücü olmayan tümüyle kamu imkânlarıyla sosyal yardımlardan yararlanabilecektir.

Yaşamının en güzel yıllarında çalışmış ve topluma katkıda bulunmuş olanlara emekliliklerinde de kamunun katkısı ve vefası mutlaka gösterilecektir.

İstihdam yaratan işverenlere SGK primi ve vergi avantajı sağlanacaktır.

Kayıt dışılığı ve kayıt dışı istihdamı önleme konusunda sosyal tarafların da mutabakatı sağlanacak ve teknolojiden yararlanılarak kalıcı ve caydırıcı düzenlemeler yapılacaktır.

2.23 Sendikal Haklar   

Sendikal haklar; Türkiye’nin taraf olduğu İLO Sözleşmeleri ile Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı çerçevesinde “örgütlenme, grev, toplu sözleşme ve sosyal diyalog süreçlerine katılma” hakkını da içerecek şekilde yeniden ele alınacaktır. Tüm çalışanların sendikalaşmaları önündeki engeller kaldırılacaktır.

Güçlü, etkili ve çoğulcu sendikal yapıları özendirmek amacıyla işçi ve memur sendikalarının “ortak örgütlenmesine” imkân sağlayacaktır.

Emekli yurttaşlarımızın sendika kurmaları ve sorunlarını sendikaları aracılığı ile çözüme kavuşturmaları için emekli sendikalarının örgütlenmesi önündeki engeller kaldırılacaktır.

2.24    Personel Reformu

Hatırlı nüfuzlu kişilerin kamu hizmetini kolayca aldığı, çoğu yurttaşın kamu hizmetini almakta zorlandığı kayırmacı yapı temelden değişecektir. Bu amacı gerçekleştirmek için kamu personel rejimi yeni baştan ele alınacaktır. Kamu görevlisinin işe alınması, atanması, yükselmesi ve yer değiştirmesi gibi işlemler iktidar sahibi veya nüfuzlu kişilerin tekelinden çıkarılacaktır.

Personel hareketlerinde yandaşlık yerine liyakat ve ehliyet esas alınacaktır. Personel temininde güçlük çekilen bölgelere götürülecek kamu hizmetlerinin aksamaması için rotasyon yöntemi dahil her türlü önlem alınacaktır.

Kamu kurumlarına göre farklılık gösteren memur aylıkları kıdem, tahsil, iş riski, iş güçlüğü, temininde güçlük, mali sorumluluk ve benzeri kıstaslar sadeleştirilecek ve adil hale getirilecektir.

2.25      Enerji ve Madencilik

Enerji olmadan üretim ve kalkınma olmaz. Üretimin en önemli girdilerinden biri olan enerjide dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması hedefimizdir. Enerjideki arz sorununun üste-sinden gelebilmek için Kamusal yatırımlar artırılacak, özel yatırımlar da teşvik edilecektir.

Enerji ve madenciliği bugünün ve yarının sorunu olarak görüyoruz. Enerjinin günümüzde büyük bir mücadelenin kaynağı olduğunun ve birçok sıcak veya masa başı çatışmalarının sebebi olduğunun farkında olarak önemsiyoruz. Türkiye, hem enerji ve maden kaynaklarına sahip bir ülke ve en önemli enerji yoludur. Ulusal enerji ve madencilik politikası uygulamak üzere çalışmalar başlatılacaktır.

Enerji ve madenciliğin kamuda veya özel sektörde olmasından ziyade bizim olması önemlidir. Bu doğrultuda da hem mevzuat hem de uygulama alanında kalıcı değişiklikler yapılacaktır.

3          DIŞ POLİTİKA

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, Dünyada barış” direktifi, dış politikamızın esasıdır.

Partimiz, ülkemizin tarihî, coğrafi ve kültürel özellikleri ile jeopolitik ve stratejik konumunu dikkate alan dinamik bir dış politika yürütülmesini öngörür.

Dış politikamızda ulusal çıkarlarımızı ve uluslararası ilişkilerdeki karşılıklılık esasını gözeten, önyargılardan uzak, diyaloga açık, bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak için azami gayret gösteren, tutarlı, seviyeli, vakur, etkin bir duruş sergilenecektir.

Kıbrıs milli bir davamızdır. Kıbrıs politikamızın temeli, ülkemizin ulusal çıkarları ile Kıbrıs Türk Halkı’nın huzur ve güvenliğini garanti altında tutma esasına dayanır.

3.1       AB ve ABD İle İlişkiler

Tam üyelik sürecinde bulunduğumuz AB ile yürütülmekte olan müzakereler kapsamında mevzuat değişikliklerinin zamanında tamamlanarak yürürlüğe konulmasına gerekli özen gösterilecek; hem AB üyeliği hem demokratikleşmemizin gereği olarak yurttaşlarımızın yaşam standardının yükseltilmesi için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

Avrupa Birliği ile ilgili ülke politikamızın siyasi araç niteliğinden çıkarılıp devlet politikası haline dönüştürülmesi ve gerekli mekanizmaların süreklilik bakış açısıyla yeniden yapılandırılması önceliğimiz olacaktır. Avrupa Birliği’ne eşit koşullu tam üyelik hedefi korunacaktır. Gerekli reformlar ve müzakere süreci hızlandırılırken, konjonktürel eğilimlerden ziyade geniş katılımlı platformlarla belirlenecek, sosyal ve kültürel dokumuza uygun stratejik hedeflerle müzakere ve görüşmelerin sürdürülmesi sağlanacaktır. Avrupa Birliği üyesi olmak hedefi doğrultusunda atılacak adımlarda, Türkiye’nin modernleşme dinamikleri, anlayışı ve süreci Avrupalılaşmak olmayacak; Türk ulusunun paylaştığı değerlerin, Avrupa Birliği’nin uluslarüstü konumunda, “öteki” değil, paylaşılan değerler arasında görülmesine katkıda bulunulacaktır. Avrupa Birliği’nin dinamik bir süreç ve dinamik bir yapı olduğu yaklaşımıyla sadece var olan kriterler üzerinden politikalar üretmek yerine, bu değişkenlik içerisinde etkin olabilmemiz, kurumlarımızın bu değişime uyum sağlayacak ve katkıda bulunabilecek şekilde yapılandırılması sağlanacaktır. Toplumsal kabul edilirliği yüksek olmayan hiçbir politikanın uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla, toplumumuzu oluşturan her kesimin katılımcı demokrasi ve siyasal şeffaflık anlayışı ile sürecin etkin bir parçası haline getirilmesi ana önceliklerimizden birisi olacaktır.

ABD ve NATO üyesi diğer ülkelerle ilişkilerimiz, tüm diğer ülkelerle olduğu gibi, ulusal çıkarlarımızın korunmasına özen gösterilerek ve karşılıklı menfaatler gözetilerek geliştirilmeye çalışılacaktır.

3.2       Komşularımız ve Türk ve İslam Dünyasıyla İlişkiler

Ortak tarihî ve kültürel değerlere sahip bulunduğumuz komşu ülkeler ile Türk Cumhuriyetleri ve İslam ülkeleriyle kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasi ilişkilerimizin güçlendirilmesi, işbirliği olanaklarının geliştirilmesi önemli hedeflerimizdendir.

4          GÜVENLİK

4.1 Yurttaşlarımızın iç güvenliğini sağlamakla yükümlü emniyet teşkilatımızın asayişi temin, terörle mücadeleyi sürdürebilmesi için yeterli sayıda eğitilmiş personele sahip bulunması, görevlerini layıkınca yapabilmeleri için bilgi ve teknolojik imkânlardan yararlanabilmeleri yönünde gerekli çalışmalar yürütülecektir.

4.2 Trafik kazaları ülkemizin en önemli sorunlarından biri olup, bu kazalar sonucu her yıl çok sayıda yurttaşımızın can ve mal kaybına uğramasına seyirci kalınamaz. Trafik hizmetlerinin yasalara uygun olarak sıkı bir denetimle yürütülmesi, yasa ihlallerinin tavizsiz uygulanması için yeterli personel ve aracın temini, gerekli teknolojinin kullanılması, altyapı yeterliğinin sağlanması, personel eğitiminin daha da iyileştirilmesi, trafik cezalarının, ihlalleri caydırıcı hale getirilmesi ve denetim ihmallerinin cezalandırılması için gerekli titizlik gösterilecektir.

4.3 Türkiye bölgede ve dünyada barış ve huzur ortamının korunması ve güçlendirilme-sine katkıda bulunan ve bulunmaya devam edecek önemli ve büyük bir devlettir. Bundan sonra da bu katkının sağlanması için tüm gayretleri göstermeye devam edecektir.

4.4 Ülkemizin dış güvenliğini sağlamak ve toprak bütünlüğümüzü korumakla yükümlü ordumuzun caydırıcı güçte olması için, ileri teknoloji ile donatılması, silah araç ve gereçlerinin mümkün oldukça yerli üretimce temini için gerekli hassasiyet gösterilerek her türlü destek sağlanacaktır.

5          EĞİTİM ve ÖĞRETİM

5.1       Eğitimi, eğitim kurumlarında sürdürülen faaliyetlerin ötesinde, eğitim çağındaki insanlarımızın yaşamlarının bütününü kapsayan bir süreç olarak görüyoruz. Çocuklarımız ve gençlerimizin en verimli dönemlerini eğitim kurumları, dershaneler, kurslar, kitaplar ve bitip tükenmez sınavlarla hayatın pratiklerinden koparmanın yanlış olduğuna inanıyoruz. Bizce ger-çek ihtiyaç daha fazla kurs, daha fazla dershane değil, hayatla daha fazla iç içeliktir. Asıl ihtiyaç, çocuklarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerini hayatla ve tabiatla iç içe yaşayacakları ortamları hazırlayacak düzenlemelerin yapılmasıdır.

5.2       Anaokulundan üniversite son sınıfa kadar tüm öğrencilerimizin, yeterli beslenme ve yeterli eğitim araç-gereçlerinin temini, devletin sorumluluğundadır.

5.3       İlk ve ortaöğretimde eğitim kalitesinin arttırılması, okul-dershane ikilemine çözüm bulunması hedeflerimizdendir. Öğrencilerin eğitim ve öğretim ihtiyaçlarının okul çatısı altında karşılanması sağlanacaktır.

5.4       Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, lise mezunlarının üniversite kapısında birikmemesi, mesleki eğitimin teşvik edilip yaygınlaştırılması, mesleki eğitimin istihdama yönelik olarak sürekli kılınması gibi temel sorunların çözümü için de yeni düzenlemeler yapılacaktır.

5.5       Üniversitelerimizin önemli sorunları vardır. Hedef bilginin yeniden üretimi ve yenilenmesi olmalı ve yenilenme her alanda üretim ve değişimin gerçekleşmesine hizmet etmelidir. Bu hedefi gözeterek üniversitelerde akademik unvanlar azaltılacak ve sadeleştirilecektir.

5.6       Üniversiteler, sosyal hayatı ve piyasalar arasındaki ilişkileri güçlendirerek yeni bir üretim ortamına çekmek üzere yeniden yapılandırılacaktır.

5.7       Üniversiteler, bulundukları kent ve bölgenin sorunlarına çözüm üretmeye, bilgi üretimine ve kalkınmaya öncülük etmeye yönelik çalışmalar içinde olacaktır.

5.8       Okullarımızda öğrencilere yabancı dil öğretim kalitesinin yükseltilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

5.9       Yurtdışındaki çocuk ve gençlerimizin ana dili unutmamaları ve kültürel kimliklerini korumak için yurtiçinde ve yurtdışında eğitim imkânları güçlendirilecektir.

6          KÜLTÜR VE SANAT

6.1       Yeni bir milli kültür politikası oluşturmak üzere gerekli çalışmalar yürütülecek; oluşturulacak politika ve uygulaması için üniversiteler, aydınlar ve ilgili sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerinden yararlanılmasına özen gösterilecektir.

6.2       Kültür Bakanlığı, Turizm Bakanlığından ayrılarak, müstakil bir bakanlık halinde ülkenin kültürel gelişmesi ve bilgi toplumu hedefine ulaşılması için üniversiteler başta olmak üzere, ilgili kuruluşlar ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde kapsamlı çalışmalar yürütecektir.

6.3       Kültür Bakanlığı, tüm bilim dallarında akademisyen ve serbest araştırmacı bilim adamlarının araştırma ve bilimsel projelerini destekleyecektir.

6.4       Korsan yayınlarla mücadelenin en geçerli yöntemi olarak ve bilgi toplumu hedefine gecikmeden ulaşılması bakımından yayıncıların sorunlarıyla ilgilenilecek; yayınevlerinin KOBİ kapsamına alınarak desteklenmesi, kitap fiyatlarının düşürülmesi ve baskı sayısının arttırılarak okura kaliteli hizmetin verilebilmesi için kitap kâğıdına sübvansiyon uygulaması yapılarak kitap girdilerinde vergi indirimine gidilecektir.

6.5       Kültür Bakanlığımız, sivil toplum kuruluşları ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde yurtdışındaki yurttaşlarımızın kültürel ihtiyaçlarını karşılamak ve milli kültür değerlerinden kopmamaları için çalışmalar yürütecektir.

6.6       Sanatın her alanı ile, başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan insanımızın ilgilenmesi, bir toplumsal kültür haline dönüştürülecek, sanatçılar desteklenecektir.

7          BİLİM ve TEKNOLOJİ

7.1 Partimiz, ekonomik büyümenin ülkemiz şartlarını gözeterek ihtiyaçlarını karşılaya-bilecek kapasiteye ulaştırılabilmesi ve küreselleşme koşullarında uluslararası rekabete cevap verebilecek düzeye getirilebilmesi için bilim ve teknolojiye gerekli önemin verilmesini zorunlu görmektedir.

7.2 Endüstriyel gelişimin sürdürülerek bilgi toplumuna geçişin sağlanması için üniversitelerin öğretim ve Ar-Ge faaliyetlerini geliştirerek birer bilgi ve teknoloji üretim merkezleri haline gelmesi için yeni düzenlemeler yapılarak, yürütülecek çalışmaları mümkün kılacak yeterli kaynak aktarımı sağlanacaktır.

7.3 Türkiye’den diğer ülkelere beyin göçü önlenerek; tersine bir akışın sağlanması, yurtdışı master ve doktora burs programları etkinleştirilerek; ülkemiz, uluslararası bilim çevreleri için bir çekim merkezi haline getirilecektir.

8          MEDYA

Kitle iletişim araçları, toplumsal ve ekonomik gelişmede önemli rol oynayan, demokratik sistemin vazgeçilemez unsurlarıdır. Medya organlarının düşünce ve haberleşme özgürlüğünün gereklerini yerine getirmesi, hizmetlerinin kolaylaştırılması hukuk devletinin gereğidir.

9          TURİZM

Birçok özelliğiyle büyük bir turizm potansiyeli taşıyan ülkemizi ziyaret eden/edecek konuk sayısını arttırmak, sektörün güçlendirilmesi açısından önemli olduğu kadar; kültürel ve ticari işbirliği yapacağımız ülke ve insan sayısını arttırmak açısından da ayrı bir önem taşı-maktadır. Bu amaçla sadece sahil turizmi ile yetinilmeyerek, fuar, tarih, din ve kongre turizmlerini de geliştirmek üzere daha etkin bir tanıtım çalışması ve buna bağlı yeni düzenlemeler yapılacaktır.

10        SAĞLIK

“Sağlıkta ne kadar tüketirsen o kadar sağlıklısın!”anlayışı yanlıştır. Sağlığa ayrılan kaynaklar artırılacak ve etkin kullanımı sağlanacak; ulusal sağlık politika ve stratejileri hayata geçirilecektir.

Sağlıkta tüketimi önceleyen tedavi edici hekimlik yerine koruyucu ve önleyici hekimliğin ön plana alınması gerekmektedir.

Anne ve çocuk sağlığı ve eğitimi öncelikli hedefimizdir.

0-16 yaş arası çocukların sağlıklı beslenmesi için ulusal bir beslenme programı hazırla-nacaktır.

Sigara ve tüm bağımlılık yapıcı tüm maddelere karşı etkili bir kampanya yürütülecek, gençlerimizin bu ölümcül tuzaktan uzak tutulması için etkin önlemler alınacaktır.

Trafik kazalarında ölüm ve kaza sonucunda oluşan sakatlığa bağlı sağlık ve işgücü kaybını engellemek birincil sorumluluklarımızdandır.

Büyük ölçüde dışa bağımlı olduğumuz ilaç/tıbbi teknoloji alanında ulusal bir strateji oluşturulacak ve yaşama geçirilecektir. 21 yüzyılda giderek önemi artan biyoteknolojik ilaçlar alanında kısa-orta ve uzun erimli stratejiler oluşturulacaktır.

11        SOSYAL HİZMETLER

11.1     Aile ve Kadın

Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi için ekonomik ve sosyal önlemler alınacaktır.

Çocuklarımızın anneleri ve ilk eğiticileri olan kadınlarımızın eğitim düzeyinin yükseltilmesi, çalışma hayatında daha çok yer almalarının sağlanması ve üretime katkılarının arttırılması, istihdamlarının kolaylaştırılması için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

Kadınlarımızın aile içi şiddet ve toplum hayatında çeşitli istismar ve baskılara uğramaktan korunması için sosyal, kültürel ve ekonomik tedbirler alınacaktır.

11.2     Çocuk

Çocuk Esirgeme Kurumunun koruması altına alınmış çocukların koruyucu aile uygulamasıyla aile ortamında yetişmeleri teşvik edilecek, koruyucu ailelere maddi yardım ve sosyal hizmet uzmanı desteği verilecektir. 0-2 yaş arası çocuklar için bebek bakım evlerinin açılması teşvik edilecektir.

Bakıma muhtaç çocuklar ve sokak çocukları sayısının artışını önlemek için aile kurumunun güçlendirilmesi, ailede ve okulda eğitime önem verilmesi gibi sosyal önlemlerin büyük önem taşıdığı göz önüne alınacaktır.

11.3     Engelliler

İnsanları engelli duruma getiren nedenlerle mücadele edilerek; özellikle trafik kazalarının önlenmesi ve yurttaşlarımızın beslenme yetersizliğine yol açan konularda gerekli çalışmaların yürütülmesine büyük önem verilecektir.

Engelli yurttaşlarımızın istihdamını arttırmak üzere, çalışma alanlarını genişletmeyi sağlamak için yeni düzenlemeler yapılacaktır.

11.4     Yaşlı Bakım Hizmetleri

Huzurevlerinde bakımı sürdürülen yaşlılar için hizmet kalitesinin yükseltilmesi, hizmet-lerin dünya standartlarına uygun haline getirilmesi sağlanacak, ihtiyacı karşılamak üzere yeni huzurevleri açılacak ve özel huzurevlerine destek ve denetim hizmeti verilecektir.

Arzu eden yaşlılar için sosyal hizmet uzmanları gözetiminde evde bakım ve kontrol hizmeti verilecek, yaşlılara bakım için ailelere yardım yapılacaktır.

12        GENÇLİK ve SPOR

12.1     Gençlik

Gençliğimiz milletimizin geleceğine dikilmiş fidanlardır. Eğitimi, öğrenimi, terbiyesi, donanımları ne ölçüde kaliteli olursa geleceğimize o denli umutla bakma hakkına sahip olabiliriz.

Gençliğimizin yetişmesine önem veriyor olmak, ebeveynin eğitimi ve refah seviyesine, aile içinde aldığı eğitim ve terbiyenin yeterliliğine, ilkokuldan üniversiteye kadar her seviyede kurumsal eğitiminin kalitesine, medya araçlarından ne ölçüde olumlu yönlendirmeler aldığına bağlıdır.

Sağlıklı beslenen, eğitim ve iş olanakları konusunda ağır sorunlarla karşılaşmayan, yedi yaşından otuz yaşına kadar sürekli sınav stresiyle bunaltılmayan, okulda sadece öğretim değil, yaşamı için gerekli sosyal ve ahlaki eğitimi alan, zararlı alışkanlıklar ve kimlik yabancılaşmasının yoğun baskı ve propagandası altında yalnız bırakılmayan, özgür düşünceli, bir parçası olduğu topluma ve insanlığa yararlı, sadece tüketmeyen, daha çok üreten, ahlaki, milli ve insani değerlere önem veren, bilgili, görgülü, kültürlü, sağlam karakterli, çalışkan, özgüven sahibi, sorgulayan geleceğe umutla bakabilen, özgüven sahibi, sorgulayan ve büyüklerine bu umudu veren bir gençliğin yetiştirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır.

Genç kızlarımızın eğitim ve becerilerinin geliştirilmesi için yürütülecek çalışmalara ayrıca titizlik gösterilecektir.

12.2     Spor

Sporun amacı, başta gençlerimiz olmak üzere tüm yurttaşların beden ve ruh sağlığının korunup geliştirilmesidir. Bu ilkeye dayalı olarak, sporun sadece futbol alanında değil, tüm dallarda toplumun geniş kesimlerine ve her yaş grubuna hitap edecek şekilde yaygılaştırılması sağlanacaktır.

Başta okullar olmak üzere tüm kamu kuruluşları ve yerel yönetimler ile özel sektörün çalışanlarına spor zaman ve imkânı hazırlaması özendirilecek; tüm dallarda amatör spor çalışmaları teşvik edilerek desteklenecektir.

13        ÇEVRE

Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı çevre programını başlatacağız. Yaşadığımız dünyanın bizden öncekilerden miras alınan ve bizden sonrakilere daha yaşanılır bir dünya olarak miras bırakılması gerektiği bilinciyle, çevre bilincinin aile, okul, toplum, medya boyutlarıyla geliştirilmesi gerekmektedir.

Çevre bilincinin geleceğe yönelik olarak eğitimle geliştirilmesinin yanı sıra kullanılan toprak, işyeri, ev, toplu yaşam alanlarında; her tür yatırım ve yapımda, tüketim araç ve gereçlerinde, tüketilen yiyecek ve içeceklerde, tüketilen hava, su ve yeşil alanlarda, akarsularda, denizlerde çevreyi ve doğayı korumaya özen gösterilecektir.

Araç çubuğuna atla