• nusret1

    Nusret Uygur “Millet İçin Çalışmalarımız Devam Ediyor”

    Nusret Uygur “Millet İçin Çalışmalarımız Devam Ediyor”

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur “Millet İçin Çalışmalarımız Devam Ediyor

    Her Şey İnsan Ve Onun

    Onuru İçin Çalışacağız

    Evet Çalışmalarımız

    Aralıksız Devam Ediyor

    Durmayacağız

    Bıkmayacağız

    Usanmayacağız

    Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Mardin’imizin ve Halkımızın İçinde Olmaya Devam Ediyoruz”

    nusret1 nusret2

    Hak Ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur “Dün Kızıltepe Bu Gün Mardin Deyiz Mardin ‘deki Temaslarımızda İlçelerimizin Kurulmasına Hız Verdik Yeni Nesil Siyaset Yalansız Dürüst Siyaset Sloganımızla Yollardayız Durmayacağız Millete Hizmet Etmek Dertlerine Derman Olmak Bir Şereftir Bizim İçin Hak Ve Huzur Partisi Farklı Siyaset İzlemeyi İlke Edinmiş Bir Partidir Herkese Eşit Mesafede Davranan Milletin Fikrini Alan Milleti Dinleyen Bir Parti Çünkü Paylaşmayı Seviyoruz Paylaşmaya Geliyoruz Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde..”

  • pide

    Mardin’de Tanıtımlar Tüm Hızıyla Devam Ediyor

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur “Mardin deki  Çalışmalarımız Ve Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Çalışmalar Tanıtımlar Tüm Hızıyla Devam Ediyoruz Bize Durmak Yok Milletle Esnafla Buluşuyor Sıkıntılarını Dertlerini Dinliyor Sorunlarını Dile Getirmeye Devam Ediyoruz Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Anlatıyor Partimizi Samimiyetle Tanıtıyoruz Halktan Kopmayacağız Yapacaklarımımız Hizmetleri Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız’ın fikrini Anlatıyoruz İlgi Var Çünkü Samimiyiz Doğaçlama Konuşuyorsun Olduğumuz Gibi Görünüyoruz Teşekkürler Mardin İl Başkanı Nusret Uygur Halkla Beraberiz Çünkü Samimiyiz Dürüstüz

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur Halkla Beraberiz Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Tanıtımlarımız Devam Edıyor Halka Kendimizi Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız I Anlatıyoruz Tanıtıyoruz Partimizin Amacını Yapacak Hizmetleri Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız In Görüşlerini Fikirlerini Anlatıyoruz İlgi Var Çünkü Samimiyiz .

    Dürüstüz Biz Özlenen Barışı Kardeşliği Hoşgörüyü Huzuru Refahı Getirmeye Milletle Beraber Geliyoruz Sağ Sol Ayrımı Yapmadan Doğu Batı Biziz Kürt De Türk De Biziz Ayrışma Kutuplaşma Olmadan Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Bu Kötü Zamanları Aşacağız Milletle Elele Koşacağız Mutlu Huzurlu Bir Türkıye için Hak Ve Huzuru Seçin Sizinde Bir Nedeniniz Olsun

    pide

    Bizim Farklılığımız Çoğulculuğumuzdur Bizi Farklı Kılan Yegane Temel Unsur Eşit Yurttaş Ayrımcılık Yapmadan Herkese Selam Veren Memleket Sevdalısı Ülke Sevdalısı Bir Çizgimizin Tüzüğümüzün Olmasıdır Çünkü Bizim Bizden Başka Dostumuz Yoktur Anlayışıdır Asıl Olması Gerekende Bu Ve Bunun İçin Hak Ve Huzur Partisini Seçin Ki Sizinde Bir Nedeniniz Olsun

     

    Marketçi kardeşimizle dertleştik yapacaklarımızı anlattık

    HAK VE HUZUR PARTİSİ ni anlattık MARDIN DEKİ ÇALIŞMALARIMIZ VE SN GENEL BAŞKANIMIZ GÜRSEL YILDIZ ÖNDERLİĞİNDE ÇALIŞMALAR TANITIMLAR TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYORUZ BIZE DURMAK YOK MİLLETLE ESNAFLA BULUŞUYOR SIKINTILARINI DERTLERİNİ DİNLİYOR SORUNLARINI DİLE GETİRMEYE DEVAM EDİYORUZ SN GENEL BAŞKANIMIZ GÜRSEL YILDIZ ANLATIYOR PARTİMİZİ SAMİMİYETLE TANITIYORUZ HALKTAN KOPMAYACAĞIZ YAPACAKLARIMIMIZ HİZMETLERİ SN GENEL BAŞKANIMIZ GÜRSEL YILDIZ I NFİKRİNİ ANLATIYORUZ İLGİ VAR çünkü samimiyiz doğaçlama konuşuyorsun olduğuMUZ GİBİ GÖRÜNÜYORUZ TEŞEKKÜRLER MARDİN İL BAŞKANI NUSRET UYGUR HALKLA BERABERIZ ÇÜNKÜ SAMIMIYIZ DÜRÜSTÜZ ŞOVENIZIM YAPMADAN ACİZ OLMADAN IFTARA ATMADAN KİMSEYE SATAŞMADAN her kesimi kucaklayan hak Ve huzur partisi geliyor kardeşçe yaşamak için paylaşmaya geliyoruz türkiyem HAK VE HUZURU seçin ki sizinde bir NEDENİNİZ OLSUN BIZ BIRLIKTE ÖZLENEN BARIŞI KARDEŞLIĞİ HOŞGÖRÜYÜ HAK VE HUZURU REFAHI GETİRMEYE GELİYORUZ

  • kiziltepefuar277

    Kızıltepe Yöresel ürünler, El sanatları, Hediyelik eşya ve Tekstil fuarı açılışı Muhteşemdi

    Kızıltepe Yöresel Ürünler Fuarının  Resmi Açılışı  Muhteşemdi.

    Nurettin Özcan Organizasyonluğunda  Kızıltepe Belediyesinin katkılarıyla  1.Geleneksel Yöresel ürünler  El Sanatları,Hediyelik Eşya ve Tekstil  Fuarı  Kızıltepe Otogar İçi(Newroz )Alanı’nda  başlayan   Fuarına  Büyük ilgi var.

    “Yöresel ürünler, El sanatları, Hediyelik eşya ve Tekstil fuarı” açılışı yapıldı.

    Kızıltepe Belediyesinin katkılarıyla “Yöresel ürünler, el sanatları, hediyelik eşya ve tekstil fuarı” açılışı yapıldı.

    Kızıltepe Belediyesi Eş Başkanı Leyla Salman, Hak Ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur,Belediye Başkan yardımcısı, meclis üyeleri ve kalabalık topluluğun katılımıyla fuar açılışı yapıldı. Açılış kurdelesini Kızıltepe Belediyesi Eş Başkanı Leyla Salman, Yöresel ürünler el sanatları hediyelik eşya ve tekstil fuar organizatörü Nurettin Özcan, meclis üyeleri ve çocuklar birlikte kestiler.

    Burada açıklama yapan Belediye Eş Başkanı Leyla Salman,”Bu fuarda katkıda bulunan herkese teşekkür ederim. Yöresel ürünleri, el sanatlarını yaşatmak aslını bozmadan bilgi birikimleri ile yeni teknikler uygulayarak resim sanatında olduğu gibi fırça yerine iğne, boya yerine iplik, tuval yerine kumaş kullanarak ürün üretmektir. Bugün otogarda El Sanatları sergimizi açtık.” Dedi. Eş Başkan ayrıca, ziyaretçilerin, çok değişik ürünleri, çeşitli hediyelik eşyaları  stantlarda bulabileceklerini, Türkiye’nin farklı illerinden fuara katılan katılımcıların kendi yörelerinin kıyafetlerini, yiyeceklerini bu fuarda sergileyeceklerini dile getirdi.

    Fuarının  Açılışında  kurdele  kesen Hak Ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur”Kızıltepe Newroz Alanında Yöresel Ürünler Fuarı Halkla Beraberiz Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Esnafımıza Çiftçi Kadın Herkesimden İnsanlarla Buluşmaya Devam Ediyoruz Herkesle Selamlaşıp Doğusuyla Batısını Kucaklaşacak Barışla Kardeşçe Yaşamak İçin Paylaşa Bilenlerin Siyasetidir. Herkesin Herkese Selam Verdiği Bir Ülke Sözü Veriyoruz “

    Kızıltepe ilçesi başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel, geleneksel ve kültürel değerlerin sergilendiği fuarı ilk gün çok sayıda davetli gezdi. “Yöresel ürünler el sanatları hediyelik eşya ve tekstil fuarı 14 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında 10:00-22:00 saatleri arasında gezilebilecek

    kiziltepefuar27

    kiziltepefuar1kiziltepefuar2kiziltepefuar23kiziltepefuar24kiziltepefuar25kiziltepefuar26
    kiziltepefuar277

    Fuar Organizasyonunu  gerçekleştiren Nurettin Özcan “1.Geleneksel Yöresel ürünler  El Sanatları,Hediyelik Eşya ve Tekstil  Fuarı   Yöre  insanına  moral  verdi.İsteyen istediğini   bulabiliyor. Eğlenebiliyor.Neşe  içinde  bir  alışveriş  imkanı  tanıdık. Kızıltepelilerin  gösterdiği  ilgi  bizleri  memnun  etti. Açılışımıza  katılan  bütün  Kızıltepelilere  teşekkür  ederim”dedi.

    foto1foto2foto3foto4foto5foto6foto7foto8foto9foto10foto11foto12

    Habervole

    Kızıltepe ve Mardin bölgesinde M.Ö. VI. yüzyılda Ortadoğu’nun en dinamik gücü olan İran kökenli Pers İmparatorluğu’nun hakimiyeti söz konudur (M.Ö. 539-331). İmparatorluk I. Dara zamanında (M.Ö.522-485), Satraplıklara ayrılarak yönetilmeye başlanmış ve Mardin bölgesi Suriye-Finike-Filistin satraplığına bağlanmıştır.
     
    Bölgedeki Pers egemenliği, M.Ö. 331’de Makedonyalı Büyük İskender’in Erbil yakınlarında Pers ordusunu yenilgiye uğratmasıyla son bulmuştur. M.Ö.323 yılında Büyük İskender’in ölümünün ardından, komutanlar ve askeri valiler (diadoklar) imparatorluğu nüfus alanları halinde paylaşmaya girişmişlerdir. Bu paylaşım sonucunda Mardin bölgesi, imparatorluğun doğu kısmının neredeyse tamamını eline geçiren Selevkosların elinde kalmıştır. Selevkos krallarından IV. Antiokos Epifanes’in Helen kültürünü yayma çalışmaları karşısında bölgenin yerli halkları olan Aramiler ve Ermeniler buna tepki göstermek-teydiler. Bu tepkiler çatışmalara dönüşmeye başladığı sıralarda Partlar, kralları I. Mitridates (M.Ö. 171-138) önderliğinde bölgedeki Selevkos varlığını tehdit edecek kadar güçlenmişlerdi. Dicle kıyısındaki önemli merkezlerini birer birer kaybetmeye başlayan Selevkosların bölgedeki varlığı, M.Ö. 129’da Part Kralı II. Ferhad’ın akınları ile sona ermiştir.
     
    Partların bölgedeki etkinliği artarken M.Ö.132’de Şanlıurfa yöresinde Aramiler, Arap bir hanedanın önderliğinde Abgar (Abgerm) Beyliği’ni kurdular. Etkisi Kızıltepe yöresine kadar ulaşan bu beylik, M.Ö. 88-70 yıl-larında bölgede varlık gös-teren Ermeni Tigran Beyliği’nin baskıları sonucu yıkılmıştır. Bu dönemde Kızıltepe’nin önemli bir yerleşim alanı olduğunu düşünmekteyiz. İsmini Ermeni Kralı Tigran’dan alan krallığın başkenti Tigranokerta’nın Kızıltepe olduğu konusunda halen süren ciddi tartışmalar söz konusudur. Batı Asya’ya doğru ilerleyen Doğu Roma İmparatorluğu, Kızıltepe Ovası’nı ve Nusaybin’i alıp Ermeni beyliğine son verdikten sonra Partlar ile karşılaşmış, fakat onlar karşısında başarı sağlayamamışlardır. Nitekim M.Ö.37’de Roma İmparatoru Antonius, Partlar ile barış yapmak zorunda kalmıştır.
    Miladın başlamasıyla Hıristiyanlaşan Aramiler, M.S I. yüzyıla kadar bölgede çeşitli beylikler olarak örgütlenmişlerdi. M.S. 105 yılında Roma İmparator-luğu’nun doğu seferinde büyük bir Hıristiyan nüfusunun kıyıma uğradığı bilinmektedir. III. yüzyılda bölge Sasani ve Roma İmparatorluklarının çatışma alanı haline gelmektedir. Bu süreçte sınırlar oldukça değişkendir ve bölge sürekli el değiştirmektedir. 502’de Sasanileri’n Nusaybin’de güçlü bir garnizon kurmaları karşısında İmparator Anastasius Dara’yı tahkim ederek, burayı Bizans’ın doğudaki ordu karargahı haline getirir.
          
    Bölgenin İslamiyet ile tanışıp yoğun bir Araplaşma sürecine maruz kalmaya başlaması 640’lı yıllara denk gelir. Halife Ömer dönemine denk gelen bu süreçte yerli halkın büyük çoğunluğu Hıristiyan’dır. VIII. yüzyıla kadar Arap aşiret ve aşiret federasyonlarının yoğun akınları ve iskanları sonucu bölge büyük oranda Araplaşır. Bölgede sırası ile Emevi ve Abbasi hanedanları Kızıltepe ve Mardin bölgesinde hakimiyet sağlamışlardır. Bu hakimiyet Abbasiler döneminde Mardin bölgesinin Bizanslılar tarafından yağmalanma-sıyla sarsıldıysa da, bedevi Hamdani Beyliği ile (IX. Yüzyılın sonu X. yüzyılın başı) Mardin bölgesindeki Arap hakimiyeti yeniden sağlanmıştır.
    990’lara gelindiğinde Kızıltepe’nin Humeydiyye Kürtleri’nden olan Meyafarkin (Silvan) beyleri olan Mervaniler’in eline geçtiği görülmektedir. Bu durum bölgenin Selçuklu hakimiyetine girmesine kadar devam eder. 1040’lı yıllarda batı İran sınırına kadar gelmiş olan Türk boylarının, bazı Kürt kabileleri ile birlikte Cezire’nin kuzeyinden bölgeye girmeye başladıkları görülmektedir. 1071 Malazgirt Savaşı’nda Bizanslıların, Selçuklulara yenilmesinin ardından, 1085 yılında, Kızıltepe ve Mardin bölgesinin Artuk Bey tarafından fethedildiği görülmektedir. Bu süreç sonra Kızıltepe şehrinin önemi artmış ve günümüzde bile halen ayakta duran Dunaysır (Ulu Camii, 1204) Camii gibi birçok kamusal yapının inşa edildiği görülmektedir. Artuklulardan sonra bölgede sırasıyla Eyyübiler, İlhanlılar, Moğollar, Karakoyunlular ve Akkoyunluların varlıkları söz konusudur. 1507’den 1517’e kadar bölgede İranlı Safevi hakimiyeti söz konudur. 1513’te Çaldıran Savaşı ile Osmanlılar Safevileri mağlup etmiş ve onları bölgeden çekilmeye zorlamışlardır. Kısa sürede toparlanıp tekrar bölgeye akınlar düzenlemeyi planlayan Safeviler bu sefer, İdris-i Bitlisi’nin aracılığı ile Osmanlıların müttefiki olan Mezopotamya ve Doğu Anadolu’daki Kürt aşiretlerinin direnişi ile karşılaşmışlardır. Bu güçlü direnişi fırsat bilen Osmanlılar kuzeyden güneye doğru inmeye başlamışlardır. 1517 yılından itibaren bölge artık Osmanlı toprağı olarak zikredilmeye başlamıştır. Osmanlı hakimiyetindeki bölge, İmparatorluğun merkezine uzak olması, barındırdığı etnik ve dinin çeşitliliğin yanı sıra, bazı aşiretlerin güç dengelerinde söz sahibi olmak istemelerinden dolayı çeşitli isyan ve ayaklanmalarla Cumhuriyet dönemine kadar Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı kalmıştır.
    Kurtuluş Savaşı sürecinde Fransız işgali altında bulunan bölgedeki Kürt aşiretleri, Mustafa Kemal’in başlattığı kurtuluş mücadelesinde ona müttefik olmuş ve işgalci güçlere karşı birlikte savaşmışlardır. Bu süreçte yıkık viran bir köy görünümünde olan Koçhisar veya Tell Ermen’nin adı, 1937 yılında Kızıltepe olarak değiştirilmiş ve Mardin Vilayetine bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir.
  • mardin1

    Nusret UYGUR “Gençliğimiz milletimizin geleceğine dikilmiş fidanlardır”

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret UYGUR  Bugün TEDAŞ Müdürleriyle ,Gençlerle Buluştu.

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret UYGUR “Parkta Yürürken Gençler Önümü Kesti Abi Çok Şıksınız Ne İş Yapıyosunuz Dediler Bende Tebessümle Kartımı Çıkarıp Hak Ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Dedim.Başkanım Gerçekten Huzur Gelecek Mi Bende Sizinle Gençlerle Gelecek Yeter ki İsteyin Azimli Olun Dedim Çok İstiyoruz Dedi Sizinleyiz Madden Manen Dediler Çok Teşekkürler Gençlere….”

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret UYGUR “İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

    Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir”

    Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

    Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

    Milli gelirin adaletli dağıtımı esastır. Gelir dağılımında adaleti gerçekleştirmek amacıyla, ekonomik olarak güçsüz olan yurttaşlarımızın piyasada rekabet edebilmelerini sağlayacak kurumlar oluşturulacaktır. Tüm yurttaşlarımızın ulusal kalkınma yarışına katkıları sağlanacaktır.

    mardin1

     “Sosyal Devlet” anlayışı, milli birlik ve beraberlik ile toplumsal barış ve huzurun tesisi, zayıf ve güçsüzlerin korunması, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, engellilerimiz ve işsizlerimizin insanca yaşama haklarının gözetilmesi açısından son derece önemli ve özen gösterilmesi gereken bir kavramdır.

    Partimiz, bir yandan ekonomik büyüme ve kalkınmayı hedeflerken, öbür yandan büyük çoğunluğun şimdiki durumda yaşamakta olduğu yoksulluktan kurtarılarak gelir dağılımında adaletin sağlanmasını, orta sınıfın güçlendirilmesini; işsizler, kimsesizler, güçsüzler, yetimler, engelliler, bakıma muhtaç kimseler ile kadın, çocuk ve yaşlıların insanca yaşayabilme imkânlarına kavuşturulmasını zorunlu görmektedir.

    Eğitimi, eğitim kurumlarında sürdürülen faaliyetlerin ötesinde, eğitim çağındaki insanlarımızın yaşamlarının bütününü kapsayan bir süreç olarak görüyoruz. Çocuklarımız ve gençlerimizin en verimli dönemlerini eğitim kurumları, dershaneler, kurslar, kitaplar ve bitip tükenmez sınavlarla hayatın pratiklerinden koparmanın yanlış olduğuna inanıyoruz. Bizce ger-çek ihtiyaç daha fazla kurs, daha fazla dershane değil, hayatla daha fazla iç içeliktir. Asıl ihtiyaç, çocuklarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerini hayatla ve tabiatla iç içe yaşayacakları ortamları hazırlayacak düzenlemelerin yapılmasıdır.

    Gençliğimiz milletimizin geleceğine dikilmiş fidanlardır. Eğitimi, öğrenimi, terbiyesi, donanımları ne ölçüde kaliteli olursa geleceğimize o denli umutla bakma hakkına sahip olabiliriz.

    Gençliğimizin yetişmesine önem veriyor olmak, ebeveynin eğitimi ve refah seviyesine, aile içinde aldığı eğitim ve terbiyenin yeterliliğine, ilkokuldan üniversiteye kadar her seviyede kurumsal eğitiminin kalitesine, medya araçlarından ne ölçüde olumlu yönlendirmeler aldığına bağlıdır.

    Sağlıklı beslenen, eğitim ve iş olanakları konusunda ağır sorunlarla karşılaşmayan, yedi yaşından otuz yaşına kadar sürekli sınav stresiyle bunaltılmayan, okulda sadece öğretim değil, yaşamı için gerekli sosyal ve ahlaki eğitimi alan, zararlı alışkanlıklar ve kimlik yabancılaşmasının yoğun baskı ve propagandası altında yalnız bırakılmayan, özgür düşünceli, bir parçası olduğu topluma ve insanlığa yararlı, sadece tüketmeyen, daha çok üreten, ahlaki, milli ve insani değerlere önem veren, bilgili, görgülü, kültürlü, sağlam karakterli, çalışkan, özgüven sahibi, sorgulayan geleceğe umutla bakabilen, özgüven sahibi, sorgulayan ve büyüklerine bu umudu veren bir gençliğin yetiştirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır.

  • der

    Biz Baraj Siyaseti yapmayacağız

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur “Mardin İlgi Ve Alakanız İçin Samimiyetle Karşılayıp Kucak Açtılar.

    Biz  Samimiyiz Dürüstüz Baraj Siyaseti Yapmadan Milletin Menfaati İçİn Hak Ve Huzuru Refahı Getirmeye Geliyoruz .

    Kardeşlik Dolu Yarınlar Türkiye için Hak Ve Huzuru Seçin .

    Milletin Hakkını Hukukunu Korumaya Ve Millet Ne Derse O Olur Mantığıyla Yola Çıkanların Partisiyiz .

    Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde .Çünkü Biz Halkız Esnaf,Çiftçi,Genç, Yaşlı ,Kadın ,Biz Herkesiz Samimiyiz Dürüstüz Baraj Siyaseti Yapmadan Aciz Insan Olmadan Sabırla Çalışarak Gecemizi Gündüzümüze Katarak Bu Millete Mardinimize Türkiyemize Feda Edeceğiz Bu Milletimiz Her Şeye Layıktır Sağ Sol Ayrımı Yapmadan O Şucu Bu Şucu Demeden Ayrım Yapmaksızın Her Kesimi Kucaklayan Bir teşkilatın Bireyleriyiz .

    Asıl Olması Gerekende Bu ve Biz Bunu Milletimle Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Yapacağız Bunları Sağladığımız Zaman Huzurda Barış Ve Kardeşlık De Maddi Manevı Gelir Zaten Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız.

    Projesi Bu Ey Mardin Ey Türkiye Diyoruz Derdimiz Millet Hedefimiz Hızmet icraat Huzur Barış Kardeşlık Içın Biz Geliyoruz Güçlüyüz Türkiyeyiz Kardeşız Yaşanır

    Bir Türkiye İçin Hak Ve Huzuru Seçın. Samimiyiz Dürüstüz Şovenizim. Yapmadan Aciz Olmadan Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Esnafımıza Çifçimize Her Kesimden İnsanımıza Kucak Açmaya Geliyoruz Ev Ev Sokak Sokak Kapı Kapı ilçe ilçe Gezip Kendimizi Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız’ı  Anlatıp Bu Milletimize Kardeşlerimize Sunmaya Devam Ediyoruz.

  • nusret1

    Güneydoğu Huzur İstiyor

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret UYGUR  “Çalışan insan hata yapar çalışmayan dedikodu yapar asil insan idare eder aciz insan şikayet eder.Basit insan iftira eder dürüst insan sabreder

    Huzur Gelecek Türkiye ‘ye

     Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur Biz Sabredeceğiz Çalışarak Dürüstçe İftira Yapmadan Aciz Olmadan Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Halkımızla Birlikte Hak Ve Huzur Içınde Yaşamak Içın Selamlaşıp Doğusuyla Batısıyla Hak ve Huzuru Temın Etmek Içın Çalışıp Huzur Içınde Yaşamak İstiyor Beklenti Bizden Yüksek İnşaallah Mardın Esnafımızla Kadın Ve Gençlerimizle El Ele Kolkola Verip Bu Kötü Zamanları Aşacağız Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Söz Veriyoruz Yeni Nesil Siyaset Yalansız Dürüst Siyaset Sloganıyla Yola Cıktık inşaallah Huzur Gelecek Türkiye ‘ye .Kimseye Sataşmadan Şovenizim Yapmadan Her Kesimi Kucaklayan Birteşkilatın Bireyleriyiz

    MARDİN ve bölgemiz hak ve huzur istiyor

     Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur…….MARDİN ve bölgemiz hak ve huzur istiyor. huzur varsa işte parada var herşey huzurda bölgemize müteahit kesiminin yüzde 85 i gizli iflasın eşiğinde vatandaşlarımız diyor ki gençlerimiz hafe internet köşelerinde işsizlikten gününü gün ediyor tinerci oluyor bali içiyor mesela buralara fabrika futbol sahaları yatırım olsa.

    Herkes Çalışır.Herkes evine mutlu mesut gider mamafi.İşsizlikten dolayı ya batıya göç eder ya hırsızlık yapar ya eroinci olur yada adam vurur…

    Çözüm Doğunun Kalkınması Fabrikaların Sahaların Batıda Ne Varsa Buraya Da Yarısı Gelse Ne Terör Kalır Nede İşsizlik Bi Duble Yolla Geçici Mevsimlik İşçilerle Sorun Çözülmüyor….

    9 Ay Sonra Yine İşsiz Kalıyor Lütfen Doğuya Önem Verelim Hayat Verelim…..

    Yardım Edelim Bu Bataklıktan Çıkaralım Yok Mu Vicdan Sahibi Allahtan Korkan Biri…

    mardinden1

    Güneydoğu Huzur İstiyor

    Buradaki Vatandaşlarda Yani Kürt Kardeşlerimde İnsan Artık Yeter Duyun Bu Sesleri Güneydoğu Yemin Ederim. Huzur İstiyor ….

    Sosyal Hiç Bi Faaliyet Eğlenecek Gezecek Yer Gençler İçin Yok. Aile Ortamı Hiç Yok Bunu Söyleyen Vatandaşlarımız Ben Değil Gezdim İlçe İlçe Kapı Kapı Sokak Sokak Ben Uydurmuyorum Vatandaş Bunu Diyor.

    Haydi Buyrun Bu Taşın Altına Elimizi Atıp Yardıma Varmısınız .

    Çanakkale Dumlu Pınar Savaşları Gibi El Ele Kol Kola Ne Çabuk Unuttunuz Ey Kardeşlerimiz.

    Yazımız Bir Yazgımız Bir Toprağımız Bir Dinimiz Bir Allahımız Bir Peygamberimiz Bir Kıblemiz Bir Kıblemiz Yeter Artık Bu Hiddet Bu Şiddet Neden.

    Amerika İsrail Gelip Bizi Yönetmesin Biz Bize Yeteriz Suriye Irak Bakın Ne Halde..

    İbret Alın Allah İçin….

     

     

    Yeşilli

    Savur

    Ömerli

    Nusaybin

    Midyat

    Mazıdağı

    Kızıltepe

    Dargeçit

    Derik

    Artuklu

     

  • mardinden1

    Ülkem’i Devletim’i Milletim’i Mardin’imi Seviyorum…

    Ülkem’i Devletim’i Milletim’i Mardin’imi Seviyorum…

    Elektrik Malzemesi Satan Abimize Dükkanına Misafir Olduk Sıkıntılarını Anlattı Beklentilerini Partimizin Bir Umut Işığı Hak Ve Huzur Partisinin Bir Umut Olduğunu Genel Başkanımızın Bayan Olasının Avantaj Olduğunu Bu Hak Ve Huzurun Çok Hoş Mükemmel Bir İsim Olduğunu Anlattı Bizde Mardinimize Yapacağımız Hizmetleri Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız I Anlattık Çok Selam Söyledi Ben Elçiyim Onurla Bu Görevi Yüklendim Milletime Devletime Hayırlı Yararlı Bir Evlat Olmak İçin Çalışacağım Mardin Ve Türkiyemiz İçin Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Teşkilatımla İlçe İlçe Ev Ev Sokak Sokak Kapı Kapı Dolaşıp Hangi Parti Mensubu Olursa Olsun Muhabbetle Selamlaşıp Kucaklaşacağız Çünkü Adımız

    Hak ve Huzur Partisi Farkımız Bu Ve Bununda Olması Lazım Kürdü’yle Türkü’yle Arab’ıyla Her Kesimiyle Hep Beraber Ülkemizi Türkiyemizi Kadın Çocuk Genç Esnaf Çiftçi Emekli Yaşlısıyla Büyümeye Hak Ve Huzuru Seçmeye Varmısınız

    mardinden1

    Biz Hazırız

     Haydi Milletim

    Haydi Mardin

     Hadi Türkiyem

    Hak Ve Huzur İçin Barış Kardeşlik İş Hizmet İçin Sorunları Çözmek İçin Katıl Bize Çorbada Tuzunda Olsun…

    Hak Ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur Güzel Huzurlu Bereketli Günler Yakın Sözümüz Söz Türkiyem.

    Biz Birlikte Kardeşiz Et Tırnaktan Ayrılmaz Unutma Kız Alıp Vermişiz Bu Öfke Bu Hiddet Niye….

    Ülkemi Devletimi Milletimi Mardinimi Seviyorum…

     

     

     

    Dönerci Kardeşimle Ayak Üstü Sohbet Ettik Dertlerini Sorunlarını Dinledik Sıkıntılarını Partimizi Anlattık Yapacaklarımızı Anlatmaya Devam Ediyoruz Hak Ve Huzur içinde Selamlaşıp Yaşamak için Biz Birlikte Başaracağız Dedik Sende Katıl Ailemize Dedik.

    Kendisi Çok Sıcakkanlı Ortamda Karşıladı Bizi. Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız’ı Anlattık Türkiye Içın Yapacaklarını Anlattık Bizim Mardin’e  Yapacağımız Hizmetten Bahsettik Teşekkürler Herkes Huzur İçİnde Yaşamak İstiyor. Mardinimizin Kızıltepe’nin Mazıdağ Derik Ömerli Midyat Artuklu Hepimiz Huzur İstiyor.

    Marketçi Abimizi Ziyaret Ettik Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız I Anlattık Yapacaklarımızı Anlattık Türkıye Içın Yapacaklarını Anlattık Halk Bizden Sadece Huzur Hak Hukuk İstiyor Evlerine Çocuklarına Huzurla Kavuşup Huzurlu Bir Şekilde İşine Evine Gitmek İstiyor Beklenti Bizden Yüksek İnşaallah Mardın Esnafımızla Kadın Ve Gençlerimizle El Ele Kolkola Verip Bu Kötü Zamanları Aşacağız Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Bunu Başaracağız Halka Kendimizi Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız I Anlatmaya Devam Ediyoruz Hak Ve Huzuru Temın Etmek Içın Bız Bırlıkte Özlenen Türkiyeyi Inşaa Etmeye Halkımızla Gelıyoruz Hızmet Barış Kardeşlık İş Ekmek Yatırım Yapmaya Söz Verıyoruz

    Genç Dinamik Heyecanlı Kardeşlerimize Sohbet Ettik Sorunlarını Dinledik Sıkıntılarıni Dinledik İşsizlikten Yakınıyorlar Başkanım İş Ver Bize Dediler Bende Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde İşsizlere İş Vercez İşsizliği Kökten Çözecez Dedim Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız A Çok Selamları Var Elçiye Zeval Olmaz Çok Sıcakkanlı Karşılandık Kafe Köşelerinde Sörünmek İstemiyoruz Dediler. Vatanımıza Milletimize Yararlı Evlatlar Olmak İsteriz Dediler Bizde Söz Verdik Barış Kardeşlik Kazanacak Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Dedik. Gerisi Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Da.

     

  • halk1

    Mardin İl Başkanı Nusret Uygur ; Savaşsız Bir Türkiye İçin Var Mısınız?

    Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur “Yaşanılır Bir Ülke İçin Hak ve Huzur Partisini Seçin Sn Genel Başkanımız Gürsel Yıldız Önderliğinde Esnafımızla Çiftçimizle Kadınlarımızla Gençlerimizle Her Kesimiyle Kürdüyle ,Türküyle Hep Birlikte Yepyeni Türkiye İçin El Ele Kol Kola Barış Ve Kardeşlik Tohumları Ekmeye Ne Dersiniz. Savaşsız Bir Türkiye İçin Var Mısınız.

    Biz Varız.

    Yeni Nesil Siyaset Yalansız Dürüst Siyaset İçin Katılın .

    Bu Büyük Ailemize Kapı Kapı Ev Ev Gezeceğiz Mardin İçin İcraat İş Hizmet Aşkıyla Yanıp Tutuşuyoruz.

    Hak Ve Huzur Mardin’e Geliyor Milletle Geliyoruz.

    Teşekkürler Mardin .Haklının Yanındayız “

    halk1

     

    HAK VE HUZUR PARTİSİ MARDİN İL BAŞKANI NUSRET UYGUR.”MARDIN İL BAŞKANLIĞI OLARAK HER YERİ KARIŞ KARIŞ GEZİYORUZ.

    GİTMEDİĞİMİZ HİÇ BİR EV KALMAYACAK HER BİR VATANDAŞIMIZLA ESNAFIMIZLA SELAMLAŞIP MERABALAŞIYORUZ YANİ DURMAYACAĞIZ HARIL HARIL ÇALIŞACAĞIZ HAK VE HUZUR İÇİN MAZLUMLAR GARİBANLAR İÇİN ÇALIŞIP DÜRÜSTÇE HER SORUN VE DERTLERİNE DERMAN OLMAK İÇİN MARDİNİ SEVİYORUZ HİZMET AŞKIYLA YANIYORUZ SN GENEL BAŞKANIMIZ GÜRSEL YILDIZ ÖNDERLİĞİNDE HALKIN İÇİNDEN KOPMUŞ INSANLAR OLARAK ONLARIN DERTLERINI SORUNLARINI DINLEMEYE DEVAM EDIYORUZ

    ÇÜNKÜ BİZ HUZUR IÇINDE YAŞAMAK VE BARIŞ KARDEŞLIK SAÇMAYA GELIYORUZ HIZMET BARIŞ KARDEŞLIK İŞ EKMEK YATIRIM YAPMAYA SÖZ VERIYORUZ

    MARDINE HIZMET ICRAAT HUZUR BARIŞ KARDEŞLIK SAÇMAYA GELIYORUZ HAK VE HUZUR PARTİSİ SN GENEL BAŞKANIMIZ GÜRSEL YILDIZ ÖNDERLİĞİNDE BUNU BAŞARACAĞIZ

    HALKA KENDİMİZİ SN GENEL BAŞKANIMIZ GÜRSEL YILDIZ I ANLATMAYA DEVAM EDİYORUZ HAK VE HUZUR PARTİSİ Nİ ANLATIYORUZ PARTİMİZİN YAPACAKLARINI HALKIN DERDİNE DERMAN OLACAĞINI YAPACAĞIMIZ HİZMETİ İCRAATLARINI KADINLARIMIZA GENÇLERİMİZE ESNAFIMIZA ÇİFTÇİMİZE HER KESİMDEN İNSANIMIZA TANITIMIMIZI YAPIYORUZ. SÖZ VERIYORUZ SIYASET YALANSIZ DÜRÜST SIYASETTEN YANAYIZ.

    HAK VE HUZUR PARTİSİ.not KAPI KAPI EV EV SOKAK SOKAK GEZİYORUZ INŞAALLAH SN GENEL BAŞKANIMIZ GÜRSEL YILDIZ ÖNDERLİĞİNDE halkla olacağız işsizliği ortatan kaldıracağız halktan kopmayacağız çünkü biz samimiyiz dürüstüz biz birlikte özlenen türkiyeyi inşaa etmeye barış kardeşlik savaşsız bir türkiye diyoruz sende katıl bu büyük katılıma herkese selam olsun allah utandırmasın bizimle yaşamak ve huzuru refahı seçin samimiyiz.

    HAK VE HUZUR PARTİSİ TEŞEKKÜRLER MARDIN İLGİ VE ALAKANIZ İÇİN SAMİMİYETLE KARŞILAYIP KUCAK AÇTILAR BİZE.

  • nusretbey2

    Nusret Uygur Mardin ilini karış karış ziyaret ederek Partimizi anlatıyor

    Hak ve Huzur Partisi Mardin  İl Başkanı  Nusret Uygur   Mardin ilini  karış  karış ziyaret  ederek”

    İnsan Merkezli Siyaset

    İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

    Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

    hh_logo

    Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek, hep artmış, hep büyümüştür.

    Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

    Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

    Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

    Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

    Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

    Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

    Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

    Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

    Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

    Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

    İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.

    Yeni Siyaset

    Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

    Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

    Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

    Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

    Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen demokratik bir merkez partisidir.

    Yeni Siyasetin Hedefi: Birlikte Dirlik ve Dirilik

    Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi hedeflemek zorundadır.

    Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

    Rekabet küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. En hızlı koşanlar arasında olmayan ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; başarılı olmak için değil, en başarılı olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, farklılıklarımızı birbirimizin özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte elele gerçekleştirebiliriz.

    İnsanlar ve kurumlar, güçlü ve mutlu veya güçsüz ve mutsuz olmanın iki önemli temelidir.

    En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. Kavgaya değil dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve siyasi kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

    İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

    10-gazipas67 bakirci-dukkani1 kasimiye latifiye-camii mardin-muzesi nusret1 nusret2 nusret3 nusret4 nusret5 nusret6 nusretbey1 nusretbey2 nusretbey3 seyhcabuk-camii2

    Mardin’de Gezilebilecek Yerler

    Mardin-Merkez

    Kasımiye Medresesi

    Kırklar Kilisesi

     Şeyhçabuk Camii

     Mardin Müzesi

    Gazi Paşa İlköğretim Okulu Binası

    Latifiye Camii

    Ulu camii

    Eski Çarşılar (Tellallar çarşısı- Revaklı çarşı, Bakırcılar çarşısı )

    Zinciriye Medresesi

    Surur Hanı

    Eski PTT Binası

    Şehidiye camii

    Sabancı Kent Müzesi

    Abbaralar

    Deyrulzafaran Manastırı

    Dara Antik Kenti

    Midyat İlçesi

    Mor Sabarro Kilisesi

    Devlet Konuk evi
    Deyrulumur Manastırı
    Estel Kültürevi
    Estel Han Müzesi
    Hah (Anıtlı) Meryam Ana Manastırı

    Savur İlçesi
    Kentsel SİT alanı (Sivil Mimari örnekler)
    Savur kalesi
     Abdullahbey Konağı
    Dereiçi (Kıllıt) Köyü
    Nusaybin İlçesi
    Zeynelabidin Camisi ve Türbesi
    Mor Yakup Manastırı  
    Mor Evgin Manastırı
    Kalecik Köyü
    Gırnavaz Höyüğü
    Kızıltepe İlçesi
    Ulu cami (Koçhisar Camisi)
    Şahkulubey Kümbeti
    Tarihi köprü (Dunaysır Köprüsü)
    Gurs Vadisi
     Bırbıra Mağaraları
    HAK VE HUZUR PARTİSİ MARDİN İL BAŞKANI NUSRET UYGUR KIZILTEPE’DE
    Hak ve Huzur Partisi Mardin  İl Başkanı  Nusret Uygur    Kızıltepe  ilçesinde   çalışmalarını  sürdürdü.
     Hak ve Huzur Partisi Mardin  İl Başkanı  Nusret Uygur’a  Yaptığı  çalışmaları  ve  Yörenin dünü  bugünü  ve  yarınınları  konusundaki  düşüncelerini   sorduk
    Hak ve Huzur Partisi Mardin  İl Başkanı  Nusret Uygur Mardin  ilimizin  ilçeleri Dargeçit ,Derik ,Kızıltepe ,Mazıdağı ,Midyat ,Nusaybin ,Savur ,Yeşilli ,Ömerli’dir.
    Bu gün  Kızıltepe’deyiz.Sıcak kanlı  insanlarımızın  bulunduğu   ilçemize  gelen  ayrılmak istemez. Ortak  sorunların  çözümünde  Sivil Toplum Kuruluşlarının  göz  ardı  edilmediği  bir  çalışma içindeyiz.  Hak ve  Huzur Partisi  olarak  Mardin  ilinin  sorunsuz  il  olması için  Çözüm odaklı   çalışmalarımız  bulunmaktadır.Ortak  sorunların çözümünde  Tüm  taraflar  birlikte  haraket  ederek çözüme  ulaşırız. Ortak  sorunlara  baktığımızda Şehir içi trafik sorunu,Oto parkların yetersizliği, şehir içinde gelişi güzel araçların uzun süre yol işgali.,Kaldırım işgallerin önlenmesi.,Çarpık kentleşme, yenilenen eski yapılara ayrık nizam şeklinde ruhsat verilmesi, yapışık nizama son verilmesi.İşgal edilmiş yolların açılması ve dar yolların genişletilmesi.Çevre ve trafik kirliliğine sebep olan sanayi sitesi, marangozlar, sobacılar, eski buğday pazarı, gıda toptancıları gibi iş sektörlerin yerleşim alanı dışına tahliye edilmesi. Derelere  akıtılan endüstriyel, evsel ve diğer atık sular hayati risk oluşturmakta ve enfeksiyon hastalıklarına davetiye çıkarmaktadır.Termik santral çevreye verdiği zararların önlenmesi için gerekli filtreleme ve diğer koruyucu tedbirlerin acilen alınması.Şehir şebeke suyuna arıtma sistemi kurulması.Şehrin imar planına göre hisseli arazilerin ve ruhsatsız eski yapıların ifrazı yapılması.Çevre yolunun yapılması için acil eylem planının uygulanması.Park ve bahçelerin artırılması ve denetimlerinin eksiksiz yapılması.Toplu alanlarda WC yapılması.Dezavantajlı İnsanlarımızın gündelik yaşamlarını rahat geçirmeleri için başta ulaşım araçları olmak üzere kaldırımlar ve diğer alanlarda gerekli altyapının hazırlanması.
    • mardinkiziltepe1

      Semt pazarları denetimi ve pazar amirliği kurulması ve seyyar satıcılara şehir içinde izin verilmemesi.Çalışan anneler için kreş veya anaokulu  Yapılması,Anne ve çocuklar için park ve oyun sahaların genişletilmesi ve denetimli olması. Gençler ve iş arayan yetişkinler için kültür evi ve kurs programların yapılması.Aile, kadına ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için danışma merkezi kurulması.Aş evi ve halk ekmek fırının kurulması.

      Her ilçede   proje, üretim ve koordinasyon birimi kurulması.Şehir içi duraklara arabaların park etmesi engellenmeli ve şehir araçlarında kendi durakları dışında yolcu indirip bindirmemeli.Her  ilçeyi  temsil edebilecek ve tüm kurumların ortak katkısıyla  Atletizm,Atıcılık,At Yarışları, ,Avcılık,Ayak Voleybolu, Basketbol, Bilardo, Bisiklet, Binicilik Boks, Dağcılık, Futbol, Güreş, Hentbol, Jimnastik, Judo, Kayak, Kaykay, Kick Boks, Koşu, Maraton, Masa Tenisi, Motor Sporları, Okçuluk,Tenis,Voleybol,Yağlı Güreş,Yüzme,Halter ile  Gençlerin boş zamanlarını ilgi ve yetenekleri doğrultusunda değerlendirmelerini sağlayan eğitsel, sanatsal, kültürel ve bilimsel çalışmaları devreye  sokmamız şart. Yol kadar,Kaldırım kadar,Su kadar   önemliNusret Uygur”Tarihi şehir, Kızıltepe Ovasının içinde bulunduğu Türkiye-Suriye sınırında yer alan bütünüyle geniş bir plato görünümündeki Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer almaktadır.Güneydoğu Anadolu Bölgesi,  yüzey şekillerinin sadeliği ile dikkat çeker. Bu plato çanaklaşmış havzalarla orta yükseklikteki kubbeleşmiş dağlar ve tepelerden meydana gelip kuzeyden güneye doğru yavaş yavaş bir alçalma gösterir ve nihayetinde Mezopotamya düzlüklerine kavuşur. Bölge, doğu yarısında yer alan Diyarbakır havzası, kuzeydoğu kenarında Toroslar, güneyde Mardin-Midyat Eşiği ve batıda Karaca Dağ volkan kütlesi ile kuşatılmıştır.  Gaziantep bölgesinde Sof Dağları’ndan sonra en önemli yükselti Araban ve Yavuzeli ovaları arsında bir duvar gibi yükselen Karacadağ kütlesidir. Gaziantep platosunun devamı niteliğindeki Şanlıurfa Platosunda da durum pek farklı değildir. Arat, Germüş, Susuz ve Tektek Dağları, Şanlıurfa bölgesindeki önemli yükseltilerdir. Gaziantep ve Şanlıurfa platolarının güneyinde Suriye sınırı boyunca ovalar zinciri uzanmaktadır.  Bunları batıdan doğuya doğru sıralayacak olursak;Kilis, Elbeyli, Haral, Suruç, Harran ve Ceylanpınar ovalarıdır. Mardin-Midyat Eşiği’nin güneydeki ovalarını da yukarıda sözünü ettiğimiz ovalar zincirine dahil etmek doğru olacaktır. Genelde kalkerli olan bu ovalar kuzeyde yer alan dağlardaki nehirlerin taşıdığı alüvyonlarla örtülmüştür. Mardin Eşiği’nin güneyindeki Nusaybin ve Kızıltepe Ovaları bölgenin önemli tarımsal alanlarını teşkil eder. Güneydoğu Anadolu Bölgesinin akarsularını, Dicle ve Fırat nehirleri ile bu nehirlerin kolları meydana getirir.

      Fırat Nehri kaynağı Kuzeydoğu ve Doğu Anadolu’dan alan iki büyük akarsu olan Karasu ve Murat’ın Keban yakınlarında birleşmesiyle oluşur. Delucan mevkiine kadar Ergani ve Maden suyu ile karışanDicle Nehri, Ambar Çay, Batman Su, Garzan Su, Botan Su gibi kollarla beslendikten sonra ülke sınırlarını terk eder. Daha sonraDicle Nehri, Güney Irak’ta Fırat ile birleşerek Şatt-ül Arap adıyla Basra Körfezi’ne dökülür. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bölgedeki ova silsilesinin devamı olan Kızıltepe Ovasının önemli iki su kaynağı olan Zergan Çayı ve batısında Şanlıurfa il sınırını teşkil eden Cırcıp DeresiAbdülaziz –Sincar (dağ) sisteminin oluşturduğu boğazda Ceylanpınar (Rasülayn), Aviç, Çağçağ, Muhabin, Cerrah ve Vadi-i Radd Çaylarınınkatılımıyla, Haseke (Suriye) kentinde tek bir nehir olarak Habur ismi ile anılır. Habur Havzası ve oluşturduğu kültür bölgesi daha sonra tekrar ele alınacaktır.Tarihi CoğrafyaGerek fiziki gerekse de kültürel anlamda Kuzey Mezopotamya sınırları içersinde yer alan Ova; doğuda Nusaybin Ovası, kuzeyde Tur-Abdin dağ silsilesi, batıda Ceylanpınar Ovası ve güneyde Abdülaziz Dağları’na değin kesintisiz devam eden Suriye düzlükleri ile çevrilidir. 640 yılında başlayan İslam fetihleri ile beraber Arapçada “Ada” anlamına gelen “el-Cezire” olarak anılmaya başlayan Kuzey Mezopotamya; XIII. yüzyıl Arap Coğrafyacısı İbn Şaddad’ın, “el-A’lak el-Hatira fi zikr umarâ’üş-Şam ve’l-Cezira” adlı eserinde, merkezi Nusaybin olan Diyar-ı Rabia Cezire’nin doğusu, merkezi Diyarbakır olan Diyar-ı Bekrkuzeyi, Harran merkezli Diyar-ı Mudar ise Cezire’ninbatısını oluşturacak şekilde üç ana bölgeye ayrılmıştır. Kuzey Mezopotamya’nın doğal sınırı olan ve yaklaşık 200 km uzunluğundaki Tur-Abdin dağ kütlesi, kenarlarında bulunan Mardin, Kızıltepe, Dara, Nusaybin ve Cizre gibi önemli kentlerle güneydeki Sincar-Abdülaziz sistemine göre daha büyük bir kütleyi temsil eder.

      Assur kaynaklarındaKaşiyari ya da Kaşyari Dağı olarak anılan bölge, Strabon’un ve Ptolemeus’un coğrafyalarında Mons Masius (Masius Dağı), Teofilakt’a göre İzala Dağı, daha sonraki dönemlerde ise Tur Abdin (Esirler/Kullar Dağı) adını almıştır. Osmanlı Döneminde Tûr Nahiyesi olarak isimlendirilen bu idari alan, Hasankeyf livasına bağlı olup, merkezi Midyat olarak görülmektedir.Assur ülkesinden kuzeye yapılan seferlerde, Naşipina(Nusaybin) ve Kızıltepe-Ceykanpınar düzlüklerini de içine alacak şekilde, Huzirina’ya (Sultantepe, Şanlıurfa) kadar olan bölge Hanigalbat veya daha geç dönemlerdeBit Bahiyani olarak geçmektedir. Daha sonra detaylı bir şekilde ele alacağımız Mitanni Krallığı Döneminde bölge yerel kullanımda Mitanni olarak anılırken, Eski Mısır arşivlerinde Naharina veya NahrimHitit metinlerinde ise Hurilerin Ülkesi olarak anılmaktaydı.

       

      Bölgeye verilen bu farklı isimlendirmelerden Mitanni ve Hanigalbat politik bir yapıyı, Huri bölgenin etnik yapısını; Nahrina (Nhr:Nehir) ise Fırat ve Dicle üzerindeki coğrafi konumu belirten adlar olarak kullanılmış olmalıdır. Tarihin değişik dönemlerinde farklı isimler ile anılan Kızıltepe şehrinin günümüz itibariyle bilinen en eski isimleri Qosar, Dunaysır ve Tell Ermen isimleridir. Kanaatimizce Qosar ismi Dunaysır ve Tell Ermen isimlerinden daha önce kullanılmış bir isim olmalıdır. M.S.640’lı yıllarda bölgenin İslam fetihlerine maruz kalması beraberinde de bölgede bir Araplaşma süreci yaşanmasına zemin hazırlamış ve şehirde yaşayan Ermeni nüfusundan dolayı da şehre Ermenilerin Tepesi ve Ermeni Tepe anlamına gelen Tell Ermen isminin verilmiş ihitimalini doğurmuştur. Şehir, XII-XIII. yüzyıla tarihlenen metinlerde Koçhisar olarak geçmiş ve nihayetinde Cumhuriyet dönemi ile birlikte günümüzdeki Kızıltepe ismi ile anılmaya başlamıştır. Bazı antik kaynaklarda bölgedeki Ermeni Krallığı’nın başkenti olan Tigranokerta Kızıltepe şehri ile aynı yerleşim alanı olarak gösterilse de, birçok tarihçi Tigranokerta yerleşiminin günümüz Diyarbakır ilinin Silvan ilçesi olduğuna inanmaktadır.          Kızıltepe’nin tarihi coğrafyasından söz ederken ebette ki ticaret yolları ve bu yolların Kızıltepe ile olan ilişkilerine de değinmek gerekir. Mezopotamya üzerine yapılmış olan tarihi coğrafya çalışmaları incelendiğinde Güney Mezopotamya ve Anadolu’yu birbirine bağlayan çeşitli önemli yolların Tur Abdin bölgesinden geçtiği görülecektir. Söz konusu bu yolların en önemlilerinden bir tanesi Kaşiyari Yolu’dur. Assur’un başkenti Nineve’den başlayarak Dicle nehir yatağının takip edildiği bu yol, Silopi-Cizre Ovası’nda Dicle güzergâhından ayrılarak Kaşiyari (Tur-Abdin) Dağları’nın güneyinden devam ederek Nusaybin ve Kızıltepe’ye kadar gelir, buradan yol Mardin üzerinden Diyarbakır’a ve dolayısı ile İç Anadolu’ya doğru uzanırdı. Yolun diğer güzergâhı da dağ sırasının güneyinden batıya Edesa’ya (Şanlıurfa) kadar gider ve burada Fırat yolu ile birleşir, Maraş ve Kayseri üzerinden tekrar Anadolu’nun iç kesimlerine ulaşılmış olurdu. Ticaret yollarının bölge için ne kadar önemli olduğunu günümüzde bile Kızıltepe şehrini Kuzey-Güney olarak ikiye ayıran karayolunun halk arasında halen İpek Yoluolarak isimlendirilmesinden anlamak mümkündür. Söz konusu bu yol I. Dünya Savaşı’na kadar bölgeyi, Halep, Bağdat ve Musul’a; bu bölgelerden de Arabistan ve Asya’nın iç kesimlerine bağlayan başlıca yol olması nedeniyle önemliydi. Suriye-Türkiye sınırının ortaya çıkmasıyla beraber büyük oranda önemini yitiren yol, şehrin gelişiminde de uzun bir dönem duraklamasına ve önemini yitirmesine neden olmuştur. Ticaret Kervanlarının yerini büyük yük taşıma araçlarının aldığı günümüz Kızıltepe’sinde, yük taşımacılığı ve ticaret, tarımdan sonra gelen en önemli gelir kaynağı olma özelliğini halen korumaktadır.

       

      Kızıltepe ve Mardin bölgesinde M.Ö. VI. yüzyılda Ortadoğu’nun en dinamik gücü olan İran kökenli Pers İmparatorluğu’nun hakimiyeti söz konudur (M.Ö. 539-331). İmparatorluk I. Dara zamanında (M.Ö.522-485), Satraplıklara ayrılarak yönetilmeye başlanmış ve Mardin bölgesi Suriye-Finike-Filistin satraplığına bağlanmıştır.

       

      Bölgedeki Pers egemenliği, M.Ö. 331’de Makedonyalı Büyük İskender’in Erbil yakınlarında Pers ordusunu yenilgiye uğratmasıyla son bulmuştur. M.Ö.323 yılında Büyük İskender’in ölümünün ardından, komutanlar ve askeri valiler  imparatorluğu nüfus alanları halinde paylaşmaya girişmişlerdir. Bu paylaşım sonucunda Mardin bölgesi, imparatorluğun doğu kısmının neredeyse tamamını eline geçiren Selevkosların elinde kalmıştır. Selevkos krallarından IV. Antiokos Epifanes’in Helen kültürünü yayma çalışmaları karşısında bölgenin yerli halkları olan Aramiler ve Ermeniler buna tepki göstermek-teydiler. Bu tepkiler çatışmalara dönüşmeye başladığı sıralarda Partlar, kralları I. Mitridates (M.Ö. 171-138) önderliğinde bölgedeki Selevkos varlığını tehdit edecek kadar güçlenmişlerdi. Dicle kıyısındaki önemli merkezlerini birer birer kaybetmeye başlayan Selevkosların bölgedeki varlığı, M.Ö. 129’da Part Kralı II. Ferhad’ın akınları ile sona ermiştir.

       

      Partların bölgedeki etkinliği artarken M.Ö.132’de Şanlıurfa yöresinde Aramiler, Arap bir hanedanın önderliğinde Abgar (Abgerm) Beyliği’ni kurdular. Etkisi Kızıltepe yöresine kadar ulaşan bu beylik, M.Ö. 88-70 yıl-larında bölgede varlık gös-teren Ermeni Tigran Beyliği’nin baskıları sonucu yıkılmıştır. Bu dönemde Kızıltepe’nin önemli bir yerleşim alanı olduğunu düşünmekteyiz. İsmini Ermeni Kralı Tigran’dan alan krallığın başkenti Tigranokerta’nın Kızıltepe olduğu konusunda halen süren ciddi tartışmalar söz konusudur. Batı Asya’ya doğru ilerleyen Doğu Roma İmparatorluğu, Kızıltepe Ovası’nı ve Nusaybin’i alıp Ermeni beyliğine son verdikten sonra Partlar ile karşılaşmış, fakat onlar karşısında başarı sağlayamamışlardır. Nitekim M.Ö.37’de Roma İmparatoru Antonius, Partlar ile barış yapmak zorunda kalmıştır.

      Miladın başlamasıyla Hıristiyanlaşan Aramiler, M.S I. yüzyıla kadar bölgede çeşitli beylikler olarak örgütlenmişlerdi. M.S. 105 yılında Roma İmparator-luğu’nun doğu seferinde büyük bir Hıristiyan nüfusunun kıyıma uğradığı bilinmektedir. III. yüzyılda bölge Sasani ve Roma İmparatorluklarının çatışma alanı haline gelmektedir. Bu süreçte sınırlar oldukça değişkendir ve bölge sürekli el değiştirmektedir. 502’de Sasanileri’n Nusaybin’de güçlü bir garnizon kurmaları karşısında İmparator Anastasius Dara’yı tahkim ederek, burayı Bizans’ın doğudaki ordu karargahı haline getirir.

            

      Bölgenin İslamiyet ile tanışıp yoğun bir Araplaşma sürecine maruz kalmaya başlaması 640’lı yıllara denk gelir. Halife Ömer dönemine denk gelen bu süreçte yerli halkın büyük çoğunluğu Hıristiyan’dır. VIII. yüzyıla kadar Arap aşiret ve aşiret federasyonlarının yoğun akınları ve iskanları sonucu bölge büyük oranda Araplaşır. Bölgede sırası ile Emevi ve Abbasi hanedanları Kızıltepe ve Mardin bölgesinde hakimiyet sağlamışlardır. Bu hakimiyet Abbasiler döneminde Mardin bölgesinin Bizanslılar tarafından yağmalanma-sıyla sarsıldıysa da, bedevi Hamdani Beyliği ile  Mardin bölgesindeki Arap hakimiyeti yeniden sağlanmıştır.

      990’lara gelindiğinde Kızıltepe’nin Humeydiyye Kürtleri’nden olan Meyafarkin (Silvan) beyleri olan Mervaniler’in eline geçtiği görülmektedir. Bu durum bölgenin Selçuklu hakimiyetine girmesine kadar devam eder. 1040’lı yıllarda batı İran sınırına kadar gelmiş olan Türk boylarının, bazı Kürt kabileleri ile birlikte Cezire’nin kuzeyinden bölgeye girmeye başladıkları görülmektedir. 1071 Malazgirt Savaşı’nda Bizanslıların, Selçuklulara yenilmesinin ardından, 1085 yılında, Kızıltepe ve Mardin bölgesinin Artuk Bey tarafından fethedildiği görülmektedir. Bu süreç sonra Kızıltepe şehrinin önemi artmış ve günümüzde bile halen ayakta duran Dunaysır (Ulu Camii, 1204) Camii gibi birçok kamusal yapının inşa edildiği görülmektedir. Artuklulardan sonra bölgede sırasıyla Eyyübiler, İlhanlılar, Moğollar, Karakoyunlular ve Akkoyunluların varlıkları söz konusudur. 1507’den 1517’e kadar bölgede İranlı Safevi hakimiyeti söz konudur. 1513’te Çaldıran Savaşı ile Osmanlılar Safevileri mağlup etmiş ve onları bölgeden çekilmeye zorlamışlardır. Kısa sürede toparlanıp tekrar bölgeye akınlar düzenlemeyi planlayan Safeviler bu sefer, İdris-i Bitlisi’nin aracılığı ile Osmanlıların müttefiki olan Mezopotamya ve Doğu Anadolu’daki Kürt aşiretlerinin direnişi ile karşılaşmışlardır. Bu güçlü direnişi fırsat bilen Osmanlılar kuzeyden güneye doğru inmeye başlamışlardır. 1517 yılından itibaren bölge artık Osmanlı toprağı olarak zikredilmeye başlamıştır. Osmanlı hakimiyetindeki bölge, İmparatorluğun merkezine uzak olması, barındırdığı etnik ve dinin çeşitliliğin yanı sıra, bazı aşiretlerin güç dengelerinde söz sahibi olmak istemelerinden dolayı çeşitli isyan ve ayaklanmalarla Cumhuriyet dönemine kadar Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı kalmıştır.

      Kurtuluş Savaşı sürecinde Fransız işgali altında bulunan bölgedeki Kürt aşiretleri, Mustafa Kemal’in başlattığı kurtuluş mücadelesinde ona müttefik olmuş ve işgalci güçlere karşı birlikte savaşmışlardır. Bu süreçte yıkık viran bir köy görünümünde olan Koçhisar veya Tell Ermen’nin adı, 1937 yılında Kızıltepe olarak değiştirilmiş ve Mardin Vilayetine bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir.

      EKONOMİ

      İlçemiz ekonomisinin temelini tarım ve hayvancılık teşkil  etmektedir. Bunu takiben  ilçemizin E-24 karayolu (İpek yolu) üzerinde oluşu Irak’a  karayolu ile yük ve gıda taşımacılığı yapılıyor olması nedeniyle Karayolu taşımacılığı 2. sırayı kapmakta ve sektör olarak oldukça hareketlidir. Ancak bu hareketlilik ve canlılık Habur sınır kapısının açık veya kapalı olması oranında zaman zaman sekteye uğramakta, hal böyle olunca da ilçede ekonomik olarak büyük duraklama ve sıkıntılar yaşanmaktadır.

          İlçemiz geniş  bir tarım arazisi potansiyeline sahiptir. İlçemizin toplam arazisi  1.401.701 dekardır. Bunun 1.319.250 dekarı ekilebilir ve tarıma elverişli arazidir.Tarıma elverişli 1.319.250 dekarlık araziden ancak 527.700 dekarı sulanabilir arazidir. Sulamanın yeterli olmayışı yağışların tarımsal üretim ve verim üzerinde doğrudan etkisini artırmaktadır. Bu durum bazı yıllar verim kaybına ve çeşit azlığına neden olmaktadır.

          İlçede 1 yem fabrikası, İl Özel İdaresinin  ortağı olduğu 1  un  fabrikası,1 mercimek fabrikası (kapalı ) bulunmaktadır. İlçemiz Şenyurt bucağında T.M.O.Ajans Müdürlüğü hizmet vermekte olup alım yapmaktadır. İlçemizde biri merkezde biri Dikmen beldesinde olmak üzere 2 adet tarım kredi  kooperatifi (1000 ortaklı),çukobirlik (kapalı), Ziraat odası,Ticaret ve sanayi odası,Esnaf kefalet kooperatifi,Ticaret borsası,200 ortaklı olup inşaatı bitirilen S.S. Küçük Sanayi Sitesi yapı kooperatifi ile Ziraat Bankası, Halk bankası,Vakıflar bankası,İş bankası,Akbank,Yapı Kredi bankası şubeleri mevcuttur. İlçede fuar,sergi ve panayır gibi faaliyetler yapılmamaktadır.

       

      artuklu

      811 yıllık Artuklu eseri Kızıltepe Ulu Cami. Ecdâd, ruhunun güzelliğini taşa nakşetmiş..

       Kızıltepe (Koçhisar) Ulu Camii

      Şehrin en büyük tarihi kalıntısı Kızıltepe (Koçhisar) Ulu Camiidir. Yapımına Mardin Artukoğulları’ndan Yavlak Aslan tarafından (1184-1200) başlanmış ve kardeşi Artuk Aslan tarafından(1200 ila 1239)da tamamlanmıştır. Kıble duvarına paralel üç nef mihrap önünde iki nef boyunca 9.75 metre çapında tromplu bir kubbe ile kesilmiştir. Caminin iç kısmı, mihrabı ve duvarları zarif oyma işleme yazılarıyla süslenmiştir. Camii kısa bir süre öncesine kadar harabe bir şekilde dururken son yıllarda rest ura edilerek yeniden ibadete açılmıştır. Caminin minaresi olduğu sanılmasına rağmen günümüze bu minareden eser kalmamıştır. 1940’lı yıllarda caminin yıkılan taşları toplanarak emniyet binasının yapımında kullanılmıştır. Taşköprü, Tarassut Kulesi Şahkullubey Kümbeti, Harzem Harabeleri günümüze kadar ayakta kalan tarihi hazinelerdir

       

       

       Yeni Nesil Siyaset Yalansız Dürüst Siyaset Diyorum

      Hak ve Huzur Partisi Mardin İl Başkanı Nusret Uygur “Halkımızdan samimi söylüyorum Olumlu Tepkiler Alıyoruz Sayın  Genel Başkanımız Gürsel Yıldız önderliğinde söz Veriyoruz. Mardin Hizmet Aş İş Ekmek Yatırım Görecek Huzur Hak Hukuk Gelecek Tüm Ülkemin Doğusuyla Batısı Kucaklaşacak Barışla Kardeşlikle Yaşayacak Biz Milletin Sesi Memleket Meselelerinden Hak Ve Huzur İçinde Selamlaşıp Kardeşçe Yaşamak İçin Biz Birlikte Özlenen Türkiyeyi İnşaa Etmeye Geliyoruz Yeni Nesil Siyaset Yalansız Dürüst Siyaset Diyorum.

      MURATHaber-Murat  DEMİRKAN-(Habervole) GüneyDoğu Temsilcisi- Mardin

      mardincami

  • nusret1

    Nusret Uygur’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Mardin  İl Başkanı  Nusret Uygur 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayınladı. Mesajında;

    “Cumhuriyet bayramının ülkemize milletimize hak ve huzuru getirmesini BARIŞ kardeşliğimizi pekiştirmesini yüce allahtan niyaz ederim.allah ülkemizi milletimizi her türlü bela ve kazadan korusun.Bir 29 Ekim’e daha kavuşmanın gururu ve kıvancı içerisindeyiz. Bu güzel vatanın birer fertleri olarak bu gurur hepimizindir. Ülkemiz her geçen senenin sonunda daha büyüyerek, gelişen dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini almaktadır. “Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde istiklalini kazanmak için kurtuluş mücadelesi veren şanlı ecdadımız nice zorluklara rağmen destan yazmış ve neticesinde Cumhuriyetimiz kurulmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilanı ve milletin kayıtsız şartsız egemenliği kabul edilerek bağımsızlık mücadelesinin ruhu ortaya konmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef olarak ortaya koyduğu ‘muasır medeniyetler’ yolunda kurulduğu günden bu yana demokrasi, insan hakları, eğitim, sağlık, bilim, ekonomi, ulaştırma olmak üzere tüm alanlarda önemli mesafeler kat etmiştir. İçinde bulunduğumuz konjonktür ülkemizin her ferdine, her kurumuna olduğu gibi bize de bazı sorumluluklar yüklemektedir.Başımız felaket  geldiğinde   Cumhuriyetin kıymetini  ağzımıza  alıp  tehlike  geçtiğinde  unutulduğunu  görüyoruz. Son  Aylarda  Yaşanan  olaylar  Cumhuriyetimizin kıymeti bir kez daha net olarak anlaşılmıştır.

    nusret1

    Bu sorumluluğun bilincinde olarak demokratik, siyasal, kültürel, sosyal alanlarda olduğu gibi özellikle de ekonomik gelişmeye önem vererek atalarımızdan aldığımız Cumhuriyet mirasını gelecek nesillere, içinde yaşanılan asrın sorunlarına cevap verecek şekilde geliştirerek ulaştırmalıyız. Vakit geçmek üzeredir, yarın çok geç olabilir.

    Sonucu bütün halkımız için bir faciaya dönüşme tehdidi altındaki bu günümüzde, Cumhuriyetimizin 93. Yılını kutlayabilecek duygu yoğunluğu ve arzu, devleti yönetenlerde olmadığı gibi halkta da hissedilir derecede yok edilmeye çalışılmaktadır.Allah bu milleti yeniden bir Kurtuluş Savaşı yapmak ve yeniden bir Cumhuriyet kurmak zorunda bırakmasın.Türk milleti geçmişine inançlı, milli değerlerine bağlı asil bir millettir.Cumhuriyet Bayramı’nın bu topraklar üzerinde yaşayan ve bu devlete inanan tüm halkımıza kutlu olmasını dilerim.

Toplam 2 bulundu. Şu anda 1. sayfadasınız12